17.08.2014

It's Okay, That's Love - Sorun Değil, Aşk Bu


Son aylarda hintlilerle pek bi haşır neşir olmama rağmen tabiki koreyi unutmuş değilim. Sadece You Came From Stars dizisinden beri bloğa yazacak kadar sevdiğim bir dizi çıkmadı karşıma en azından benim izlediklerim arasında. Son günlerde ise hem konusuyla hem de oyuncularıyla göz dolduran It's Okay, That's Love dizisi fazlasıyla ilgimi çekti. Halen devam eden bir dizi olduğu için yazmak istemedim hatta buraya sadece dizinin şarkılarını paylaşmak için geldim ama dayanadım aylar sonra bu kadar orjinal bir yapım bulmuşken tanıtayım dedim sonra üşengeçliğim tutuyor arada kaynıyor sevdiğim diziler.

Konusu: Takıntıları olan başarılı bir yazar Jang Jae Yeol, psikiyatrist olan sivri dilli kızımız Ji Hye Soo ile bir televizyon programında karşılaşırlar. Bu saatten sonra kimin hasta kimin doktor olduğu önemini yitirecek ve birbirlerinin derdine derman olacaklardır...


Bir konu ancak bu kadar dolambaçlı anlatılabilirdi:)) Bu diziye dair özellikle spoiler vermemeye çalışıyorum zira gayet sürprizlere acık bir dizi. It's Okay, That's Love diğer yapımlardan ayıran özellik korenin ilk psikiyatri dizisi olaması. Her ne kadar afişlerde öyle görünmesede dizi bir nevi ruh hastalıklarını konu alıyor ama öyle Japonlar gibi ağır bir şekilde değil araya romantik öğeler serpiştirerek yumuşatmışlar.

Ayrıca izleyecekler için önemli bir not düşelim, canlar bu dizi alışık olduğunuz masumane kore dizilerinden biraz farklı. Misal finalde görmeye alışık olduğunuz kiss sahneleri daha ilk bölümlerden başlıyor ve diyaloglar olabildiğince rahat. Öyle aman aman sahneler yok tabi, yanlış betimlemek istemem ama yinede bu diziyi yirmi beş yaş üstü kişiler daha çok sever diye tahmin ediyorum. Ayrıca sizde benim gibi kırık karakterleri seviyorsanız kaçırmayın derim zira dizide akıllı adam yok hepsi arıza;)

Dizinin başrol oyuncularından Jo In Sung'u That Winter The Wind Blows dizisinde izlemiş ve hiç beğenmemiştim, dizinin konusu oyunculuk felan kötüydü bi kaç bölüm zor dayanmıştım. That Winter dizisinin senarist ve yönetmeniyle bu dizininki aynıymış zati Jo In Sung'un bu rolü kabul etmesinin nedeni buymuş. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim, umarım bu caanım diziyi de batırmazlar. Ve söylemeden edemicim Jo In Sung şukelası bu dizide resmen döktürmüş oyunculuk, karizma, bakış, duruş hepsi on numara:)

Diğer başrol oyuncumuz Gong Hyo Jin. Kendisini Hello My Teacher, Pasta, Greatest Love gibi daha bilimum dizilerden hatırlarsınız. Bu kadın da bir türlü sevemediğim oyuncular arasındadır nedense biraz itici gelir, ama oyunculuğuna lafım yok neredeyse rol aldığı bütün yapımlarıda izlemişimdir. Sanırım bu diziyi sevmemin bir diğer nedenide Gong Hyo Jin  ilk defa bir dizide adam akıllı giyiniyor, normalde böyle şeylere pek takmam ama konu bu hatun olunca ve öyle paspal giyinip saçlarını horoz kekmiş gibi ortada dolanınca sinirlerim zıplıyodu. Ama bu dizide cidden hoş olmuş yani bide cilveli, sivri dilli tam izlemelik olmuş yani;)

Neyse efenim dediğim gibi 16 bölüm olarak planlanan dizimiz hala devam ediyor eğer sevgili senaristler diziyi heba etmezlerse belkide bu yılın en iyilerinden biri olmaya şimdiden aday. Dizi bittiğinde tekrardan güncelleme yaparım şimdilik sağlıcakla kalın...





Güncelleme:

Ben diziyi baştan sona pek bi sevdim. Başrol oyuncularını yeni yapımlarda tekrardan izleriz umarım;)

13.08.2014

Bazen...





Bazen
en kötüsünden bi gökcismi düşse üstüme
gıkım çıkmaz

bazen de saçlarım düşse omuzlarıma
kırılırım...

(Alıntıdır orjinal adres antiparadiqma)




Bazen saatlerce dil dökersin bir nebze derdini anlatamazsın,
bazende yukardaki gibi tek bi cümle kurarsın seni senden iyi anlatır...

8.08.2014

Gazze'de İnsanlık Öldü!


israil'in Gazze'ye karşı günlerdir süren saldırıları hız kesmeden devam ediyor. En son 8 çocuk daha öldürülmüş ve toplam öldürülen çocuk sayısı yaklaşık 300 olmuş. Bu dakikalarda pek saygılı ve sevgili(!) Obama golf oynamak için ayırdığı değerli zamanından feragat ederek, israil'den ölenlerin sayısını olabildiğince minimize etmelerini istemiş. Ahh canım ne kadar da düşünceli dimi! Ha bu arada abd başkanlık seçimlerinden önce Irak'a karşı yapılan abd saldırıları durduracağı vaad eden Obama kısa süre önce abd askerlerine hava saldırısı yapabilmeleri için onay vermiş. Aslında yadırgamamak lazım adam yaşlandı canlar saçlarıda beyazladı baksanıza, acep yaşlılığa bağlı unutkanlık hastalığı felan mı başladı zira başkanlık seçimlerinden önce ne dediyse şu anda tam tersini  yapıyo, kesin hasta ahanda buraya yazıyom...

Bu hafta Cumhurbaşkanlığı seçimleri olucak ülkeme şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Aslında pek umudum yok, sağıymış soluymuş hepsi aynı terane en azından başa gelicek kişi vicdanlı biri olur inşallah tek temennim o. Herneyse demem o ki bu seçim yüzünden Gazze olayı arada kaynadı gitti. Ölen sivillerin sayısı 2000'e yaklaşıyor ve bir ülkede kalkıp adam gibi tepki gösteremiyor, helal olsun yahudilere dünyayı öyle bi sindirmişki kimse gıkını çıkaramıyor bizde dahil. Gidip savaşalım aman cihad yapalım demiyorum tabiki ama en azından israil'le olan ticari ilişkilerimizi bu orantısız savaş bitene kadar askıya alalım. Bu işler üç günlük milli yas ilan etmekle olmuyor malesef yada senin benim israil markalı ürünleri almamızlada çözülmüyor, bu ürünlerin direk ülkeye girmeden engellenmesi lazım. Bu da devletin işi değil midir, eğer yapamıyorsak ya israil mallarına aşırı derecede bağımlı hale geldik ya da Obama gibi bizde tırsıyoruz onlardan...

Rahat koltuğumdan Gazze fotoğraflarına bakarken bile kötü oldum o anı yaşayanlar kim bilir ne haldedir. Allah hepsinin yardımcısı olsun… Bu arada insan düşünmeden edemiyor; vakti zamanında insan hakları, kadın ve çocukların korunması konusunda geri kaldığımızı söyleyip duran pek gelişmiş aynı zamanda pek medeni topluluklar ve ülkeler şu anda nerede acep? 

Gazze ve israil arasındaki husumet savaş değil bi kere ona açıklık getirelim. Savaş dediğin iki ülke askerleri arasındaki çatışmadır ama buradaki resmen tek taraflı saldırı zira ölenler SİVİL. Sanırım israil ve diğer devlet büyükleri hukuk kurallarından bi haber! Aksi halde savaşmanın bile belli kurallar çerçevesinde yapılacağını bilir. Hangi savaş kuralında sivillerin öldürülebileceği yazıyor. Bu düpedüz soykırımdır başka bir açıklaması olamaz. israil’in tutumunu batı ülkeleri ‘’Kendini savunuyor’’ şeklinde değerlendirmiş,  3 yaşındaki çocuk 30 yaşındaki adama ne yaptı da adamcağız kendini savunmak zorunda kaldı acep, pek bilgili büyüklerim bu kısmı açıklasın lütfen benim gibi cahil insanlar merak ediyor biline!
Batıymış insan haklarıymış geçin bunları canlar, o kadar Müslüman sivil öldü ve öldürülüyor ama yeri geldiğinde din kardeşiyiz diyen ülkelerin hepsi sessiz kaldı (Türkiye ve Katar’ı bir nebzede olsa hepsinin dışında tutuyorum) bi de kalkmış batıdan medet umuyoruz… Umarım bu orantısız saldırılar ve bu zulüm bir an önce son bulur. Zulmedenleri ise önce Allah’a sonrada vicdan sahibi büyüklerime havale ediyorum. Saygılar…

Not: israil ve abd gibi şahsiyetlerin baş harfleri bilerek küçük yazılmıştır herhangi bir yazım hatası yoktur.


27.07.2014

Sanam & Jonita Gandhi - Teri Aankhon Se ♫♫

Son zamanlarda yine bir şarkı dilime dolandı... Söz, müzik, vokallerin ses tonu herşeyiyle çok sevdim nerdeyse her gün dinler oldum. Bir hint şarkısı ismi  Teri Aankhon Se dinleyin canlar;)

(Türkçe altyazılı dinlemek için tık tık)

18.07.2014

Meri Aashiqui Tum Hi Se - Benim Aşkım Sensin


Uzakdoğu semalarından bir süre uzak kalınca kendimi başka kültürlerin içinde buldum. Hint filmlerini bloğumda sıkça paylaşıyordum zaten, son zamanlarda dizilerine de fena halde takmış durumdayım.  Pyaar dizisinden burda ve daha sonraki yazılarımda bolca bahsetmiştim bugünde sizlere Meri Aashiqui Tum Hi Se dizisinden bahsedicem.

Bu bollywood sevdasına bulaştığımdan beri bir çok dizi izledim hepsini bitiremesemde en azından başladım zira genel olarak hint dizilerinin ortalama bölüm sayısı en az yüz, izle izle bitmii:) Misal Rang Rasiya, diziyi tee ilk yayınlandığı günden beri izliyorum karakterlerde fena değil ama benim için bir Pyaar olamadılar malesef. Sevenleri elbetteki var ama ben bloğa yazacak kadar sevemedim bir türlü o yüzden es geçiyorum. Bugün sizlere asıl bahsetmek istediğim dizi Meri Aashiqui Tum Hi Se (bundan sonra kısaca Meri diye bahsedicem)  Henüz devam ediyor daha doğrusu türkçe altyazısı yeni çıkıyor ve ben yine devam eden bir diziye vuruldum. Dizideki Ranveer karakteri, Arnav'dan sonra bu kadar sevdiğim ikinci hint dizi karakteri oldu. Dediğim gibi devam eden bir dizi sonunu batırırlarmı çıkarırlarmı bilmiyorum ama daha ilk bölümden dikkatimi fazlasıyla çekti, inşallah böylede güzel devam eder...

Konusu: Çocuk yaşta konağa hizmetkar olarak gelen Ranveer ilk gördüğü andan beri Ishaani'yi sevmektedir. Ranveer sınıf farklılığı yüzünden ne bir adım ileri, aşkı yüzünden ne de bir adım geri gidebilmektedir. Ranveer'e çok güvenen ve onu oğlu gibi gören evin beyi ondan Ishaani'ye uygun bir damat bulmasını ister...

Konusu bir bakıma zengin kız fakir oğlan diyebilirim ama benim diziyi sevmemdeki asıl neden konusundan ziyade oğlanın aşkı. Hiçbir karşılık beklemeden öyle içten seviyor ki kızı! Arnav'dan sonra ''Sen ne kadar güzel sevdin be!'' dediğim ikinci karakter oldu. Çocuk öyle aman aman yakuşuklu felan da değil ama insan sesiyle haraketleriyle kendini sevdirir ya aynen öyle biri işte ♥ Ne söylesem yetersiz o yüzden size bir video ekliyeyimde oğlanın aşkını nee kadar güzel dillendirdiğini görün. Video birinci bölümün özeti şeklinde ona göre izleyin canlar;)


(Altyazı için Simran'a teşekkürler^.^
Videoyu izleyemeyenler için tık tık)

Dediğim gibi hala devam eden bir dizi sonunu bilmediğim için tam anlamıyla bir şey söyleyemiyorum ama şimdilik sevdim orası garanti. Dizinin finalini yaptıktan sonra hala düşüncelerim aynı olursa Meri hakkında daha uzun ve kapsamlı bir yazı yazıcam inşallah. Diziyi kardeş sitemiz çeviriyo indiasia.boards.net adresinden türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.

Şimdilik benden bu kadar
Başka bir yazıda görüşmek üzere,
sağlıcakla kalın;)




Bol - Söyle!


Bu sefer sizleri kültür olarak bizlere hem çok yakın hemde çok uzak bir ülkeye götüreceğim Pakistan'a...
Filmimizin ismi Bol yani Söyle! Filmi izleyip bitirdiğinizde isminin filme ne kadar uyumlu olduğunu göreceksiniz. Film bir İslam ülkesi olan Pakistan'ın yarayan kanasını yani cehaleti konu alıyor. Cehaletten kastım hem Yaradan'a inanıp hemde yaradılana yüz çevirmek yani kara cehalet. İlk defa bu kadar ödül almış bir filmi bu kadar sevdim (genelde ödüllü filmler pek iyi olmaz en azından benim için) ve bu zaman kadar izlediği en iyi Pakistan filmiydi...

Konusu: Zeynep isminli bir kadın mahkemede suçlu bulunur ve idama mahkum edilir. Son arzusu sorulduğunda idam sehpasındayken bütün yaşadıklarını medya karşısında anlatmaktır. İsteği kabul edilir ve Zeynep başından geçenleri tek tek anlatmaya başlar...

Film İslamiyet'in ne kadar yanlış amaçlar için saptırıldığını, erkek egemen bir toplumda kadın olmanın zorluklarını ve cinsiyet farklılığının kesin çizgilerle çizilmesi gerektiğini vurgulayan son derece toplumsal içerikli bir filmdir. Demem o ki Yerdeki Yıldızlar gibi şen şakrak bi şey beklemeyin, olaylar bütün gerçekçiliğiyle tek tek işlenmiş sizde bir kaç gün yan etki bırakabilir. Herşeyden öte kültür farkı çok fazla o yüzden bir çok olayı yadırgayabilirsiniz yinede bir şans verin bu filme;)

Benim gibi toplumsal içerikli filmleri seven biri için gayet güzel bir yapımdı en büyük artımsa Atif Aslam şukelasının ilk oyunculuk denemesinde izlemiş oldum. Kendileri Pakistan'ın en ünlü şarkıcılarından beri ve sesi cidden çok güzel. Zaten filmin bir çok şarkısınıda kendi yazıp söylemiş. (Hona Tha Pyaar şarkısını dinlemek için tık tık)

Elimdeki konuları yetiştirebilmek için yazıları olabildiğince kısa tutmaya çalışıyorum zira bu film hakkında söylenecek tonlarca şey var. Her karakter ince ince işlenmişti ve hepsinin oyunculuğu çok iyiydi hatta o kadar iyiki sizde izlerken o anları yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Filmi izleyeli aylar oldu ama aklımda kalan en belirgin karakter baba rolüydü. Bir insan dine bağlı olduğunu söyleyip dini ancak bu kadar saptırabilirdi... Velhasıl kelam izleyin canlar vakit ayırmaya değicek bir film;)

 ''Yok etmek suçta, dünyaya getirmek neden suç değil!!!''  



10.07.2014

Uzakdoğuya Dair İlkler (Mim)


Selam canlar an itibariyle sahalara dönüş yaptım. Uzun zaman oldu doru düzgün yazı yazmayalı özlemişim buraları. Bir sürü de konu birikti en kısa zamanda hepsini yazıcam inşallah. Blog kendinden geçmiş ama  ayarlarını yapmaktan arkaplana ve diğerlerine vakit kalmadı bi kendime geleyim onları da halledicem şimdilik size bi selam vereyim hemde bloğun tozunu alayım dedim.

Böyle aralardan sonra yazılacak en güzel ve kestirme yazılar tabikide mim yazıları bende geleneği bozmayarak açılışı yapıyorum. Bizim bıcırık yazarlardan Harmony bana mim konusu paslayarak beni ilk yazı konusu bulma zahmetinden kurtardı sağolsun;)  Mimin konusu uzakdoğuya dair ilkler, bu mimde bazı sorular cevapsız kalıcak zira benim ilk bloğum kapandığı için bir çok ilkim orda kaldı... Bu arada Harmony yeni bir hikaye bloğu açmış henüz okuyacak fırsatım olmadı ama en kısa zamanda ziyaret edicim. Sizde okumak isterseniz buraya alalım sizide;) Artık mime başlıyorum:



1) Uzakdoğu ile nasıl tanıştın?
Önecelikle belirtmek isterimki zehir gibi bir hafızam vardır ama hep gereksiz ayrıntıları hatırlarım malesef. O yüzden sorulara kesin cevaplar veremeyebilirim. Misal bu soru; Brezilya dizilerini takip ederken kendimi kore dizilerinde bulmuş olabilirim yada video sitelerinde Ankara'nın Bağlarını dinlerken bi anda K-pop karşıma çıkmış olabilir bilemiyorum. Çünkü ben bu uzakdoğu serüvenine bir anda dalmadım baya bi aşamadan geçtim.

2) İlk izlediğiniz Uzakdoğu dizisi, filmi, animesi?
Güzel soru:) Şimdi ne desem yalan olacak ama ilk aklıma gelenleri yazayım artık napam.
İlk dizi: Saraydaki Mücevher (Bu yengemin zoruyla televizyonda izlediğim ilk uzakdoğu dizisiydi bunu çok net hatırlıyorum ama internette ilk ne izledim orası muamma)
İlk film: My Sassy Girl (Tamamiyle sallıyor da olabilirim ama aklıma ilk bu geldi)
İlk anime: Ay Savaşçısı (Oyy ya bak bundan kesinlikle eminim ahh ahh ne günlerdi. Bu yazşımda yine açıp koysalar önüme yine izlerim bu seriyi^^)

3) İlk yazdığınız post?
Dediğim gibi ilk yazım eski bloğumda kaldı, muhtemeler ''Selam millet naber'' gibi gayet laubali bir yazı yazmışımdır heralde:) Bu blogdaki ilk yazım da budur.

4) İlk yorum alan postunuz?
Size daha önce zehir gibi bir hafızam olduğunu söylemiştim dimi, bu önemli ayrıntıyı unutmadan bu yazıyı okumaya gayret edin emi canlar:) İlk yazım neydi, yorum aldımı yada ilk yorumu kim yaptı inanın zerre hatırlamıyorum yahu, yaşlandık artık azizim naparsın...



5) İlk beğendiğiniz aktör / aktris? 
Aktris: Jun Ji Hyun hatunudur ki hala da severim kendisini. Kadında güzellik oyunculuk ne arasan var maşallah.
Aktör: Le Dong Wook yakuşuklusu olabilir ama bi ara bu şukelaya sulandığım doğrudur:)

6) İlk aldığınız mim?
Eskisindekini hatırlamıyorum tabiki ama bu blogdaki ilk mimim budur.



7) İlk takibe aldığınız blog?

İlk göz ağrım Bunu Sevdim'in bloğunu mail takibine almıştım, halada severek okurum kendisini.

8) İlk yazdığınız dizi / film postu?
Hayal gücümü devreye sokarak oyumu My Girl ve My Sassy Girl'den yana kullanmak istiyorum:D Yani mantıken o zamanın aklıyla anca onlardan bahsetmişimdir...



9) İlk dinlediğiniz K-pop grubu?
DBSK grubunun şarkılarıydı şimdi bile dinlerim grup dağılınca yeni gözdem JYJ oldu tabi. Ahh yavrularım neler çektiler bi ara size JYJ'ye dair son haberleri anlatayım unutmazsam:)

10) İlk başlattığınız mim?

Dizilerle ilgili bir mim başlattıydım ama eski blogda kaldı...


Elde yeterli kanıtlar olmayınca net cevaplar veremedim ama aşağı yukarı böyle;) Bu mimi kimler yaptı bilmiyorum takip etme fırsatı bulamadım o yüzden ben uzunnn zamandır ortalarda görünmeyen My Destiny ve Kaktüs Çiçeği'ne yolluyorum inşallah onlarda mim yazıları vesilesiyle dönüş yaparlar. Uzun zamandır yazı yazmayan daha nice emektar blog yazarı var umarım onlarda en kısa zamanda tekrar yazmaya başlarlar hepsini özledim biline...




En kısa zamanda yeni yazıyla tekrar görüşmek üzere sağlıcakla kalın;)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...