17 01 2015

PK (Peekay) - Sarhoş


Uzun zamandır yakın takibe aldığım ve sabırsızlıkla beklediğim filmi sonunda izleyebildim. Tamda Aamir Khan'dan beklendiği gibi şahane bir film çıkmış ortaya. 3 Idiots filminin yönetmeni Rajkumar Hirani ve Aamir Khan uzun bir aradan sonra yine bir araya gelip film çekeceklerini duyunca baya meraklanmıştım, beklenildiği gibi hem eğlenceli hemde toplumsal mesaj veren bir film olmuş.

Filmimimiz ismi PK, Peekay yani türkçe karşılığı olarak Sarhoş kelimesinin kısaltılmış hali. Bu film bir çok yönden gündeme bomba gibi düştü, daha filmin tanıtımları bile verilmeden bir sürü eleştiri aldı ama film gösterime girmesinden kısa bir süre sonra en çok izlenenler arasına yer aldı. Hepsinden tek tek bahsedicem ama filmi hala izlemediyseniz öncelikle izleyin gelin canlar zira spoileri bol bir yazı olacak ;) Hatta mümkünse film hakkında hiçbir yazı okumadan izleyin büyüsü kaçmasın.

Konusunu merak edenler için: PK (Aamir Khan) Hindistan'a çooook uzaklardan gelmiş bir yabancıdır. Çevresinde olanları anlamaya çalıştıkça daha da kafası karışır. Tekrar evine dönmek ister ama bir türlü dönemez. Birçoğumuzun sormaya çekindiği soruları sordukça herkes ona PK yani sarhoş deyip başından atar. Bakalım PK evine dönebilecek mi yada sorularına cevap bulabilecek mi...

Olabildiğince spoisiz yazmaya çalıştım yoksa filmdeki konu çok daha derin ve güzel. Mutlaka izleyin canlar...



Bundan sonrası spoilerdir filmi izlemeyen okumasın. 
Benden uyarması!


Aamir Khan yine toplumsal bir konuyu işlemiş filmde, din! Bir çoğunun işlemeye cesaret edemediği hele de Hindistan gibi çok farklı dinlerin bulunduğu bir ülkede bu konuya değinmek cidden yürek ister. Zaten film yayınlanmadan önce ve sonra bir sürü olumsuz eleştiri aldılar.

İlk resimler yayınlanmaya başladığında filmin ismini Peekay diye duyurdular. Peekay Hindistan da çok içki içen kişilere takılan bir lakapmış o yüzden ben kısaca Sarhoş dedim. Filmde insanların cevap vermekte zorlandığı soruları sorunca herkes ''Bu adam sarhoş'' dediği için karakterin adını Peekay koymuşlar ama ilk resimler çıkmaya başladığı için ve daha konusunu kimse bilmediği için Aamir Khan'ın fimde bir sarhoşu canlandıracağını zannetmişler. Bu yüzden özelliklede Müslüman kesimden büyük hepki almışlar ve filmin adı PK olarak değiştirdiler.

Daha sonra Aamir Khan'ın uzun süre konuşulan şu yandaki resmi yayınlandı ve cidden büyük tepki aldı. Bildiğiniz üzere Aamir Khan Müslüman ve bir Müslümanın bu şekilde soyunması tabir-i caizse şok etkisi yarattı. Takipçiler tarafından resmin farklı versiyonları yayınlanmaya başladı ve yine bir çok kesimden olumsuz yorumlar aldı.


Rajkumar Hirani ve Aamir Khan benim gözümde iki cesur adam zira tepki çekeceklerini bile bile bu filmi bu şekilde tanıtmaya ve çekmeye başladılar. Taktir edersiniz ki Hindistan bir çok uydurma dinlerin ve inançların hakim olduğu ülkelerden biri, böyle bir ülkede böyle cesaret isteyen bir filmi çekmek her babayiğidin harcı değil. Farkındaysanız şimdiye kadar filmin güzelliğinden falan değil sadece gösterdikleri cesaretten bahsettim ki sırf bu yönden benim için en iyi arasına girdi bile.

Türk izleyicilerden gelen eleştiriler arasında iki konu dikkatimi çekti. İlki filmde kullanılan şarkıların gereksiz olduğu yönünde. Canlar artık kabul edin hint filmlerinin olmazsa olmazı şarkılardır! Evet bazı filmlerde bende sinir oluyorum ama çoğuna cidden yakışıyor, zaten hint filmlerini diğer kalıplaşmış filmlerden ayıran en önemli özellik bu şarkılar değilmi ;) Çoğu hint yapımlarında olduğu gibi bu filmde de şarkılar güzel ve eğlenceliydi.

Diğer bir konu ise PK ile 3 Idiots filminin karşılaştırılması. Bence tartışmaya gerek bile yok her iki filmde kendi içinde farklı ve güzel. Ben her iki filmin konusunuda işlenişinide sevdim.  

Ve bütün bu gelişmeler ışığında PK gösterime girmeden en fazla eleştirilen, gösterime girdikten sonra en fazla izlenen filmler arasına girdi. Rajkumar Hirani ve Aamir Khan istedikleri etki-tepkiyi fazlasıyla aldılar sanırım.


*Filmde en çok üzüldüğüm sahne baysa(abi)'nın ölmesi oldu ya sanırım böyle bişi beklemiyodum PK gibi bende şok oldum.

*Dans eden arabalar ahahahah. Bu tabiri kim bulduysa helal olsun, aklıma geldikçe gülüyom hala :)

*Aamir Khan'ın filmde bir uzaylıyı canlandırmasını beklemiyordum, filmin konusunu felan okumadan izlediğim için baya şaşırdım. Her zaman ki gibi bu zor rolü ustalıkla oynadı kral.

*Filmde en büyük endişem Anushka Sharma ile Aamir Khan'ın sevgili falan olucağıydı. Zira Aamir'in yaşı baya ilerlediği için baba-kız gibiler artık, filmde sevgili muhabbetinin olmamasına çok sevindim.

Spoiler sonu

PK filminin seveni olduğu kadar sevmeyenide fazla izleyip kendiniz karar verin ;) Umarım Aamir Khan arayı çok açmadan yine güzel bir filmde karşımıza çıkar. Şidilik sağlıcakla kalın...


11 01 2015

Beyaz ve Candan Erçetin atışması :)



Şov programını izleyenler Beyaz'ın gözüne kestirdiği şarkı kliplerine girip tabir-i caizse o videoyu katledip çıktığını bilir. Katletmekten kastım şöyle; sesine hayran olduğum Sertap Erener'in İyileşiyorum şarkısını öyle bir düzenledi ki artık bu şarkıyı ne zaman dinlesem yada adını duysam aklıma ilk Beyaz geliyor ahah :)))

Programına katılan Candan Erçetin'in Git şarkısını da aynı şekilde yeniden düzenledi. Lakin hesaplamadığı bişi vardı ki o da Candan Erçetin en az onun kadar eğlenceli ve pes etmeyen bir kadın:) İkiside birbirinden inatçı olunca kliplerin ardı arkası kesilmiyor. En son, Beyaz R'leri söyleyemediği için Candan Erçetin'den ''Pırr eder arılar birbirini kovalar'' gibi acımasız bir klip geldi :) Bakalım bu inatlaşmanın sonu nereye varacak ve ne kadar sürecek...

***

Beyaz

***

Candan Erçetin

***

Beyaz

***

Candan Erçetin

***
 
Arılar ''pır pır'' etmez
Türkçe'de onun adı ''vız vız'' hahahah süper yaa :))))

Beyaz
 

***

Güncelleme

Bu da mutlu son;)

14 12 2014

Hyde Jekyll, I ~ Hyun Bin Sonunda Sahalara Geri Dönüyor!



Hyun Bin şukelası uzunnn bir aradan sonra sahalara dönüş yapıyor millet! Gül cemalini en son 2010 yılında Secret Garden dizisinde görmüştüm selvi boylumun. Bu zamana kadar izlediğim en eğlenceli dizilerden biri olarak tarihe geçen Secret Garden dizisini Hyun Bin de çok sevmiş olucak ki o gün bu gündür diziye tövbe etti adam. Arada dört tane film çekti ama hiçbirini izlemedim, merakla müjdeli haberi bekliyordum ki sonunda dizi camiasında takrar adı duyuldu;)

Dizimizin ismi Hyde Jekyll, I...
Konusu:  Han Geu-Roo iki farklı kişiliğe sahip bir adama aşık olan bir kadındır. Onun kişiliklerinden biri Ji Gil'dir. Ji Gil (Hyun Bin), soguk bir kişiliğe sahip bir yazardır. Adamın diğeri kişiliği ise Ha Yi-Doo'dur. Ha Yi-Doo (Hyun Bin), tatlı ve masum bir kişiliğe sahiptir. (Konu alıntıdır orijinal yazı için tık tık)

Anladığım kadarıyla dizi abd yapımı bir filmden uyarlama, aynı film ülkemizde de İki Ruhlu Adam adıyla gösterime girmiş. 20 bölüm olarak planlanan dizi, tür olarak fantastik-romantik-komedi yani bir dizide isteyebileceğim bütün türler mevcut. Hele de Secret Garden de kadın rolüyle kalbimde taht kuran Hyun Bin den bu dizide de üstün performans bekliyorum;) İşin diğer güzel yanıda dizinin kadın oyuncusu Çatı Katı Prensi'nden tanıdığımız Han Ji Min hatunu. Kadın hem çok sevimli hemde oyunculuğunu seviyorum bakalım Hyun Bin ile nasıl bir çift olucak.

Dizimiz Pinokyo adlı dizinin hemen bitiminde yani Ocak 2015 de başlıcak inşallah. Büyük merakla beklemedeyim...


Güncelleme:

Dizinin tanıtım videoları düşmeye başladı, yeni videolar geldikçe güncelleme yaparım canlar ;)





27 11 2014

Sevilesi Güney Kore Dizileri 3


Şu sıralar içimde bir gram yazma isteği yok. Çok sevdiğim şeyleri kısada olsa yazayım diyorum ama başlığı yazmamla sıkılmam bir oluyor hal böyle oluncada caaanım yazılar taslaklarda çürüdü. Madem tek tek yazamıyorum en azından bu senenin sevilesi güney kore dizilerinin listesini kaldığımız yerden devam edeyim.

Bu sene, güney kore dizileri açısından kaliteli bir o kadar da hayal kırıklığıyla geçti. Hem konu itibariyle hem oyuncularıyla hemde kalitesiyle birbirinden güzel iki dizi yayınlandıktan sonra bi duraklama oldu. O kadar harika oyuncular ne idüğü belirsiz dizilerde harcandı. En azından benim nazarımda öyle, bir ara izleyecek güzel dizi bulamayıp kendimi tamamiyle hintlilerin içine atmıştım. Neyseki bu aralar güzel yapımlar çıktıda geri özüme döndüm:)  

Bu sefer liste çok kısa olacak dediğim gibi çok sevdiğim diziler bu sene cidden azdı. Yıl bitmeden kaliteli yapımlar çıkarsa güncelleme yaparım. 

Not 1: Her listede dediğim gibi bu seçimler keyfim ve kahyasının ortaklaşa kararıdır.

Not 2: Canlar çok sevdiğimi söylediğim halde dizinin ismi listede yoksa eğer, bu dizinin liste yapıldıktan sonra yayınlanmaya başlamasından dolayı diğer seneye sarkmıştır. Yani blogdaki yazıların tarihlerine dikkat edin.

******

You Who Came From the Stars


Do Min Joon (Kim Soo Hyun) 400 yıl önce uzaydan dünyaya gelmiş ve bazı nedenlerden dolayı gezegenine tekrar dönememiş olağanüstü bir varlıktır:) Yıllarca görüntüsü değişmeden insanların arasında yaşayan Do Min Joon kendi gezegenine geri dönmesini sağlayacak yıldızın dünyaya yaklaştığını öğrenir. Bu sırada ünlü oyuncu Cheon Song Yi (Jeon Ji Hyun) ile tanışır ve olaylar gelişir... 21 bölümlük romatik-komedi-fantastik türünde bir dizidir.

2013'ün aralık ayında başlayıp bu seneye sarkan ve yıla damgasını vuran şahane bir dizi! Konusu, oyuncuları, replikler, şarkılar, kıyafetler, kötü adamı ayy bu dizide herşey çok güzeldi yahu:) Kim Soo Hyun genç yaşına rağmen çok güzel oynadı zati ondaki o donuk ifadeler rolüne cuk oturdu, Jeon Ji Hyun hatununu bu dizide daha bi sevdim. O mimikleri, ses tonunu başkası yapsa dönüp bida yüzüne bakmazdım lakin bu kadın bu rolle kendini çok sevdirdi. Son olarak o kötü adam ahh ahh çok iyi oyuncu yahu helal olsun. Canlar diziyi hala izlemeyen varsa kesinlikle izleyin cidden çok iyiydi;)



***

It's Okay, That's Love



Takıntıları olan başarılı bir yazar Jang Jae Yeol, psikiyatrist olan sivri dilli kızımız Ji Hye Soo ile bir televizyon programında karşılaşırlar. Bu saatten sonra kimin hasta kimin doktor olduğu önemini yitirecek ve birbirlerinin derdine derman olacaklardır... 16 bölümlük psikolojik-romantik-komedi türünde bir dizidir.

Yine bu yıla damgasını vuran şahane bir dizi daha. Yanlış ifade etmek istemem ama; konunun işlenişi, replikler ve oyuncuların kimyası bakımından en doğal ve gerçekçi diziydi bence. Sanırım daha orta yaş grubuna hitap eden bir dizi olduğu için masalsılıktan uzak daha gerçekçiydi yada bana öyle geldi, herneyse kısaca bu diziyide çok sevdim;) Ayrıntılı yazı için tık tık.

***

Liar Game


Liar Game yalan üzerine kurulmuş bir yarışma programıdır. Rakibini kandıran, en iyi yalan söyleyen ve zekasını kullanarak rakiplerini eleyen büyük ödülü alacaktır. Yarışmanın en önemli kuralı ''Asla kimseye güvenme'' 12 bölümden oluşan gizem-zeka türü bir dizidir. (Zeka diye bir tür yok ama bu diziyede kalkıp romantik dersem ayıp ederim:))

Yine şahane bir dizi daha! İlk olarak mangadan Liar Game adıyla japon dizisine uyarlandı daha sonrada kore versiyonu geldi. Ben japon versiyonunu henüz izlemedim ki iyikide izlememişin yoksa dizi bu kadar heycanlı olmazdı. Zira her bölümde öyle akıl oyuncları dönüyor ki noldu nolcak diye meraktan çatlıyor insan. Ve değinmeden edemicem sen nasıl muhteşem bir psikopatsın ey kötü adam, oyunculuk cidden muhteşem;)

***

Pinocchio 


Pinokyo sendromu olan Choi In Ha (Park Shin Hye) ne zaman yalan söylese hıçkırık tutar, yalan söyleyemediği için bir çok iş görüşmesinde başarısız olur. Geçmişte muhabirlerin yaptığı yalan haber nedeniyle ailesi dağılmış olan Choi Dal Po( Lee Jong Suk ) yalan haberi yapanlardan intikam almak istemektedir. Romantik-komedi-dram türündek 20 bölümlük bir dizi.
 Bir kez daha uyarayım dizi yeni başladı ve hala deva ediyor yani finale kadar aynı güzellikle götüreceklermi muamma. Eğer sonlara doğru batırırlarsa listeden çıkarırım ama dizi öyle güzel başladı ki listeye eklemeden kendimi alamadım;) Sizi bilmem ama Park Shin Hye hatununu gram sevmem, sanırım oynadığı karakterlerden kaynaklı olarak bir türlü yıldızımız barışmadı. Bu diziyle birlikte bu kızın rol yapabildiğine şahit oldum demekki bu hatuna öyle mıy mıy aman sevimli kız rollarindense burdaki gibi daha gerçekçi ve azcıkta çatlak roller verilmeliymiş;) Umarım dizi bu güzellikte devam eder...

Pinokyo dizisi için güncelleme: Diziyi bitirdim ve cidden sevdim ya, Park Shin Hye'nin nerdeyse bütün dizilerini izledim ve bu zamana kadar hiç birini aman aman sevmedim. Ama bu dizi olmuş arkadaş, kız ilk defa bi dizide hakkaten güzel oynamış. Pinokyo dizisi için sadece bir oyuncuya yüklenmek haksızlık olur dizideki bütün oyuncular çok başarılıydı, konu güzel ve ilgi çekiciydi kısaca bu diziyi de sevdim ;)

***


Aklıma gelen ve severek izlediğim diziler şimdilik bu kadar canlar. Elbetteki başka dizilerde izledim ama çoğunu tamamlayamadım bile. Misal izleyipte listeye almak istemediğim diziler şöyle;

You’re All Surrounded: Cha Seung Won ve Lee Seung Ki gibi iki şahane ve şebelek oyuncu ancak bu kadar harcanabilirdi:( Ne umutlarla başlamıştım diziye ama hayal kırıklığı yaşadım, tamam dizi güzel ama sadece o kadar...

Fated To Love You: Tayvan versiyonunu izlediğim için konusunu ve gidişatını biliyordum yinede oyuncular güzel olunca izleyeyim dedim. Lee Gun'un absürt mimik ve hareketleri başta sevimli geldi ama bölümler ilerledikçe sıkmaya başladı helede kızın o mıy mıylığı ay fenalık geldi devam edemedim...

Trot Lovers: Bu dizi için diyeceğim iki husus var birincisi; trot şarkıları ne güzelmiş yahu valla bayıldım, diziyi sırf şarkıları dinlemek için devam ettim desem yeridir. İkincisi; dizideki küçük kız kardeş, sen ne kadar akıllı ve sevimli bir şeysin Allah herkese senin gibi kardeş nasip etsin:)

Flower Grandpa Investigative Team: Konu olarak çok farklıylı, bu zamana kadar aynı anda bu kadar harobojiyi(büyükbaba) bir arada izlememiştim:) Güzeldi hoştu şahsen ben sevdim hatta son bölümüne kadar izledim ama herkesin sevebileceği bir dizi değildi.

Modern Farmer: Lee Hong Ki şukelasının ''Kençanayo, kençanayo''(sorun değil) repliğiyle kalbime taht kursada, diziyi izlerken gülsemde başrol oyunculuarın arasındaki yaş farkı ve uyumsuzluğu öyle rahatsız ediciki bir türlü izlemek içimden gelmiyor...

Şimdilik benden bu kadar 
seneye serinin dördüncü yazısında görüşmek üzere
sağlıcakla kalın;)



Güncelleme:
Plus Nine Boys dizisinide sevdim, finalini yaptıktan sonra tekrar güncelleme yaparım;)

31 10 2014

Benimkide Laf Olsun İşte...





Dört ay önce denetimsizlik ve taşeronların aç gözlülüğü yüzünden Soma’da yaşanan maden faciası nedeniyle 301 can gitti. Daha bu yaralar sarılmadan suçluların cezası verilmemişken yeni bir doğal afet(!) meydana geldi ve 18 vatandaşımız madenin bilmem kaç metre derinliğinde sular altında kaldı. Dört gündür olayları yakinen takip eden bilmem ne bakanımız ‘’Valla bizde güvenliği olmayan madenlerin açılmasını istemiyoruz ama napak elimizden bişi gelmii’’ dedi. Madenlerin açılmasını onaylayan devlet erkânından bile daha söz sahibi bu elli kişinin kimliği açıklansın lütfen ama bunu yaparken masum insanlarında isimleri arada kaynamazsa pek bi seviniriz. Bir tarafta dört gündür canla başla 18 vatandaşımız kurtarılmaya çalışırken diğer tarafta dört saniyede 18 vatandaşımız yine dikkatsizlik ve aç gözlülük yüzünden minibüs kazasında öldü…

Devamlı artan vergilerle imanımız gevrerken devlet baba bu duruma bir açıklık getirdi ‘’Sadece vergilerle çözüm süreci hızlanmaz bu işi yayarak kar'a geçmemiz lazım’’ dedi ve kendini özel sektör zannederek elimizdeki kartları değiştirmeye başladı. Ehliyetten sonra şimdide her vatandaşın sahip olması gereken, en doğal haklarından biri olan ve 2 liraya mal edildiği açıklanan kimlik kartlarını 18 lira vererek pek kıymetli vatandaşlardan değiştirmeleri isteniyor. Aradaki farkı bulup, yeni doğan bebeğin bile kimlik kartı olduğunu düşünerek bulduğunuz farkı ülke nüfusuyla çarpın bi zahmet zira benim matematiğim yetmiyor. Birde bu TL’cikler bize yol ve su olarak geri döncek mi?!

Sokakta gezerken karşılaştığım on kişiden biri Suriyeli ya da başka bir millettendi şimdi bu sayı beşe yükseldi. Evet biz yardımsever bir ülkeyiz ve bu uğurda harcanan milyonlarca lira benim adıma helali hoş olsun lakin işin rengi bambaşka. Binlerce kişiyi ülkemize sokup tek bir yerde muhafaza etmek yerine ülke geneline yayarak sosyal ve ekonomik dengeler altüst edildi. En basitinden; işsizliğin fazla olduğu ülkemizde asgari ücretle zor bela geçinmeye çalışan işçilerimiz çıkarılarak yerlerine kimlikleri olmadığı için sigorta yaptırılmayan ve karın tokluğuna çalışan sığınmacılar alındı. Lakin onlarında işten çıkarılmasına pek az kaldı yakında karın tokluğundan bile daha az maaşla çalışacak Bangladeşliler ülkemize gelicekmiş. Sizde gelin canlar gelin çekinmeyin…

İsimlerini bile anmak inanın içimden gelmiyor ama yapılanları gördükçe yazmadan da duramıyor insan. Kobani’yi mahne ederek özelliklede doğu bölgemizi birbirine katan kendini bilmezler şimdide Diyarbakır da bir caddeyi keserek gelen geçenden kimlik sormuşlar bak sen! Tabi su sırada bir çok ilimizde protesto adı altında eylemler yapılıp yine kamu mallarına zarar verilerek yerli esnafı canlarından bıktırıyorlar. Bilmem ne genel başkanıda çıkıp ‘’Şiddetten uzak ve barışçıl bir eylem’’ yapalım tarzı bişi söylemiş, ayyy yesinler senin şiddetten uzak barışçıl eylemini! Yıllardır görüyoruz zaten ne kaaa barışçıl olduğunu…

Tüm bu gelişmelerin ışığı altında toplanan MGK (Milli Güvenlik Kurulu) 10 saat 25 dakikalık toplanma süresiyle tarihimizde bir rekora imza attı. Kapalı kapılar arkasında bunca saat ne konuşuldu diye merak ediyor insan haliyle, yapılan açıklama aynen şöyle “Ülkemizin güvenliği, halkımızın huzuru ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar ayrıntılı olarak görüşülmüştür. Bu kapsamda milli güvenliğimizi tehdit eden ve kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlarla yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır” Yani demem o ki Hakkari’de üç askerimiz şehit edilirken, Diyarbakır’da pazarın ortasında hamile eşinin gözü önünde başından haince vurularak şehit edilen astsubayımız dururken rekor kırarak bilmem kaç saatlik yapılan GÜVENLİK toplantısından çıka çıka ‘’Paralel yapıyla mücadele kararlılığı’’ çıkması... 

Neyse canlar sağlıcakla kalın dicem ama 
sağ da kalamıyozki!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...