27.05.2016

Çayımın Şekeri...

Yoğun ve aşırı bunaltıcı bir dönemden sonra tilki misali kürkçü dükkanına geri döndüm. Bu sene bloğun tozunu tamamen silip bol bol yazı yazmayı planlıyorum. İhmal ettiğim diziler başta olmak üzere; film, müzik ve gündemdeki konulara ağırlık vermeyi düşünüyorum kısmetse. 

Bu satırları yazarken Ayna grubunun şarkıları çalmaya başladı arka fonda. İçim cız etti... Bazı şarkıların öyle güçlü bir etkisi var ki yıllar geçse de etkisini hiç yitirmiyor. Benim içinde Ayna grubunun şarkıları öyledir. Yıl olmuş iki bin on altı hala dinlerim. Doksanların çocuğu olup da bu grubu sevmeyen yoktur herhalde? 

Şimdiden hoş bulduk diyorum;)
Yeni yazıda görüşmek üzere.



12.04.2016

Bajrangi Bhaijaan


Hint diyarından sevilesi bir film: Bajrangi Bhaijaan. Filmi izleyeli çok oldu fırsat bulup da yazamadım lakin hafızamdan öylece silinip gitmesine gönlüm razı olmadı pek sevdim çünkü. Sevilen oyuncu Salman Khan ve minik oyuncu Harshaali Malhotra filmi almış götürmüş, yan karakterleri gözüm görmedi bile.

Konusu: Shahida (Harshaali Malhotra) konuşamayan Pakistanlı bir çocuktur. Annesi tedavi ettirmek için Hindistan'a götürür, yolculuk sırasında Shahida annesini kaybeder. Okuma yazması olmayan konuşamayan, Müslüman, Pakistanlı bir çocuk Hindistan da tek başına ne yapabilir? Hem de iki ülkenin arası gerginken...


Filmi ilk çıktığında izledim, hakkında hiçbir şey okumadan araştırmadan izledim. Belkide ondandır pek etkiledi beni özellikle filmde bir kaç can alıcı sahne var ki binlerce kelimeyi bir araya getirsen o tek bakıştaki duyguyu anlatamazsın...

Hala bu filmi izlemediyseniz şiddetle tavsiyemdir.
İyi seyirler.

Bülbülü Altın Kafese Koymuşlar İllede Vatanım Demiş

Serde ırkçılık yoktur çünkü yaradılanı Yaradan'dan ötürü severiz. Lakin milliyetçilik dedin mi akan sular durur. Nerede olursak olalım bir Türk lafı geçti mi kulak kabartırız. Hele de yabancı bir memlekette bize ait bir ezgi, bir isim, bir cümle duysak içimiz cız eder. Genel konuştum zira bilirim ki böyle düşünen tek kişi ben değilim. O yüzdendir ki sayısını unutacak kadar çok izlediğim aşağıdaki videoları buraya da eklemek istedim. Nette denk gelmişsinizdir, tekrar izlemek isteyenleri sayfanın aşağısına alayım, keyifli seyirler... 



Aliye Bekirova yolunda bahtında açık olsun.


Kadının enerjisi çok iyi:))


Türk ekibi Kore de sahnede de gösteri yapıyor ama ben bu videolarını daha çok seviyorum, 
pek doğallar. Ayrıca çevrenin ilgisi de baya fazla.


Bir tane de ülkemizden olsun. Liseler arası yarışmada birinci olan ekip. 
Gerçi şimdiye üniversiteli olmuşlardır ama ben yinede izlemeyi halen pek seviyorum.

3.04.2016

Şeref Yoksunları!

Çocukları için ömrünü feda eden, onurlu bir hayat yaşayan ve yaşatan anne ve babaları. Kendi ailesini namusu bilip başkasının ailesine de aynı haya çerçevesinde bakan insanları. Kendini gelecek nesillerin daha bilinçli yetişmesi için adamış öğretmenleri. Çıkar sahiplerince görevden alınacağını bile bile eğitim kurumlarındaki yüz kızartıcı olayları bildiren ve çocukları korumaya çalışan öğretmenleri. Elinden geleni yapsa da yasalar el vermediği için suçluyu salmak zorunda kalan ya da indirim uygulamak zorunda kalan, bunun içinde içi sızlayıp yüzü kızaran hakim, savcı, avukatları. Konu hakkında fezleke düzenleyen, yasa çıkarmaya çalışan en azından gündemde kalması için uğraşan milletvekillerini. Bu yazıdan tenzih ederim.


Son zamanlarda yaşanılan olaylar öyle mide bulandırıcı ki! Haberleri okurken bile kalbim daralıyor, boğazım düğümleniyor, kafamdan binlerce düşünce geçiyor ama bu iğrençlikleri anlatabilecek doğru kelimeyi bulamıyorum.

Hangi birini anlatmalı, nereden başlamalı? Ya da kime anlatmalı; acizliği yüzünden susan ve çocuklarını koruyamayan anneye mi, kendi öz çocuğuna yan gözle bakabilen şeref yoksunu babaya mı? Zaten bu ikisi canımız, en güvenli sığınaklarımız değil miydi? Onlara da güvenemeyeceksek diğerlerini yazmama gerek var mı; amca, kuzen, teyze... Peki ya öğretmenler! Hani ailemizden sonra en güvenilir kişiler onlardı? Öğretmenlik gibi kutsal bir görevi böylesine adice bir şekilde kirletmek ne acizce. Bu tarz olayları sırf okulun itibarı zedelenecek diye üstünü kapatmaya çalışan yöneticiler de en az onlar kadar adi ve onlar kadar suçlu. Bütün suçu yasalara atan hakimlere ne demeli, sizin hiç mi ihmaliniz yok? Suç belli, deliller belli, delillerin nasıl karartılmaya çalışıldığı belli siz hala kalkmışsınız 'Kızlık zarının bozulmamasını'' hafifletici neden sayıyorsunuz. Sonuç kız hamile! Davanın ayrıntılarını anlatmayı midem kaldırmıyor siz en iyisi ayrıntıları buradan okuyun.

Ve hepsinin tepesindeki devlet baba sana ne demeli? Asıl sana söyleyecek bir şey bulamıyorum! Keşke zamanında ''Tecavüze uğrayan doğursun gerekirse devlet bakar.'' dediğinde doğmamış çocuğun yaşam hakkını savunduğun kadar, annenin de en temel hakkını  ''Yaşama hakkı ve kişi dokunulmazlığı'' haklarını savunabilseydin. Evet bebeklerin hiçbir suçu yok olamazda lakin o bebeği dünyaya getirip getirmeme kararı ne doktorlara düşer nede devletin koyduğu yasalara, kadına düşer. Zira tecavüzcüsünün bebeğini karnında dokuz ay taşıması gerektiği gerçeğini hiçbir ama değiştiremez. Milletini korumak ve bu uğurda gerekirse yasaları düzenlemek devletin en asli görevi. Bürokrasi kendi çıkarları tehlikede olunca ışık hızıyla işlerken söz konusu kişi dokunulmazlığı olduğunda neden bu kadar yavaş? Öyle yasalar var ki bazen suçsuzu mu koruyor suçluyu mu ayırt edemiyor insan. Ve daha da acısı bu tarz yasalar düzeltilmediği gibi düzeltmek isteyeni de engelliyor.

Bazı insanlar nefisleri karşısında o kadar aciz ki! Öyle ki insanlıktan bile çıkıyorlar. Böylelerine insan gibi muamele etmek, vatandaşın alın teriyle ödediği vergilerle hapishanede bakmak çok dokunuyor insanolana.  Çoğu kişi gibi bende böyle şeref yoksunları için idam gelsin isterdim ama idam kalbimde meşru olsa da aklımda yasak bir kelime. Bu ülke idam yüzünden çok acılar çekti bir daha aynı olayların yaşanmasını istemem. Evet idam batıda bile tartışılan bir ceza lakin uygulayabilmek için önce adaletli olmak lazım. Yargının sözde değil özde bağımsız olması lazım. Aksi halde kurunun yanında yaşta yanar, geri dönüşü olmaz; ne yapılan hataların ne de giden canların... Ama isterdim ki bir insanın hayatını mahvetmek, kendini kendinden çalmanın bedeli bu kadar ucuz olmasın. Yaptığı şerefsizliğin bedelini aynı kurban gibi o da bir ömür bedeninde hissetsin. Yani hadım edilsin...

Milletin daha güvenli bir ülkede yaşayabilmesi için her gün şehit haberlerinin verildiği ülkemizde şeref yoksunlarının da yaşadığı gerçeği çok acı...

30.03.2016

#Pakistan



...
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk: 
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. 
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... 
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! 
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil, 
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil, 
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; 
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. 
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... 
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
...
(Mehmet Akif Ersoy)



#Türkiye
#Pakistan
...

14.03.2016

Ankara'ya Kar Yakışırdı Kan Değil


Hiç tanımadığım insanlar için benim bile gözümden yaş süzülüyorsa Allah yakınlarına sabır versin, zor...

...

Ben beni temsil etsin diye milletvekili seçip meclise yolladım. Benim bile içim parçalanıp, ciğerim yanarken beni temsil edenin nasıl yüzü kızarmaz!

TBMM bu ülkenin kalbi. O kadar önemli konu varken mecliste çocuk gibi kavga edip saçma sapan konularla vakit doldurmaya, kalbimize gereksiz yük bindirmeye ne hakkınız var!

Açıkça terörü destekleyen, bombalar patlamasına rağmen sözle dahi terörü lanetlemeyen, kürt kökenli vatandaşların temsilcisiyim deyip en çok onlara zarar veren piyonların mecliste ne işi var?

Önemli konuları bile askıya alıp ''Başkanlık'' diye diretilen sistemin içeriği, işleniş biçimi niye anlatılmaz? Bu Dünya fanidir makam mevki kimseye kalmadı kalmaz, bu gerçek niye unutulur?

Muhalefet partiler desen aynı tas aynı hamam... Sen bu ülkenin siyasi denetim aracısın, görevini yapamıyorsan bırak yapabilecekler gelsin yerine. Asli görevlerini yapamıyorsan zaten senin orada kalmana gerek yok.

Bu  bayrağın rengi şehit kanlarıyla al oldu, avrupaya kalkan olsun diye değil! Bütün Dünya üstüne düşen insanlık görevini yapmaya çalışır, mültecilere yardım eder anlarım. Zorda olana Türkiye kapılarını açar anlarım hatta ülkemle gurur duyarım. Lakin sadece Türkiye kapılarını açarken Dünya sıkı sıkıya kapatıyorsa, birde insan hayatı üzerinden anlaşma yapılıyorsa işte bunu anlamam!

Yine anayasa tartışmaları başladı ama zerre umurumda değil. Zira marifet anayasayı yazmak değil adaletli yazıp adaletli uygulanmasını sağlamaktır. Bu ülkede Anayasa Mahkemesi kararları yok sayılıyorsa anayasaya da gerek yoktur o vakit. Eğer tecavüzcüyü sırf ceketinin önünü ilikledi diye salıyorsan, amir-memur-kaymakam diye olanlara göz yumuyorsan, sırf çıkarlarınız çatıştı diye birilerine takıyorsan... Anayasaya gerek yok, yormayın tatlı canınızı.

Bu dünyada Müslümanlar en çok Müslüman gibi görünenlerden ve İslamiyeti çıkarları için kullananlardan zarar gördü. Yusuf İslam'ın "İslam dinini Müslümanlardan öğrenseydim asla Müslüman olmazdım" sözü bu işin özüdür. İslamiyeti kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayan sözde din adamları, insanların duygularıyla oynayıp dini siyasete alet edenler, din eğitimi adı altında çocuklarımıza el uzatan şerefsizler, cihat deyip masum canları öldürmeyi kendilerine hak gören cahil ve caniler... Böylelerine fırsat vermeyin ve sırf böyleleri yüzünden de İslama çamur atıp durmayın!

Sırf bir kesimi tutup körü körüne bağlı kalmak ve sırf bağlı olduğu kesimi tutmak için karşı tarafı körü körüne eleştirmek ne cahillik! İster sağcı ol ister solcu, ister Atatürkçü ol ister İslamcı, ister bakkal ol ister bakan... Ne olursan ol yeri geldiğinde bu vatan için uğraşanları alkışlayıp yeri geldiğinde bu vatanı satanları eleştir. Bu vatan bütün renkleriyle bizim, aç köpekler gibi sırada bekleyenlere fırsat verme içte kanlı bıçaklı da olsan dışta tek vücut ol. Sırf durumdan istifade edip birilerini yerden yere vurmak için insanların acılarına tuz basma yazıktır, günahtır.

Yine olan canlara oldu, ateş düştüğü yerleri yaktı. Allah zalime fırsat vermesin, böylesine haince acıları bir daha yaşatmasın. Ne yazsam yetersiz, eksik... İçimdekileri tek tek, isim isim yazsam böyle bir zamanda haya ederim, hiçbir şey yazmasam da giden canlardan utanırım...

Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” ama yazdırdığını da unutturmasın. Ne bize, ne arkamızdan kuyu kazanlara ne de Dünya'ya!
...

10.03.2016

Hint Rüzgarları


Blog ve e-posta üzerinden gelen, hint içerikli sorulara ilk ve son kez toplu cevap vereyim. Zira yabancı dizileri televizyondan Türkçe dublajlı izlemeyi sevmiyorum. Iss Pyaar'ı da dublajlı  izlemedim diğerlerini de izlemeyi düşünmüyorum.

Ülkemizde hint dizileri sevdası zaten vardı, Türkçe çevirilerin artması dizilerin çeşitlenmesiyle bu oran hayli arttı ve özel kanalda bu potansiyeli göz ardı etmeyip Bir Garip Aşk'ı yayınladı. Dizi ülkemizde bir hayli tutulunca kanal hızını alamayıp dizi bitiminde; Bir Garip Aşk dan tanıdığımız Sanaya İrani'nin başrollerini oynadığı Rangrasiya ve iki Müslüman ailenin hikayesini anlatan Beintehaa isimli iki yeni dizi yayınlayacağını duyurdu. Sevenlerine hayırlı uğurlu olsun.

Barun Sobti cephesine gelirsek; Satya Ki Kiran isimli polisiye türünde, 26 bölümlük yeni bir dizinin çekimlerine başladı. Kendisi de dizide bir polisi canladıracak. Orijinal den takip edecekler için dizi Zee TV kanalında yayınlanacak bilginize.

Ve son olarak Barun Sobti'nin ülkemize gelmesi olayı var. Açıkçası Sanaya ve Barun benim için Iss Pyaar da başladı ve bitti. O yüzden oyuncunun ülkemize gelmesi pek alakadar etmedi beni, kanalın yayınladığı videonun bile başını izleyip kapattım. Lakin üzüldüğüm konu şu; kim olursa olsun bir yabancı ülkemize geliyor ve ülkemizin bir kanalı ev sahipliği yapıyor, bunun bilincinde olarak davranılması gerekilmez mi? Eğer sen stüdyo ya seyirci alacaksan sunucuyu öyle bir seçmelisin ki hem seyirciye hakim olup yeri geldiğinde susturabilmeli hemde gelen konuklara gerektiği gibi muamele edebilmeli. Ama ne yazık ki bu işi kıvıramadı hem sunucu hemde kanal. Zira canlı yayını kesmeden imza vermeye toplu resim çektirmeye başlamak nedir yahu... Neyse velhasıl kelam bu da geldi geçti;)

Özleyenlere videoyu da şuracığa iliştireyim.. Oyy canlarım özlemişim be

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...