2 02 2016

Our Times - Bizim Zamanımız


Yine bir eskilere dönüşü konu alan sevimli bir film Our Times. Reply serisine rağmen hala bu tarz yapımları pek seviyorum. Hele de işlenişi naif, ayrıntısı bol, oyuncuları da uyumlu olunca şahane olur. 

Konusu: Truly Lin iş yerinde çok çalışmasına rağmen patronunun istekleri bir türlü bitmek bilmez. Bu yetmezmiş gibi iş arkadaşlarının da kendisi hakkında arkasından kötü konuştuklarına şahit olunca Truly istifayı basar ve geçmişte gitmeyi çok istediği Andy Lau konserine gitmeye karar verir. Ve tabi kendini bekleyen sürprizlerden de bir haberdir.


Filmin fragmanını izlediğimde ''Yine çirkin kız'' muhabbeti diye düşünmüştüm ama değil. Daha derin daha duygusal bir yapım olmuş. Aynı Reply serisindeki gibi eskilere atıf yapması güzeldi ayrıca filmin sondaki oyuncu sürprizde şahaneydi (Pek seviyorum bu adamı) Fazla bir beklenti içine girmeden izlenecek sevimli bir Tayvan filmi. 

Uzun fragman:

25 01 2016

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 12 2015

Ertuğrul 1890 ♫


25 Aralıkta vizyona giren Ertuğrul 1890 filmi Türk-Japon ortak yapımı bir film. Henüz izlemek nasip olmadı ama en kısa zamanda izlemek istiyorum zira konu olarak çok dikkat çekici. İnşallah böylesi güzel bir konuyu tarihe yakışır bir şekilde işlemişlerdir.

Konusu: 1890 yılında Osmanlı gemisinin Japon karasularında batması ve japonların gemi mürettebatını kurtarmasını anlatıyor... (Not: Gemi dalgalara dayanamadığı için değil bir kaya parçasına çarptığı için batıyor ve Ertuğrul Japonya'ya yardım için gitmiyor sadece iki ülke arasındaki dostluk ziyaretiydi)

Peki izlemediğim filmi niye yazdım? Kubat'ın seslendirdiği Ertuğrul Türküsü için. Bayıldım! Seviyorum böyle içten türküleri hele de söyleyenin sesi böyle güzelken insan dinlemeye doyamıyor.


~Mevlam nasip etsin bize karayı
Evvel karayı sonra sılayı~

Filmi izleyen var mı?
Sevdiniz mi?

21 12 2015

Love Me If You Dare - Cesaretin Var Mı...?


Blogda ilk defa bir Çin dizisinden bahsedicem; adı Love Me If You Dare yani Cesaretin Var Mı Aşka. Yazının başlığında dizinin adını tam yazmadım çünkü bu dizi tam olarak romantik-komediden ibaret değil. Sherlock Holmes tarzı akıl oyunları, polisiye, azcık gerilim yani tam benlik bir dizi:)

Konusu: Polis teşkilatı seri katili uzun uğraşlara rağmen yakalayamaz çünkü en önemli ayrıntıyı kaçırırlar, seri katil gibi düşünmek. Jinyan kıvrak zekasıyla ipuçlarını birleştirerek çözen ve suçluları bulmak için polis teşkilatına yardım eden bir üniversite profesörüdür. Her şeyde mantık arayan Jinyan, Jenny ile tanıştıktan sonra da mantıklı düşünebilecek midir?

Dizi yirmi dört bölümden oluşuyor ve hala final yapmamış ülkesinde de devam eden bir dizi. Yani ben yandım siz yanmayın çeviriler bitmeden başlamayın. Bu arada dizi için Sherlock tarzı dedim ama onun kadar odun değil yani bu dizide baya romantizm var ve ilerleyen bölümlerde de daha fazla olacak sanırım.

Dizinin finalini de izlediğimde hala sevip sevmediğime dair yazıyı güncellerim.


Tat Kaçıran!!!(Spoiler)
(Bunda sonrasını diziyi izlemeyenler ve izleyecek olanlar okumasın)

*O arabadan bende istiyorum! Ruh halime göre şarkı çalsın, arkamdan kendi kendine gelsin...
*Başrol adama bayıldım, bu rol cuk oturmuş. Duruşu, ses tonu, soğuk-sıcak bakışı... Adamın gerçek adı Wallace Huo imiş, göz hapsine aldım gitti senide Huo'cuğum.
*Şuana kadar en çok sevdiğim replik ''Hi Simon'' evet biliyorum çok psikopatça:)
*O polisi üzmeyin ya cidden yazık uşağa. Kıza da bir şey diyemiyorum ki en başından beri sevmiyor ve bunu bellide ediyor ama napsın bizim uşak seviyor. Sonun kötü gözüküyor hadi hayırlısı.
*Nedense Jinyan'ın bu kadar sakin olması garibime geliyor adamdan her an bir manyaklık baya bir manyaklık bekliyorum.
*Jinyan'ın arkadaşı çok sadık değil mi? Dizinin doğası gereği herkese kuşkuyla yaklaşıyorum ama adam cidden çok mükemmel yani şüpheli, ahanda buraya yazıyorum.


Sağlıcakla kalın...

4 12 2015

Answer Me 1988 - Reply 1988


Yine bir Reply serisi ve yine ben bitmesini beklemeden atladım diziye. Seri ilk olarak 1997 ile başladı sonra 1994 ve şimdide 1988 ile devam ediyor.

Konusu: Dizi 1988 ve 2002 yılları arasında yaşanan aile ilişkilerini, komşuluğu, arkadaşlığı kısaca o yıllarda yaşananları o yılların özüne yakışır bir şekilde anlatıyor.

Bunu söylemek için henüz çook erken biliyorum ama izlediğim bölümleri baz alarak bu seride en çok 1988i sevdim. Elbette ki finale kadar fikrim değişebilir ama şimdilik böyle. Fakat şu bir gerçek ki bu seride beş yaşıt arkadaş olmasını pek sevdim. Hepsi birbirinden farklı karakterde olması da en güzel yanı. Ayrıca bu seride komşuluk ilişkilerine çok daha fazla yer verilmiş. İzlerken bazen ''Ya bunu bizden görmüşler'' demeden edemiyorum. Çok farklı ülkeler olsakta benzer alışkanlıklarımız hayli fazla.
Kesinlikle taraf tutmuyorum:)
Güncel izlemenin en güzel yanı, izleyenlerin eğlenceli yorumlarını okumak. Ve bu serinin en güzel yanı ise tad kaçıran (spoiler) yeme derdi olmaması, çünkü kim ne derse desin yüzde yüz doğru değil her an her şey değişebilir:) Serinin özellikle bu yılları konu almasını sevdim; seksenlerin sonu doksanların başında doğmuş, binler ile iki binler arasında sıkışıp kalmış, nereye dahil olduğu belli olayan, hiçbir şeyden de geri kalmayan sevilesi bir kuşaktır.
(Durumdan istifade kendimi de övdüğüm çok belli oldu mu :)))

Ablasının, teyzesinin, halasının makyaj malzemelerini
aşıran kuşak durumun özeti aynen budur:))

Dizi bittiğinde finale dair yorumlarla 
yeni yazıda görüşmek üzere 
sağlıcakla, 
huzurla kalın...


Güncelleme:

Diziyi bitireli çok oldu ama hala sinirim geçmiş değil. Sorun istediğim karakterin kazanamaması değil olayları bu kadar karıştırıp sonrada kadın karakteri tutarsız yapmaları. Bilemiyorum çok değişik duygular içerisindeyim. Hele şu sinirim bir geçsin belki diziye dair yeni yazı yazarım.inşallah.

29 11 2015

Düğün Dernek 2 - Çoh Eğleneceyuk!


Başrollerini Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in üslendiği Düğün Dernek filminin ilki ülkemizde pek sevilmişti. Şimdide serinin ikinci filmi olan Düğün Dernek Sünnet geliyor. 

İkilinin filmlerini sevsem de göklere çıkaramam ama film için seslendirdikleri türküler çok güzel! İlk filmde olduğu gibi bunda da film gösterime girmeden yeni bir şarkı yayınladılar. Ve yine çok eğlenceli! Şahsen be çok eğlendim:)

16 11 2015

Dünya Şokta; Ben Uzaylı Mıyım?



Kime karşı, nerede, nasıl yapılırsa yapılsın terörün her türlüsünü lanetliyorum. Açık ve net. 

Geçtiğimiz günlerde Paris'te terör çirkin yüzünü gösterdi ve yine masum insanlar öldü. Medyanın mahşeti ise; Dünya şokta! İnsan sormadan edemiyor; niye şoktasınız? Ya da düzelteyim; şu an bile bir çok ülkede bombalar patlıyor, masum insanlar ölüyor, çocuklar suda boğuluyor, kadınlar perişan, milyonlarca kişi sığınmacı konumunda... Ama bir kaç ülke dışında kimse şoka girmedi, ayıplamadı, kınamadı, oralı bile olmadı. Hayırdır ne değişti? İlla ses çıkarmanız için beslediğiniz karganın gözünüzü oyması mı gerekiyordu!

Ey batı rol yaptığını o kadar belli ediyorsun ki, içindeki samimiyetsizlik yüzüne vuruyor. Ey doğu aklını başına al, İslamiyet adı altında terör estirenlere müsamaha gösterme. Ve ey benim güzel ülkemin güzel insanları; bu zamana kadar hepimiz ermeni olduk, rum olduk, paris olduk... Bir kere de biz olmayı denesek ya.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...