Kore Dizisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kore Dizisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.03.2012

A Love To Kill - Ölümüne Aşk ♫

''Hayatın bazen adil davranması gerektiğini düşünmüyor musun!''


Yine bir sınav haftası ve ben yine kore camiasına takmış durumdayım... Bir önceki yazımda da bahsetmiştim, bu zamana kadar izlediğim diziler içinde A Love To Kill senaryo ile şarkıların uyumu bakımından benim en en çok sevdiğim dizidir. Yıllar geçmesine rağmen dizinin ost'lerini hala dinlerim ve hala ilk günkü gibi kalbimi sızlatmaya devam eder. Tabi bunda şarkının sözlerini bilmem ve bunları dizinin sahneleriyle özleştirmemin büyük payı var;) Her ne kadar şarkılar beni bunalıma soksada dinlemekten kendimi alamıyorum. O gün için dizinin bir şarkısını bile duymam bütün bir A Love To Kill arşivini elden geçirmeme yetiyor.

Anlaşılacağı üzere bu yazımda dizinin en sevdiğim şarkılarından bir kaçını paylaşıcam. Daha önceden (eski blogda) dizinin tanıtımını yapmıştım o yüzden bi daha aynı şeyleri yazmak istemiyorum. Zati yazdığım bir dizi hakkında tekrar yazı yazmamak gibi salak bir alışkanlığım var:) O yüzden hala Ölümsüz Aşk'ı izlememiş birileri varsa zaman kaybetmeden play tuşuna bassınlar diyorum;) Bence bu dizi dram türünün en iyi örneklerinden biriydi...

Videolar spoiler içermektedir diziyi izlemeyenlerin dikkatine!

Dizinin açılış klibi

 ***
Lee Soo Young - Ee Jook Il Nom Eh Sarang (Ölümüne Aşk)



Hayır bana ait değilsin.
Hayır birbirimizede ait değiliz.
İlk kez değil seni görmem, ne de kalbime girmen.
Kaç ki uzaklara gözlerim seni görmesin.
Duygularım büyümesin, kalbim bilmesin.

Sen nefretten doğdun böyle, ama aşkıda sen ektin yüreğime.
Seni seviyorum lütfen sen de beni sev.

Hayır yapma...Dur! Gidemeyiz daha öteye.
Sen nefretin büyürken derinlerde
Seni seviyorum lütfen sende beni sev.
Hayır yapma...Dur!Gidemeyiz daha öteye.
Olanları görmezden gelemem
Gözyaşlarım yağmur gibi düşerken.
Görmeseydim hiç seni var, olmasaydın hiç sen.
İçim böyle derinden acırken,
Nefret ediyorum bana gösterdiği sevgiden.
Varlığımın anlamı bile senmiş gibi hissettirken
Artık kendime söz geçiremem.

Sen nefretten doğdun böyle, ama aşkıda sen ektin yüreğime.
Seni seviyorum sen de beni sev lütfen...

***
K.Will - Ggoom (Dream)


Seni isteme arzusuyla büyüyorum.
Ben de mutlu olmak istiyorum.
Ne kadar bırakmak istesen de fark etmez.
Gözlerim devamlı sende.
Rüya görmeye devam ediyorum.

Yavaş yavaş, acılarla büyüyorum.
Ve böylece sonbahar benim omuzlarımda…
Söyle bana dünya rüyada mıyım?
Senin ve benim için hiçbir umut yok.
Ve aramızdaki aşka izin verilmiyor...
***
Shin Seung Hoon - Geu Rae Do... Sarang Ee Da


Olurda aşkı görsem bile, 
Geçer giderdim görmemiş gibi.
Olurda aşkı bilsem bile, 
Senden vazgeçemem 
Takarım başka bir ad bırakamam seni.
Olurda aşkı duysam bile, 
Geçer giderdim duymamış gibi.
Kalbim artık atmadığında 
Patlatırım gür kahkahalarımı 
Örterim iç çekişlerimi.
Aşkım bu kadar mı kötü gerçekten ? 
Mutlu olur başkaları sevince,
Bense ağlarım aşka düşünce...

Neden yalnızca benim canımı yakar bu, neden?
Oysa vazgeçerdim herşeyden,
Böyle bir aşka düşsem.
Parlak ışığın gözlerimi kör etsede,
Böylesi acı bir aşkla yaralı kalbim daha da kötüleşsede,
Yaşardım o aşkı yine de,
Ecelim onun elinden gelsede...


Of ulan bütün şarkılar birbirinden güzel, şimdi gelde sevme bu diziyi. Lee Soo Young ve Shin Seung Hoon'un şarkı sözlerini daha bi çok seviyorum, hepsi güzel ama bu iki şarkının sözleri insanın içine daha işliyor sanki. Herneyse uzun zamandır dizinin şarkılarını paylaşmayı planlıyordum, kısmet bu güneymiş. Aslında bana kalsa ost'nin en azından yazısını paylaşırdım  (yaklaşık 34 tane şarkı var) ama malum sınav zamanı, yine yeniden çalışma vakti;) 

Not: Şarkı sözlerini vakti zamanında ordan burdan toplamıştım, o yüzden her ne kadar adlarını bilmesem de çevirmenlere teşekkürler;)

 

14.09.2011

Protect The Boss - Patronu Koru


Bir patron bu kadar sevimli aynı zamanda zırdeli, çocuk ruhlu, hem eşşek sudan gelinceye kadar dövülesi hemde yanağı sıkılası olursa bir dizide bu kadar harika olur;) 

Evet bu diziyi o kadar çok sevdim ki, son zamanlarda gözüm başka birşey görmez oldu. Oturup her karakter ve sahne hakkında sayfalarca yazı yazmak istiyorum ama merak etmeyin dövülesi bir bloger olmak istemediğim için şimdilik bir sayfayla idare etcem:D Ama bu dizinin tesirinden uzun süre kurtulamayacağım gibi tabi bloğumda öyle;)

Secret Garden dizisinden sonra gözleri açılan koreli senaristler artık bir kore klasiği olan kusursuz erkek, yapışkan kadın yerine bambaşka karakterler çizmeye başladılar. Bunun en güzel örnekleri de Secret Garden ve The Greatest Love her iki dizinin de ne kadar güzel olduğunu düşündüğümüz anda  2011 yılının bombasını patlattılar; Protect The Boss türkçe meali ile Patronu Koru...

Kısaca bir konusuna değinelim; Patronumuz yani Cha Ji Heon koskoca şirketin tek varisidir ama sorun şu ki bu onun hiç umrunda değil. Bi kere çalışmaktan nefret eden biridir, alttarafı bir imza attırmak için bile saatlerce dil döküp yalvarmanız gerekir o derece yani:D  Esas kızımız No Eun Sul, bizim başbelası patronun yanına sekreter olarak işe alınır. İşte diziyi sevmeniz için bir neden daha yine klişelerden uzak bir karakter. Kızımız lisedeyken çete liderliği falan yapmış, gözü kara, tuttuğunu koparan biri yani. Ama sırf bu özellikleri yüzünden iş bulmakta çok zorlanmış vakti zamanında, neyse ki artık bir işi var ama bizim problemli patronumuza ne kadar dayanabilecek izleyip görelim;) Bir de patronumuzun tam tersi karakterinde olan kuzeni Cha Moo Won var. Ji Heon'un aksine şirketi çekip çeviriyor, tam bir iş kolik. Ama dikkat nokta kusursuz bir imajı olan Moo Won'un bazen kuzeninin aklına uyup yoldan çıkması:D Bu sahneler tam kopmalık ahah... Son olarak yine başka bir şirketin varislerinden olan Ji Heon ve Moo Won dan başka arkadaşı olmayan Seo Na Yoon var. Kızımıza vakti zamanın da her iki oğlumuzda sevdalıymış ama kız akılsızlığı yüzünden cillop gibi oğlanları elinden kaçırmış. Ama merak etmeyin bu kıza gıcık olmak yerine ilk defa bir dizide ikinci kadını bu kadar ok seveceksiniz;) Ve daha neler neler ...

Dizi ağustosta yayınlanmaya başladı ve halen devam ediyor (10. bölüm yayınlandı şu an), Patronu Koru 16 bölüm olarak yayına başladı ama 18 bölüme çıkarılacak diye bir söylenti var. Umarım uzatırlar bu diziyi ne kadar izlesem doyamıyorum;)

İşte böyle diziyi hala izlemeyenler için daha ne söylemem gerekiyor bilmiyorum ama izleyin, izlettirin beee:D

Bundan sonrası izlemeyenler için tehlike arz edebilir;)


Peki ama bu diziyi diğerlerinden farklı kılan ne?

***Öncelikle ele avuca sığmaz patron. Bir karakter bu kadar mı sevimli olur ya^^ Ji Heon bi kere panik atak! Yani normal davranmak elinde değil, düşünsenize büyük bir şirketin varisisiniz ve ilerde de başına geçiceksiniz ama daha kalabalık şurda dursun kendini toplayıp da dört-beş kişinin önünde bile konuşamıyor. Zati babasının zoru olmasa konuşmak istediği de yok;)) Herkes harıl harıl şirketi nasıl daha fazla yükseltebiliriz derdine düşerken bizim ki dosyaların üstüne resim çiziyor, kalem bulamazsa toplantının ortasında uyuyor, o da olmadı sırt çantasını kaptığı gibi tabanları yağlıyor:D Bazen olaya endişeli gözlerle bakmıyor değilim yani bu çocuğun ve şirketin sonunu düşünecek olursak babasına hak vermiyor değilim hani...

***Yine çatlak patronla devam edelim çünkü bu karakterin o kadar çok özelliği varki, yzabildiğimiz kadarını yazalım. Efenim bu diziyi diğerlerinden farklı kılan en bariz özellik; söyler misiniz başka hangi dizide bu kadar kıvır kıvır saçları olan birini gördünüz? (BOF'u geçin bir kere doğallık ayrı şey perma ayrı;)) Diziye daha başlamayıpta posterine bakanlar ilk çocuğun saçlarına takılıyor. Arkadaşım ilk gördüğünde ''Ya bu mu başrol oyuncusu:('' demişti ama şimdi çocuğa bildiğiniz hasta tabi bende;)

***Sonracıma Ji Heon'un mimiklerini atlarsak çok büyük haksızlık etmiş oluruz. Hyun Bin ve Gong Yoo dan sonra mimiklerine hasta olduğum biri daha çıktı;) Bu dizide en büyük övgüyü kuşkusuz Ji Sung (Ji Heon) hakediyor, bu adamı ilk kez izliyorum ama daha ilk diziden gönlümü fethetti, resmen oyunculuğunu konuşturmuş... Dizide delidir ne yapsa yeridir havasında takıldığı için başlarda biraz yadırgaya bilirsiniz ama dakikalar sonra olayların akışına kapılıp giyorsunuz.

*** Şu nokta da Ji Heon'un babasını anmak istiyorum. Ve yine kore dizilerinde bir ilkle devam ediyoruz, yine sorarım size ey millet hangi dizide başrol oyuncusunu şirketin ortasında döven, söven, herkesin içinde ensesine şaplak patlatan bir baba gördünüz? Ha bu arada baba da şirketin başkanı curcunayı siz düşünün artık;) Baba rolündeki karakteride çok sevdim ya, adam devamlı oğluna söylenip duruyor ama kendide bilgisayarda oyun oynamaktan geri kalmıyor:D

*** Asıl kızımız yani No Eun Sul, bu karakterde klasik kore dizilerindeki salya sümük ağlayan, mızmız, yapışkan, becereksiz, salak kızlardan değil. Gayet aklı başında elim ekmek tutsun başka bişey istemem modunda biri. Bu kızda tek takıldığım nokta yemek yeme şekli! Yine o korelilerin kıtlıktan çıkmış gibi yemek yemeleri bu kıza da bulaşmış O_o
*** No Eun Sul'un eteklerinden bahsetmeden edemicem tek kelimeyle bayıldım! Bende istiyorum ya:) Şu yazının başına eklediğim resimdeki etğinden bahsediyorum. Arkası uzun önü sanki makası alıp kesmişsin havası veren etek, evet o:D 

***Cha Moo Won karakteriyle Jae Joong'u ayrı bir kutlamak lazım. Jae Joong'u cidden çok severim ama şarkı söylediğinde:D Bu zaman kadar izlediğim iki filmde de tabiri caizse robot gibiydi ve mimikten eser yoktu. Bu dizide de oynayacağını öğrendiğim anda üzerimde kara bulutlar dolanmaya başlamıştı ama şükür ki beklediğim gibi olmadı. Hatta Jae Joong dan hiç beklemediğim kadar iyi bir oyunculuk çıkardı ortaya, helal olsun ne diyeyim;)

***Ve bir ilk daha başta da dediğim gibi ilk defa bir dizide ikind kadını sevip bağrınıza basıcaksınız. Seo Na Yoon'u nasıl anlatmalı bilemiyorum bambaşka bir karakter, öyle klasik dizilerdeki gibi cadılık falan yapmıyor hatta annesinin cadılıklarını düzeltmeye çalışıyor. Ayrıca sevdiği adamı (yada adamları) elde etmek için arkalarından entrikalar çevirmiyor direk yüzlerine gidip söylüyor. Ne bilim pek bi sevdim bu karakteri de;)

*** Sonracıma bir de büyükanne var ahahah. Yüzü aklıma gelince bile gülüyorum ya:D Bunlar üç nesil sülale büyükanne, baba ve oğul ama al birini vur ötekine. Hepside birbirinin kopyası, büyükanne de yeri geldiğinde dayak atıyor, rol yapıyor, gelinini atıp oğlunu tutuyor... Az üç kağıtçı değil yani;) Ama dünya tatlısı bişi...

***Bir başka ayrıntıysa No Eun Sul'un şirketteki iş arkadaşlarıyla olan durumları. Yine klasik dizilere dönecek olursak masum kızımız yeni başladığı işini en iyi şekilde yapmaya çalışır ama iş yerindekiler buna rahat vermez, eziyet ederler. Bizde bu duruma çok üzülür vahlar huhlarız... Ama bu dizide böyle bir şeyin olması söz konusu değil çünkü Eun Sul daha ilk günlerden kendine büyüklük taslayan kızların saçından tutup önünde diz çöktürüyor ahahah:D El mi yaman bey mi yaman hesabi...



Bu yazı böyle uzar gider daha bahsetmediğim bir sürü ayrıntı var çünkü ama abartmayalım başka bir yazıda kaldığımız yerden devam ederiz;) Onun öncesinde diziyle ilgili Lee, Kore Aşığı ve kimbapsushi 'nin yazılarına yönlendireyim hemen sizi... Hala diziyi izlemekte tereddüt edenleri esefle kınıyoruz efenim:D


Başka bir Protect The Boss yazısında görüşünceye dek 
sağlıcakla kalın;)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...