İç Sesimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İç Sesimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.06.2012

İç Sesine Kulak Ver (Mim)


Selam canlar, ufak çaplı bir aranın ardından yine koştura koştura bloğa geldim. Aslında pek geldim sayılmaz kısa bir süre için de olsa sınav telaşım hala sürüyor. Ayrıca internette ilgili sorunlarım var kendileriyle anlaşamayınca bütün bağlarımızı koparma kararı aldık:) Gerçi ben işlerimi yoluna koyunca yine açtırıcam ama olsun şimdilik telefondan idare ediyorum;)

Aslında yazılacak çok şey birikti ama gecenin bir yarısı uzun bir yazı yazmayı gözüm kesmedi. Tam bu sırada imdadıma beni mimleyen Tembel Agasshi yetişti. Sağol var ol kardeş bende ne yazsam diye kara kara düşünüyordum:) Gerçi benim için pek bir depresif konusu var bu mimin ama olsun.

''İç sesimi dinliyor muyum?''

Ben her ne kadar sessiz sakin, hanım hanımcık bir kızsam iç sesim de bir ol kadar deli dolu, geveze, akıllı bişey. O yüzden iç sesimle hiç anlaşamayız kısaca birbirimize küsüz, ne konuşuyorum ne de dinliyorum onu. En ufak bir olayda bile iç sesim konu hakkında neden-sonuç ilişkisini kurar, yapmam ve yapmamam gerekenleri söyler durur. Kendimi susmak bilmeyen yapışık bir ikizim varmış gibi hissediyorum yahu. Berbat...

Ha yalnış şeyler mi söylüyor? Hayır aslında doğru olanları haykırıyor ama iç dünyamızla içinde yaşadığımız dünya o kadar farklı ki. Nadiren de olsa bazen iç sesimin isteklerini yerine getirsem de genel olarak gerçek dünyaya uygun olanı yapar diğer istekleri geri çeviririm. Ne kadar çok istesemde iç sesime kulak veremiyorum çünkü onu her dinlediğimde insanların kalbini kırıyorum, çoğu bunu hakediyorya neyse... İç sesim çok uçarı bişey ya bazen onu durdurmakta zorlanıyorum, en olmadık zamanlarda en olmayacak şeyleri isteyebiliyor. Mesela elimde içecek birşey varsa bunu insanların üstüne dökmek istiyor (tabi yalnışlıkla) hele de karşımda gıcık olduğum biri varsa ohoo değmeyin keyfime. Sonracıma büyük bir kütüphaneye gidip kitapların arasına küçük notlar saklamak istiyor, kulağa eğlenceli geliyor ama cık onu dinlemicem. Ankara'ya gidip TBMM'nin önünde olmayan eğitimin olmayan düzeniyle ilgili eylem yapmak istiyor... Eğer iç sesimi dinleseydim şu anda Mısır Piramitleri'nin içinde kaybolmuş  ama yılmadan çıkış kapısını arayan biçare bir arkeolog olurdum. Yada köşe başında insanların portrelerini çizen bir ressam... Ne diyebilirim ki herşey kısmetten ibaret.

Her ne kadar sivri dilli olsa da arada bir iç sese kulak vermek lazım. Zira fırtınadan korumak istediğin insanlar gün geliyor seni kasırganın içine atıyorlar, tek zarar gören sen oluyorsun. O yüzden azcık cazgır olmak lazım;) Hep böyle diyorum ama yine aynı yufka yürekliliği gösteriyorum ya en çok da buna kızıyorum... Her neyse ortaya karışık kuruşuk bir yazı çıktı ama konusu ilginçmiş ben napayım;)

Bu mim bloglarda baya dolaştı galiba, bir süredir yazıları takip edemediğim için kime paslandı yada kimler yaptı bilmiyorum. O yüzden bu yazıyı okuyupta hala bu mimi yapmayan varsa onlara pasladım gitti;)

İç sesim: Hadi yat artık saat kaç oldu!
Kendim: Bari buna karışma be, bırak rahat rahat seni çekiştireyim.
İç sesim: Kızım sabah erken kalkıp ders çalışıcaksın, netlerin düşerse  o zaman görürüm seni hehe
Kendim: Ulan şom ağızlı daha dün mezun oldum dur bi nefes alayım!
İç sesim: Tamam aldın nefesini aha hatta verdin bile hadi kalk...:)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...