14 12 2014

Hyde Jekyll, I ~ Hyun Bin Sonunda Sahalara Geri Dönüyor!



Hyun Bin şukelası uzunnn bir aradan sonra sahalara dönüş yapıyor millet! Gül cemalini en son 2010 yılında Secret Garden dizisinde görmüştüm selvi boylumun. Bu zamana kadar izlediğim en eğlenceli dizilerden biri olarak tarihe geçen Secret Garden dizisini Hyun Bin de çok sevmiş olucak ki o gün bu gündür diziye tövbe etti adam. Arada dört tane film çekti ama hiçbirini izlemedim, merakla müjdeli haberi bekliyordum ki sonunda dizi camiasında takrar adı duyuldu;)

Dizimizin ismi Hyde Jekyll, I...
Konusu:  Han Geu-Roo iki farklı kişiliğe sahip bir adama aşık olan bir kadındır. Onun kişiliklerinden biri Ji Gil'dir. Ji Gil (Hyun Bin), soguk bir kişiliğe sahip bir yazardır. Adamın diğeri kişiliği ise Ha Yi-Doo'dur. Ha Yi-Doo (Hyun Bin), tatlı ve masum bir kişiliğe sahiptir. (Konu alıntıdır orijinal yazı için tık tık)

Anladığım kadarıyla dizi abd yapımı bir filmden uyarlama, aynı film ülkemizde de İki Ruhlu Adam adıyla gösterime girmiş. 20 bölüm olarak planlanan dizi, tür olarak fantastik-romantik-komedi yani bir dizide isteyebileceğim bütün türler mevcut. Hele de Secret Garden de kadın rolüyle kalbimde taht kuran Hyun Bin den bu dizide de üstün performans bekliyorum;) İşin diğer güzel yanıda dizinin kadın oyuncusu Çatı Katı Prensi'nden tanıdığımız Han Ji Min hatunu. Kadın hem çok sevimli hemde oyunculuğunu seviyorum bakalım Hyun Bin ile nasıl bir çift olucak.

Dizimiz Pinokyo adlı dizinin hemen bitiminde yani Ocak 2015 de başlıcak inşallah. Büyük merakla beklemedeyim...

27 11 2014

Sevilesi Güney Kore Dizileri 3


Şu sıralar içimde bir gram yazma isteği yok. Çok sevdiğim şeyleri kısada olsa yazayım diyorum ama başlığı yazmamla sıkılmam bir oluyor hal böyle oluncada caaanım yazılar taslaklarda çürüdü. Madem tek tek yazamıyorum en azından bu senenin sevilesi güney kore dizilerinin listesini kaldığımız yerden devam edeyim.

Bu sene, güney kore dizileri açısından kaliteli bir o kadar da hayal kırıklığıyla geçti. Hem konu itibariyle hem oyuncularıyla hemde kalitesiyle birbirinden güzel iki dizi yayınlandıktan sonra bi duraklama oldu. O kadar harika oyuncular ne idüğü belirsiz dizilerde harcandı. En azından benim nazarımda öyle, bir ara izleyecek güzel dizi bulamayıp kendimi tamamiyle hintlilerin içine atmıştım. Neyseki bu aralar güzel yapımlar çıktıda geri özüme döndüm:)  

Bu sefer liste çok kısa olacak dediğim gibi çok sevdiğim diziler bu sene cidden azdı. Yıl bitmeden kaliteli yapımlar çıkarsa güncelleme yaparım. 

Not 1: Her listede dediğim gibi bu seçimler keyfim ve kahyasının ortaklaşa kararıdır.

Not 2: Canlar çok sevdiğimi söylediğim halde dizinin ismi listede yoksa eğer, bu dizinin liste yapıldıktan sonra yayınlanmaya başlamasından dolayı diğer seneye sarkmıştır. Yani blogdaki yazıların tarihlerine dikkat edin.

******

You Who Came From the Stars


Do Min Joon (Kim Soo Hyun) 400 yıl önce uzaydan dünyaya gelmiş ve bazı nedenlerden dolayı gezegenine tekrar dönememiş olağanüstü bir varlıktır:) Yıllarca görüntüsü değişmeden insanların arasında yaşayan Do Min Joon kendi gezegenine geri dönmesini sağlayacak yıldızın dünyaya yaklaştığını öğrenir. Bu sırada ünlü oyuncu Cheon Song Yi (Jeon Ji Hyun) ile tanışır ve olaylar gelişir... 21 bölümlük romatik-komedi-fantastik türünde bir dizidir.

2013'ün aralık ayında başlayıp bu seneye sarkan ve yıla damgasını vuran şahane bir dizi! Konusu, oyuncuları, replikler, şarkılar, kıyafetler, kötü adamı ayy bu dizide herşey çok güzeldi yahu:) Kim Soo Hyun genç yaşına rağmen çok güzel oynadı zati ondaki o donuk ifadeler rolüne cuk oturdu, Jeon Ji Hyun hatununu bu dizide daha bi sevdim. O mimikleri, ses tonunu başkası yapsa dönüp bida yüzüne bakmazdım lakin bu kadın bu rolle kendini çok sevdirdi. Son olarak o kötü adam ahh ahh çok iyi oyuncu yahu helal olsun. Canlar diziyi hala izlemeyen varsa kesinlikle izleyin cidden çok iyiydi;)



***

It's Okay, That's Love



Takıntıları olan başarılı bir yazar Jang Jae Yeol, psikiyatrist olan sivri dilli kızımız Ji Hye Soo ile bir televizyon programında karşılaşırlar. Bu saatten sonra kimin hasta kimin doktor olduğu önemini yitirecek ve birbirlerinin derdine derman olacaklardır... 16 bölümlük psikolojik-romantik-komedi türünde bir dizidir.

Yine bu yıla damgasını vuran şahane bir dizi daha. Yanlış ifade etmek istemem ama; konunun işlenişi, replikler ve oyuncuların kimyası bakımından en doğal ve gerçekçi diziydi bence. Sanırım daha orta yaş grubuna hitap eden bir dizi olduğu için masalsılıktan uzak daha gerçekçiydi yada bana öyle geldi, herneyse kısaca bu diziyide çok sevdim;) Ayrıntılı yazı için tık tık.

***

Liar Game


Liar Game yalan üzerine kurulmuş bir yarışma programıdır. Rakibini kandıran, en iyi yalan söyleyen ve zekasını kullanarak rakiplerini eleyen büyük ödülü alacaktır. Yarışmanın en önemli kuralı ''Asla kimseye güvenme'' 12 bölümden oluşan gizem-zeka türü bir dizidir. (Zeka diye bir tür yok ama bu diziyede kalkıp romantik dersem ayıp ederim:))

Yine şahane bir dizi daha! İlk olarak mangadan Liar Game adıyla japon dizisine uyarlandı daha sonrada kore versiyonu geldi. Ben japon versiyonunu henüz izlemedim ki iyikide izlememişin yoksa dizi bu kadar heycanlı olmazdı. Zira her bölümde öyle akıl oyuncları dönüyor ki noldu nolcak diye meraktan çatlıyor insan. Ve değinmeden edemicem sen nasıl muhteşem bir psikopatsın ey kötü adam, oyunculuk cidden muhteşem;)

***

Pinocchio 


Pinokyo sendromu olan Choi In Ha (Park Shin Hye) ne zaman yalan söylese hıçkırık tutar, yalan söyleyemediği için bir çok iş görüşmesinde başarısız olur. Geçmişte muhabirlerin yaptığı yalan haber nedeniyle ailesi dağılmış olan Choi Dal Po( Lee Jong Suk ) yalan haberi yapanlardan intikam almak istemektedir. Romantik-komedi-dram türündeki dizi 20 bölüm olarak planlanmış ve hala devam etmektedir.
 Bir kez daha uyarayım dizi yeni başladı ve hala deva ediyor yani finale kadar aynı güzellikle götüreceklermi muamma. Eğer sonlara doğru batırırlarsa listeden çıkarırım ama dizi öyle güzel başladı ki listeye eklemeden kendimi alamadım;) Sizi bilmem ama Park Shin Hye hatununu gram sevmem, sanırım oynadığı karakterlerden kaynaklı olarak bir türlü yıldızımız barışmadı. Bu diziyle birlikte bu kızın rol yapabildiğine şahit oldum demekki bu hatuna öyle mıy mıy aman sevimli kız rollarindense burdaki gibi daha gerçekçi ve azcıkta çatlak roller verilmeliymiş;) Umarım dizi bu güzellikte devam eder...

***


Aklıma gelen ve severek izlediğim diziler şimdilik bu kadar canlar. Elbetteki başka dizilerde izledim ama çoğunu tamamlayamadım bile. Misal izleyipte listeye almak istemediğim diziler şöyle;

You’re All Surrounded: Cha Seung Won ve Lee Seung Ki gibi iki şahane ve şebelek oyuncu ancak bu kadar harcanabilirdi:( Ne umutlarla başlamıştım diziye ama hayal kırıklığı yaşadım, tamam dizi güzel ama sadece o kadar...

Fated To Love You: Tayvan versiyonunu izlediğim için konusunu ve gidişatını biliyordum yinede oyuncular güzel olunca izleyeyim dedim. Lee Gun'un absürt mimik ve hareketleri başta sevimli geldi ama bölümler ilerledikçe sıkmaya başladı helede kızın o mıy mıylığı ay fenalık geldi devam edemedim...

Trot Lovers: Bu dizi için diyeceğim iki husus var birincisi; trot şarkıları ne güzelmiş yahu valla bayıldım, diziyi sırf şarkıları dinlemek için devam ettim desem yeridir. İkincisi; dizideki küçük kız kardeş, sen ne kadar akıllı ve sevimli bir şeysin Allah herkese senin gibi kardeş nasip etsin:)

Flower Grandpa Investigative Team: Konu olarak çok farklıylı, bu zamana kadar aynı anda bu kadar harobojiyi(büyükbaba) bir arada izlememiştim:) Güzeldi hoştu şahsen ben sevdim hatta son bölümüne kadar izledim ama herkesin sevebileceği bir dizi değildi.

Modern Farmer: Lee Hong Ki şukelasının ''Kençanayo, kençanayo''(sorun değil) repliğiyle kalbime taht kursada, diziyi izlerken gülsemde başrol oyunculuarın arasındaki yaş farkı ve uyumsuzluğu öyle rahatsız ediciki bir türlü izlemek içimden gelmiyor...

Şimdilik benden bu kadar 
seneye serinin dördüncü yazısında görüşmek üzere
sağlıcakla kalın;)



Güncelleme:
Plus Nine Boys dizisinide sevdim, finalini yaptıktan sonra tekrar güncelleme yaparım;)

31 10 2014

Benimkide Laf Olsun İşte...





Dört ay önce denetimsizlik ve taşeronların aç gözlülüğü yüzünden Soma’da yaşanan maden faciası nedeniyle 301 can gitti. Daha bu yaralar sarılmadan suçluların cezası verilmemişken yeni bir doğal afet(!) meydana geldi ve 18 vatandaşımız madenin bilmem kaç metre derinliğinde sular altında kaldı. Dört gündür olayları yakinen takip eden bilmem ne bakanımız ‘’Valla bizde güvenliği olmayan madenlerin açılmasını istemiyoruz ama napak elimizden bişi gelmii’’ dedi. Madenlerin açılmasını onaylayan devlet erkânından bile daha söz sahibi bu elli kişinin kimliği açıklansın lütfen ama bunu yaparken masum insanlarında isimleri arada kaynamazsa pek bi seviniriz. Bir tarafta dört gündür canla başla 18 vatandaşımız kurtarılmaya çalışırken diğer tarafta dört saniyede 18 vatandaşımız yine dikkatsizlik ve aç gözlülük yüzünden minibüs kazasında öldü…

Devamlı artan vergilerle imanımız gevrerken devlet baba bu duruma bir açıklık getirdi ‘’Sadece vergilerle çözüm süreci hızlanmaz bu işi yayarak kar'a geçmemiz lazım’’ dedi ve kendini özel sektör zannederek elimizdeki kartları değiştirmeye başladı. Ehliyetten sonra şimdide her vatandaşın sahip olması gereken, en doğal haklarından biri olan ve 2 liraya mal edildiği açıklanan kimlik kartlarını 18 lira vererek pek kıymetli vatandaşlardan değiştirmeleri isteniyor. Aradaki farkı bulup, yeni doğan bebeğin bile kimlik kartı olduğunu düşünerek bulduğunuz farkı ülke nüfusuyla çarpın bi zahmet zira benim matematiğim yetmiyor. Birde bu TL’cikler bize yol ve su olarak geri döncek mi?!

Sokakta gezerken karşılaştığım on kişiden biri Suriyeli ya da başka bir millettendi şimdi bu sayı beşe yükseldi. Evet biz yardımsever bir ülkeyiz ve bu uğurda harcanan milyonlarca lira benim adıma helali hoş olsun lakin işin rengi bambaşka. Binlerce kişiyi ülkemize sokup tek bir yerde muhafaza etmek yerine ülke geneline yayarak sosyal ve ekonomik dengeler altüst edildi. En basitinden; işsizliğin fazla olduğu ülkemizde asgari ücretle zor bela geçinmeye çalışan işçilerimiz çıkarılarak yerlerine kimlikleri olmadığı için sigorta yaptırılmayan ve karın tokluğuna çalışan sığınmacılar alındı. Lakin onlarında işten çıkarılmasına pek az kaldı yakında karın tokluğundan bile daha az maaşla çalışacak Bangladeşliler ülkemize gelicekmiş. Sizde gelin canlar gelin çekinmeyin…

İsimlerini bile anmak inanın içimden gelmiyor ama yapılanları gördükçe yazmadan da duramıyor insan. Kobani’yi mahne ederek özelliklede doğu bölgemizi birbirine katan kendini bilmezler şimdide Diyarbakır da bir caddeyi keserek gelen geçenden kimlik sormuşlar bak sen! Tabi su sırada bir çok ilimizde protesto adı altında eylemler yapılıp yine kamu mallarına zarar verilerek yerli esnafı canlarından bıktırıyorlar. Bilmem ne genel başkanıda çıkıp ‘’Şiddetten uzak ve barışçıl bir eylem’’ yapalım tarzı bişi söylemiş, ayyy yesinler senin şiddetten uzak barışçıl eylemini! Yıllardır görüyoruz zaten ne kaaa barışçıl olduğunu…

Tüm bu gelişmelerin ışığı altında toplanan MGK (Milli Güvenlik Kurulu) 10 saat 25 dakikalık toplanma süresiyle tarihimizde bir rekora imza attı. Kapalı kapılar arkasında bunca saat ne konuşuldu diye merak ediyor insan haliyle, yapılan açıklama aynen şöyle “Ülkemizin güvenliği, halkımızın huzuru ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar ayrıntılı olarak görüşülmüştür. Bu kapsamda milli güvenliğimizi tehdit eden ve kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlarla yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır” Yani demem o ki Hakkari’de üç askerimiz şehit edilirken, Diyarbakır’da pazarın ortasında hamile eşinin gözü önünde başından haince vurularak şehit edilen astsubayımız dururken rekor kırarak bilmem kaç saatlik yapılan GÜVENLİK toplantısından çıka çıka ‘’Paralel yapıyla mücadele kararlılığı’’ çıkması... 

Neyse canlar sağlıcakla kalın dicem ama 
sağ da kalamıyozki!

8 10 2014

Sevilesi Hint Filmleri



Çok severek izlediğim yapımları anlatmakta pek bi zorlanırım, sanırım bu şukela yapımlar için hangi kelimeleri yazarsam yazayım hep yetersiz kalıyor. Bu yüzdendir ki çok çok severek izlediğim Hint filmlerini tek tek anlatmak için çırpınmaktansa tek bi sayfada derleyip toparlıcam inşallah.

Filmlere geçmeden önce hemen belirteyimki bu listedekiler benim bu zamana kadar izlediğim hint filmleri arasında ilk sırayı zorlayanlar. Yani keyfim ve kahyasının ortaklaşa hazırladığı bir liste. ''Şu film nasıl bu listede olmaz'' diyebilirsiniz lakin zevkler ve renkler meselesi canlar.  Misal Aamir Khan'ın Fana yada Ghajini filmleri için millet ölüp bitiyor ama benim için ikinci sırada gelirler zira gönlümde Taare Zameen Par ve 3 Idiots filmlerini asla geçememişlerdir.

Bu hint filmleri yazısını üç seri halinde yazmayı planlıyorum. İlki şimdi yazıcam çok severek izlediklerim. İkincisi yine çok severek izlediklerim ama bazı nedenlerden ikinci sıraya düşenler. Üçüncüsü ise klasik hint filmleri diye tabir ettiğim filmlerin içinden yine severek izlediklerim olucak. Şimdiden planımı yapayımda vazgeçmeye falan kalkarsam hiç değilse buraya yazdım deyip utanır yazarım;)

Not 1: Hint filmlerine yeni başlıyorsanız ilk olarak bu filmleri izlemeyin canlar. Hatta baya bi geciktirin zira bunları izledikten sonra insanın kalite anlayışı çok yüseklere çıkıyor hal böyle oluncada diğer filmleri bir türlü beğenemiyoruz. Benden uyarması;)

Not 2: Filmler arasında herhangi bir sıralama yoktur hepsi benim canlarım:)


~~~~~~~~~~

Taare Zameen Par / Yerdeki Yıldızlar


İshaan (Darsheel Safary) yaşıtlarının aksine okumada ve yazmada oldukça zorluk çeken yaramaz bir çocuktur. Öğretmenlerinden ve komşulardan gelen şikayetlere dayanamayan ailesi onu yatılı bir okula yazdırır. Okula ve yeni çevresine uyum sağlayamayan İshaan gittikçe içine kapanır ve herkesle iletişimi keser. Ta ki küçük çoçuğun hayatını değiştirecek resim öğretmeni Ran (Aamir Khan) gelene kadar...

Bu filmi Aamir Khan var diye izlemiştim ama Aamir'cim olaylara filmin yarısından sonra dahil oluyor. Lakin o zamana kadarda yokluğunu pek çekmedim açıkçası çünkü filmi asıl alıp götüren küçük oyuncu Darsheel Safary idi. Bu yaşta böylesine bir oyunculuk cidden çok çok iyiydi.

~~~~~~

  3 Idiots / 3 Aptal


Hindistanın en iyi mühendislik okuluna kapak atan üç kafadarın başından geçen olayları espirili bir şekilde anlatılmakta. Aslında bizim ülkemizde de benzer sorunları olan eğitim sistemini ve bu sistemle yetiştirilen geleceğin gençlerini bir güzel irdelemektedir.

''...Ve kaderim belli olmuştu,
ne olmak istediğimi kimse sormadı''

Yine bir Aamir Khan filmi! Eğitim sisteminin aksaklıklarını eğlenceli bir şekilde irdeleyen çok güzel bir yapım. Zaten bu ilk iki film Türkiye'nin bir çok yerinde eğitim amaçlı okullarda izlettiriliyor ve ünlerini sonuna kadar hakediyorlar.

~~~~~~

Guzaarish


Ünlü sihirbaz Ethan (Hrithik Roshan) bir gösteri sırasında düşerek boynu kırılır ve belden aşağısı felç olur. Doktorların yaşamaz dediği adam tam on dört yıl boyunca yatağa mahkum olarak hayatta kalır. Yazdığı kitaplarla ve evinden yayınladığı radyo programıyla topluma örnek olur. Lakin yıllar geçtikçe sağlık sorunları ve maddi sıkıntılar artar. Artık çevresindeki insanlara bağımlı olarak yaşamak istemeyen Ethan mahkemeye başvurarak ötenazi olmak ister...

 ''Eğer yaşamak haksa, ölmekte hak olmalı''

Hrithik Roshan'ın devleştiği, oyunculuk budur dedirttiği bir film. Yine sosyal içerikli şahane bir yapım. Filmi izlerken kesin bir yargıya varamıyor insan, bir taraftan Ethan'a hak verirken hemen arkasından diğer düşünceninde doğru olduğunu farkediyorsunuz. Ve  Aishwarya Rai sen ne güzel bir kadınsın yahu;)


~~~~~~

My Name Is Khan / Benim Adım Khan


Rizvan Khan (Shahrukh Khan) annesinin çabalarıyla büyütülmüş bir otizm hastasıdır. Annesi ölünce Amerika'daki kardeşinin yanına gider. Kardeşi sayesinde kozmetik ürünleri satmaya başlayan Khan, Mandira'yla (Kajol) tanışır ve aşık olur. Hindu olan Mandira aynı zamanda dul ve bir çocuk sahibidir ama herşeye rağmen bu iki çift evlenirler. Ülkede 11 Eylül saldırılarından sonra müslümanlara karşı olumsuz bir tavır takınılır. Mandira'nın oğluda aynı nedenden dolayı öldürülür. Bu olaylan sonra ikilinin hayatı kabusa döner Mandira Rizvan'ı terkeder. Rizvan'ın eve tekrar dönebilmesinin tek şartı ise ABD başkanına gidip kendisinin terörist olmadığını söylemesidir...

 ''Din kriter değildir, insanlık kriterdir.''

Hindistanın en ünlü çiftlerinden Shahrukh ve Kajol'un başrollerini oynadığı yine sosyal içerikli bir film. ''Benim adım Khan ve ben terörist değilim'' sloganıyla batının Müslümanlara bakış açısını çarpıcı bir şekilde anlatan güzel bir yapım.

Not: Khan soyadını Hindistan da sadece Müslümanlar kullanır.


~~~~~~

Black / Siyah  



Bebekken geçirdiği bir hastalık nedeniyle sağır ve kör olan Michelle (Rani Mukherjee), çevresiyle iletişim kurmakta zorlanır. Kendi karanlığında çırpınan Michelle bütün öfkesini çevresinden çıkarmaya başlar. Aileside kızlarına yardım edemeyince öğretmen tutarlar ama gelenler kızımızın karanlık dünyasını aydınlatamaz. Ta ki yeni öğretmen Debraj (Amitabh Bachchan) gelene kadar. Debraj ya bu zifiri karanlığa ışık tutucak yada kendi de bu karanlıkta kaybolacaktır...

“Ona sözcüklerden bir kanat takacağım Bayan Nair, uçmayı öğreteceğim...”

Benim nazarımda Rani Mukherjee şukelasının devleştiği yapımdır. Bu kadını severim ama oyunculuğunu bu kadar güzel konuşturduğu başka bir filmi yok bence.

~~~~~~

Barfi


Doğuştan sağır ve dilsiz olan Barfi (Ranbir Kapoor), annesini küçük yaşta kaybetmiş ve babası tarafından büyütülmüştür. Yaşamındaki bütün olumsuzluklara rağmen hayatı dolu dolu yaşamayı başaran Barfi, şehre yeni taşınan bir kıza aşık olur. Fakat ailesi kızlarını normal(!) biriyle evlenmesini istemektedirler. Otistik olan çocukluk arkadaşı Jhilmil'in (Priyanka Chopra) de olaylara dahil olmasıyla işler karmaşık bir hal alır...

 ''Aşkın dile ihtiyacı yoktur.''

Ranbir Kapoor sen ne kaa mükemmel bir oyuncusun! Sıfır replikle duygu ve düşünceler ancak bu kadar güzel ve eğlenceli anlatılabilir.  Priyanka Chopra da beni şaşırtarak çok güzel oynamış rolünü lakin bu filmin yıldızı kesinlikle Ranbir'di.

~~~~~~~~~~

Not 3: İsimleri yazarken farkettimki ben en çok içinde hastalık konusu barındıran filmleri çok sevmişim. Halbuki öyle çok ağlak yapımları izleyemem. Ama hintli oyuncular özelliklede böyle zor rolleri öyle güzel, doğal ve içten oynuyorlarki bazen bunun bir film olduğunu unutuyor insan...

(Vallahi son) Not 4: Yeni izlediklerim arasında yine çok severek izlediğim yapımlar olursa liste güncellenecektir.



Kalın sağlıcakla...

26 09 2014

Eylem Aktaş ♫♫♫


Selam canlar bu aralar can sıkıntısının dibine vuruyorum. Üzerimdeki baskı arttıkça bendeki sinir katsayısıda artıyor, bu gibi durumlarda en iyi kafa dağıtma yöntemi tabiki YouTube:) Boş işler uzmanı olarak o video senin bu video benim gezip duruyom, bi faydasını gördüm mü kesinlikle hayır ama napcan canlar elimdeki asıl işleri yapmamak için kendime bir bahane bulmam gerekiyodu...

Neyse işte bol bol video izledim ve sizlere gerekli gereksiz bi sürü video buldum, taslaklara hepsini kaydettim deli damarım atıp silmezsem sırayla yayınlıcam inşallah. Öncelik Eylem Aktaş'ın, ben bu kadının sesine bayılıyorummm yahu. Maşallah kadında öyle güzel, sade ve dokunaklı bir ses var ki işte Allah vergisi dedikleri bu olsa gerek. Youtube de fink atarken eski şarkılarından birine denk geldim mazi gözümde canlandı be. Eylem Aktaş, yayınlandığı dönemde çok sevilen dizilerin şarkılarını söyledi misal Hatırla Sevgili gibi. Ki bence o dizinin bu kadar ses getirmesinde şarkıların rolü büyüktü zira üzerinden kaç sene geçti ama şarkıları hala dinlerim. Asi dizisinin Gururu Yenemedik şarkısıda öyle, her iki diziyide şöyle böyle izlemişimdir ama bütün şarkılarını ezbere bilirim. Cidden çok güzel seslendirmiş Eylem Aktaş helal olsun... Şu an da aklıma gelen ve severek dinlediğim bir kaç videoyu ekleyip kaçıyorum...

  ♫♫♫♫♫♫


Eylem Aktaş - Zor Yıllar (Hatırla Sevgili)



~Varsın eller gönül yarası kapanır sansın~

~Kabuğun altında sevgili sen kanayansın~




♫♫♫


Eylem Aktaş - Söyleyemedim



♫♫♫


Selçuk Balcı & Eylem Aktaş - Mezar Taşı (Benim İçin Üzülme)

 



♫♫♫

Blog videoyu kabul etmediği için link ekliyorum sadece, 
dinlemek istediğiniz şarkının üzerine tıklayın.







LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...