2 07 2015

Hello Monster - Merhaba Canavar


Şu ana kadar yeni başlayan kore dizilerinin çoğu beni hayal kırıklığına uğrattı. Bloğa yazısını yazmayacak derecede çerezlik diziler hepsi. Sonunda çok güzel dediğim bir dizi başladı Hello Monster diğer adıyla Remember You...

Başrollerde pek sevdiğim iki oyuncu Seo In Guk ve Jang Na Ra oynuyor.
Dizinin konusu ise: Lee Jin Wook(Seo In Guk) üstün zekası sayesinde ipuçlarını bir araya getirerek suçluları yakalamaktadır. Cha Ji An(Jang Na Ra) ise özel suçları araştıran bir polis memurudur. Seri katili yakalamak için ikilinin yolları bir kez daha kesişir...


Henüz bir yargıya varmak için çok erken zira dizinin henüz dördüncü bölümü yeni yayınlandı. Lakin bu kadarcık bölümle bile diğer dizilerin arasından sıyrılıp çıktı benim için. Her şeyden önce Hello Monster dizisinin kurgusu bir harika, abartmak gibi olmasın ama Sherlock Holmes havasında ilerleyen bir yapım. Umarım aynı şahanelik ile finale kadar devam eder. Ayrıca konusu en sevdiğimden içinde bir sürü psikopat var:)) Diziler içinde romantik komedi en sevdiğim türdür lakin böyle deli rolleri ayrı bir seviyorum helede oyuncular cidden güzel oynuyorsa tadından yenmez. Ve dizide nerdeyse bütün oyuncular şahane oynamış, bu yönden de büyük artısı var dizinin. Ayrıca bir çok dizide uysal, sevimli, hanım hanımcık görmeye alışık olduğumuz Jang Na Ra hatunu bu dizide tamda istediğim gibi azcık çatlak bir rolle karşımıza çıktı ve ben çok sevdim.

Dizi yeni başladığı için ve türünü göz önüne alarak spoiler vermemek adına yorum yapamıyorum. İnşallah dizi final yaptığında bol bol oyuncular hakkında atıp tutucam:) Bu arada dizinin posteri niye bu kadar basit ya! Şahsen ben oyuncular ilgimi çekmese postere bakıp da diziye başlamazdım. İlerleyen zamanlarda diziye yakışan bir poster bekliyorum sayın yetkililer.

Bu yorumlarım sadece ilk üç bölüm için geçerlidir, sonrasında dizi bozar mı bilmem. O yüzden bu övgülerimi ilk bölümler için baz alın, dizi final yaptığında tekrar güncelleme yaparım ;)

Soldaki şahsiyet seni acayip merak ediyorum he!

Güncelleme:
Yılın en iyi dizilerinden biriydi, sonuna kadar merakla ve zevkle izledim. Finali herkesi memnun etmeye bilir ama ben çokta hayal kırıklığına uğramadım ;) 

29 06 2015

Bir Kitap Yazsaydım... (Mim)


Selam canlar... Koşuşturmaktan bir türlü bloğu güncelleyemedim. Oturup uzun uzadıya tanıtım yazısı da yazamayacağım için kendimi mim deryasına vurdum. Supercel ve Mydestiny sağolsunlar beni de mimlemişler. Mimin konusu ''Bir kitap olsaydım'' düşündüm taşındım benden kitap neyin olmaz. O yüzden affınıza sığınarak konuyu ''Bir kitap yazsaydım'' diye kendime uyarladım. Ve aklıma gelen ilk cümleleri yazıyorum:


Kitabın Adı Ne Olurdu?
O Değilde Sen Nasılsın?


Nasıl Bir Kitap Olsun İstersin?
Benim yazacağım kitap masalları yada olması gerekeni değil olanı anlatmalı. Bunu yap bunu et diye emir içermemeli yada öğüt vermemeli, hayatın gerçeklerini olduğu gibi göstermeli. Lakin ümitsizlik kapısı olmamalı, düşmeyi anlattığı gibi ayağa da kalkmayı da anlatmalı.


Kime İthaf Olurdun?
Bir konuşup iki dinleyen sabırlı insanlara ithaf olunur.


Kapak Resmi?
Yazının başında mevcut.


Önsözünde Neler Yazardı?
Mahalledeki teyzeden tut balkondaki çiçeğe kadar sordun, hepsini  bir kenara bırak da sen nasılsın? Yüzüne yine o hafif tebessümü kondurmuşsun ama ne fayda gözlerinin içi gülmedikten sonra. Aklından geçenleri tek tek okuyabilsem keşke, ya seninle birlikte o kelime yığınında kaybolurum ya da beraber gülümseriz en içten haliyle...


Arka Kapak Yazısı Ne Olurdu?
İnsanoğlunun en sevdiği cümlelerden biridir ''İstersen başarırsın'' bu uğurda farkında olmadan neleri feda etmedik ki. En çokta kendimizi... O değilde sen nasılsın?


Bir süredir blogları düzenli olarak takip edemediğim için bu mimi kim yaptı yada yapmadı bilmiyorum. O yüzden Bez Cadıları, Çizgili Fil, Toprak İşçisi bu mimi daha önceden yanıtlayan varsa pas geçin bu yazıyı canlar;)

Not 1: Hayali kitabımın kapak tasarımı bana aittir.
Not 2: Kitap kapağının hemen altındaki sayı kırk bir kere maşallah manasında kapağa özenle yerleştirilmiştir:))))

Bu arada herkese hayırlı ramazanlar,
selametle kalın...

12 06 2015

Mütemadiyen Can Sıkıntısı


Şu an ki ruh halim ''Saldım çayıra Mevlam kayıra'' cinsinden. Sırf bu uğurda bloğun bütün ayarlarını bozdum (hiç zor olmadı). Tasarımıydı ince ayarıydı uzun iş o yüzden şimdilik böyle kalsın, kendimi toparladığımda bloğuda toparlıcam inşallah.  

Biraz önce nette gezerken aşağıdaki yazıya denk geldim çok hoşuma gitti. Kim ne derse desin seviyorum böyle hazır cevap insanları (Tabi saygısızlıkla hazır cevaplılık arasındaki ince çizgiyi iyi ayarlamak lazım) Ben deniz ufaktan kaçar sağlıcakla kalın...


Bir üniversitenin kütüphanesinde oğlan kızın masasına yaklaşarak yavaşça sorar:
"Yanınıza oturabilir miyim?"
Kız, yüksek sesle yanıt verir:
"Gecemi sizinle berbat etmek istemem..!"

Kızın sözlerini herkes duymuş, başlarını kaldırmış, dik dik ayaktaki oğlana bakmaktadırlar. Oğlan çok utanır ve hiçbir şey diyemeden, şaşkın şaşkın kendi masasına geri döner. Birkaç dakika sonra kız yerinden sessizce kalkar, oğlanın masasına yaklaşır ve ona yavaşça şöyle der:
"Ben psikoloji öğrencisiyim; demin, şaşıran bir erkeğin nasıl tepki vereceğini öğrenmek istemiştim; bu arada sizi de herkesin önünde biraz utandırdım sanırım, özür dilerim!"

Bu kez oğlan yüksek sesle yanıtlar:
"Bir geceliğine 200 dolar mı? Çok para..!"

Oğlanın dediklerini de yine herkes duymuştur ve bu kez ayaktaki kıza dik dik bakmaktadırlar, oğlan şoka girmek üzere olan kızın kulağına yaklaşıp şöyle fısıldar:
"Ben de hukuk öğrencisiyim; çevreye birini suçluymuş gibi nasıl gösterebilirim öğrenmek istemiştim, özür dilerim!

26 05 2015

Yeni Yetme Kore Dizileri

Yeni başlayan ve devam eden Kore dizilerden göz attıklarımı kısaca yazayım. Sözde dizi izlemiyorum ama isimleri sıralayınca listemin yine ne kadar kabarık olduğunu farkettim. Birazdan bahsedeceğim dizilerin sadece bir kaç bölümünü izledim, bu nedenle yazacaklarım ilk izlenimlerimdir ileriki bölümlerde ne olur bilemem. Bu ayrıntıyı dikkate alarak okuyunuz. Finaline kadar kendini izlettiren dizileri ayrı ayrı yazı yazarım inşallah, diğerleri bu yazıyla birlikte hafızamın derinliklerine gömülecektir:)


Sensory Couple


Erkek baş rolümüz kız kardeşinin öldürülmesi üzerine polis olur ve kardeşinin katillerini aramaya başlar. Kadın baş rolümüz ise isim benzerliğinden dolayı öldürülmekten kurtulur. Her iki baş rolümüzde geçirdiği travmadan dolayı biri fiziksel acıyı hissetmemekte diğer ise kokuları görebilmektedir.

Bu diziye sırf  Yoochun şukelası var diye başladım. Haksızlık etmek istemem ama sevmedim yahu, bir şeyler eksik bu dizide zira izlerken sıkıldım. Sonuç olarak izlemeyi bıraktım.


Who Are You - School 2015


Lisede öğrenciler arasındaki şiddeti konu alan gençlik dizisi.

 Minnak olmasına rağmen yaşından çok dizide oynayan Kim So Hyun kızımızı severim, zaten dizinin yıldızı da o. Resimde görünen sarı kafa Yook Sung Jae, Plus Nine Boys dizisinde oynayan benim tabirimle köpek yavrusunu burada da görünce pek sevindim. Lakin bu velet  Reply 1994 dizsinde de oynamış. Ben niye hatırlamıyorum yahu, rolü çok mü küçüktü acep. Bu veledi Reply dizisinde hatırlayan varsa hangi roldeydi hayrına biri söylesin! School dizisine gelecek olursak konu ilgi çekici, oyuncular fena değil. Sonuç olarak izlemeye devam.

Güncelleme:
Dizi bir çok kişi için güzel olabilir ama konunun gidişatıyla beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Çerezlik diziler kategorisine girdi maalesef.

Falling for Innocence


Şirkette yönetici olan ve soğuk tavırlarıyla tanınan Kang Min Ho, kalp ameliyatı olarak sağlığına kavuşur. Lakin ameliyattan sonra daha önce olmayan alışkanlıklar edinir ve farklı davranmaya başlar.

Neden bu kadın ya! Allah sahibine bağışlasın lakin bu kadını da oyunculuğunu da sevmiyorum, tek kelimeyle donuk. Bütün olumsuzluklara rağmen Jung Kyung Ho'nun oyunculuğu yine şahane. Sonuç olarak izlemeye devam.

Güncelleme:
Güzelim diziyi kadın başrol batırdı yine. Bir insanda hiç mi mimik olmaz yahu! Kyung Ho'nun hatırı için bile devam edemedim maalesef.

Let’s Eat 2


Doo Joon yeni komşularıyla ve yeni yemeklerle maceraya kaldığı yerden devam ediyor.


Devam ediyor dediğime bakmayın ilk sezonla aynı olan tek oyuncu Doo Joon geriye kalan bütün oyuncular değişmiş. Gerçi ben bu dizisi sırf yemekleri için izliyorum o yüzden değişiklikler beni pek ilgilendirmiyor:)) Benim gibi kilo almada sorun yaşayanlar için bu dizi birebir. Acıkmadığınız da açın bir yemek sahnesi izleyin, tabi sizde yanınıza yiyecek bir şeyler almayı unutmayın. Dizi yayınlanan son bölümlerinde klasik kore dizilerine doğru kaysa da benim izleme amacım hala değişmedi. Sonuç olarak yemek sahnelerini izlemeye devam.

Güncelleme:
İlk seriye göre daha çok sevdim bunu. Arada sıkıcı sahneler gelse de yinede izlettirdi kendini. Konu güzel, başroller uyumlu... Lakin bu dizi herkesin sevebileceği harika bir dizi de değil onuda söyleyeyim yani ;)

Warm And Cozy


Farklı amaçlarla ve umutlarla Jeju adasına yerleşen iki arkadaşın maceralarını anlatan bir dizi.

Bu dizinin ilk bölümü çok saçmaydı ya! İkiz kardeş muhabbeti o kadar saçma bir şekilde anlatılmış ki bir ara bırakıyordum diziyi. Sonra bir izledim devamı geldi, güzel olduğundan mı? Bilemicem, henüz herşey için çok erken. Yinede izlettiriyor dizi kendini. Yada Yoo Yun Suk sayesindedir:) Sonuç olarak izlemeye devam.

Güncelleme:
Bu dizinin yan karakterlerine ba-yıl-dım, çok eğlenceliler. Ama başrol için aynı şeyi söyleyemeyeceğim zira aynı konuları başa sarıp durdular. Güzelim dizi çerezlik kategorisine emin adımlarla ilerliyor.

Şimdilik bu kadar
sağlıcakla kalın...

24 05 2015

♫Akşam Olur Karanlığa Kalırsın♫

Bir türkü bu kadar güzel olup da her söyleyene yakışabilir mi! Hala dinlemekten bıkmadığım çok güzel bir türkü ''Akşam olur karanlığa kalırsın''. Bilmiyorum sadece ben mi bu kadar etkileniyorum ama bu türküyü her dinlediğimde içim cız ediyor. Türkünün sözlerini yazan kişinin ağıdını en derinden hissediyorum... 


Eylem Aktaş yorumuyla Akşam Olur Karanlığa Kalırsın



Akşam olur karanlığa kalırsın
Derin derin sevdalara dalarsın
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Beni koyup yad ellere varırsın
Sana zulüm bana ölüm değil mi
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Bülbül ne ötersin yuvan mı yoktur
Yoksa benim gibi sevdan mı çoktur
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Sar'altın yaptırsam yarin boynuna
Vallah güzellerin düşmanı çoktur
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Odası toz olmuş dolabı duman
Uyan kömür gözlüm uykudan uyan
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Ellerin elime değdiği zaman
İster ölüm olsun ister ayrılık
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

23 05 2015

Leyla ile Mecnun - Aaja Nachle


Aaja Nachle 2007 yapımı, müzikal ağırlıklı bir Hint filmi. Bende yıllar önce izleyip bir kenara attım lakin video siteleri devamlı bu filmin şarkılarını karşıma çıkarıp duruyor, madem bu film peşimi bırakmıyor bloğa da yazayım tam olsun dedim.

Konusu: Sevdiği adamın peşinden amerika'ya giden Dia(Madhuri Dixit), dans hocasının hastalandığını duyunca kasabasına geri döner. Geldiğinde dans etmeyi öğrendiği Aaja Nachle adındaki açık hava tiyatrosunun yıkılıp yerine alışveriş merkezi kurulacağını öğrenir. Buna mani olmak için harabeye dönmüş sahneyi tekrardan canlandırmaya çalışır...

Film güzeldi ama illa izleyin diyeceğim bir yapım değil yani klasik hint filmlerinden biriydi. Filme dair belkide tek artı şarkılar ve dans gösterileriydi.

Hala izlememiş ve izleyecek olan varsa bundan sonrasını okumasın!

Hint yapımları zaten şarkısız-danssız olmaz. Filmin türünde müzikal yazısını görünce ''Daha ne kadar ileri gidebilirler ki'' dedim ve cevabımı aldım. Tek kelimeyle ba-yıl-dım filme değil, filmin sonunda gösterilen Leyla ve Mecnun müzikaline! Şarkı, sözleri, oyuncular, dans, kıyafetler, görsel efektler çok sevdim ya. Belkide bu kadar güzel olmasını beklemediğimdendir.

Filmde söylenen diğer şarkılarda güzeldi ama benim aklım Leyla ve Mecnun da kaldığı için onları es geçiyorum. Gösterinin Türkçe alt yazılısını aradım ama ne hikmetse bizimkiler en baştan çevirmemiş(yada ben bulamadım) buradaki videodan yarısını alt yazılı izleyebilirsiniz. Ben yinede orijinalini ekliyorum, gösteriyi tekrardan izlemek isteyenlere iyi seyirler...


20 05 2015

İzmir'in Havasına Güven Olmaz!

Dünya üzerinde yaşanan bütün hava olaylarını İzmir de bir günde yaşayabilirsiniz. Bu nedenle ''İzmir'in havasına güven olmaz.'' diye boşuna demiyorlar. Misal bugün evden çıkarken tam bir yaz havası vardı. Haftalar öncesinden yazlıkları çıkardığımız için millet(bende dahil) incecik elbiselerle dışarı çıkmış. Alsancak'a bir geldim saniyeler içinde dolu ile birlikte sağanak yağış başladı. Öyle kötü bir yerde yakalandım ki otobüs durağından başka sığınacak bir yer yoktu etrafta, haliyle o şiddetli yağmur başımdan aşağı bir güzel yağdı. Dolu o kadar büyük ve şiddetliydi ki bütün taksi ve otobüsler arabaların ön camları kırılmasın diye durmak zorunda kaldılar. Yarım saat içinde bütün yollar su gölüne döndü. Tepeden tırnağa ıslansam da insanüstü çaba harcayarak kendimi metroya attım çok şükür. Böyle şiddetli bir yağmuru en son on dört sene önce yaşamıştım, biran gök delindi zannettim öyle feciydi...


Not: Resimler alıntıdır... Resim çekecek zamanım yoktu canımı kurtarmakla meşguldüm:)

Lakin işin komik tarafı, metroya bindikten üç-dört durak sonra insanlar acayip acayip bakmaya başladı. 'Lan bunların dertleri ne'' derken milletin kupkuru olduğunu farkettim! Meğersem Alsancak da kıyamet koparken Buca da yağmur saniyelik çiseleyip gitmiş:s Bazıları bana bakıp ''Kız sırılsıklam olmuş hayırdır yağmur mu yağmış!'' diyenler vardı ya:( Oğlum ben orada ölüm-kalım savaşı verdim hatta bir ara otobüsler çalışmazsa korkusu yaşadım bunlar neyin kafasında... Demem o ki İzmir böylesine renkli bir şehir, metroya bindiğinizde yazı yaşarken indiğinizde kışın ortasında kalabilirsiniz. Biz bile hala bu duruma ayak uyduramazken şehre yeni gelenlerin Allah yardımcısı olsun ;)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...