Son haftalarda kaçırmadan takip ettiğim tek dizi olan Rooftop Prince sonunda final bölümünüde yayınladı ve biz kdrama severlere veda etti. Dizinin tanıtımını falan daha önce buradaki yazımda yapmıştım o yüzden hiç o konulara takrardan girmicem. Sadece dizi hakkında içimde kalanları söyleyip gidicem;) Bu arada çok salak bir başlık yazdım farkındayım ama idare edin aklıma başka hiç bişey gelmiyor:)
Not: Eğer diziyi izlemediysen ve izlemeyi düşünüyorsan o zaman bu yazıyı okuma;)
Öncelikle hala bu diziyi izlemeyen kaldı mı? Eğer hala varsa bırak yazıyı okumayı direk diziyi açıp izlemeye başla derim... Yeni çekilen ve hala daha çekilmekte olan bir çok diziye göz attım ama sadece Çatı Katı Prensi'nin tiryakisi oldum. Çok eğlenceli aynı zamanda merak unsurunun yüksek dozda olduğu bir diziydi. Tabi diziyi bu kadar çok sevmemde ve dizinin bu kadar çok tutulmasında oyuncularım çok büyük katkısı vardı.
Ha Ji Min gerçekten çok yetenekli ve deneyimli bir oyuncu. Kadını daha önce de izlemiştim ama burda ayrı bi sevdim
Pak Ha rolünü iyi kıvırdı, duygu geçişlerini falan tam dozunda verdi. Seviyorum bu kadını ya
girdiği her role ayak uyduruyor...
Yoochun! Hep diyorum ciddi roller sana yakışmıyor diye, oğlum bir kere ciddi olmak senin doğana aykırı. Gerçek hayatta her saniye gülen, şebeklik yapan birini dizilerde somurtuk görmek benim gibi saftiriklere ters tepki yapıyor galiba.
Yoochun her ne kadar duygusal sahnelerde oyunculuğunu sergilese de çocuğun yüzünü görünce gülesim geliyor napayım. Hele de bu diziden sonra ağzıyla kuş tutsa ciddiye almam bu çocuğu:)) Şimdi ister istemez prensimizin oyunculuğunu diğer dizileriyle kıyaslıyorum.
Sungkyunkwan Scandal da tamam iyidi hoştu ama açıkçası orda pek bi eğrelti durmuştu. Şahsen ben o dizide diğer oyuncuları sevmiş bizim oğlanı ister istemez göz ardı etmiştim. Her ne kadar
SS de dizi boyunca odun gibi durduysa
Rooftop Prince de bir o kadar harika oyunculuk segiledi. Mimikler, ses tonlamaları, hareketleri vs herşeyiyle on numara bir karakter çıkardı ortaya. Sevdim hemde çok sevdim seni çohaaaa:)
Üç kafadarlar! Ah siz ne şekersiniz yahu. Genellikle dizilerde başrol oyuncuları göz önündedir yan karakterler sadece zaman doldurmak için bir araçtır. Ama bu dizide bu üç kafadar olmazsa olmazdı. En çok güldüğüm yerler bunların oldukları sahnelerdi. Her biri karakterini kusursuz oynadı, oyunculuklarını çok sevdim. Bundan sonrada bu üçlüyü takip etmeye devam edeceğim, umarım yeni bir komedi dizisinde iyi bir rolle karşıma tekrar çıkarlar.
Hong Se Na & Yong Tae Moo... İçimden şöyle okkalı bir küfretmek geçiyor ama ne benim kişiliğime yakışır ne de bloğumu bu ikisi yüzünden kirletmeye değer, o yüzden direk üç nokta (...) koyuyorum siz anlayın:) Bilerek resimlerini eklemedim hatta tanıtım yazısından da kaldırsam mı ki bu pisliklerin resmini:) Ben bu şahsiyetlere bu kadar sinir olmam onların iyi birer oyuncu olduğunu mu gösterir? Hımm sanmıyorum çünkü
Tae Moo'yu canlandıran arkadaş bana göre dizideki en acemi isimdi. İfadeleri falan pek bi donuktu, dizide oyunculuğunu sevmediğim tek bu çocuk vardı desem yeridir.
Se Na'yı canlandıran arkadaş biraz daha iyiydi, en azından mimiklerini kullanmaya çalışıyordu kadın. Özelliklede korkması gerektiği sahnelerdeki vücut hareketlerini iyi kullandı. Bu ikiliye asıl sinir olmamdaki neden dizideki rolleriydi bence. Yani düşününce kötü karakterlerin alasını ortaya çıkarmışlar. Bi tanesi tek bir yumruğuyla önüne geleni öldürüyor ötekinde de yalan-dolan ne ararsan var. Dizinin ana fikri şu olsa gerek, bizdeki ''insan yedisinde ne ise yetmişinde de o dur'' atasözünden yola çıkarak ''insan geçmişte nasılsa 300 yıl sonra da aynıdır değişen sadece zamandır'':))
Gelelim finale; pek çok şey istediğim gibi olamadı, senarist beni çok şaşırttı. Tamam finali berbat etmedikleri için çok mutluyum ama böyle bir sonla bitince de biraz garip oldum. Ne bilem başta zaten ''ne yani bitti mi?'' gibi tepkiler verdim. Ama şimdi oturup düşününce de adamlarda haklı, böyle karışık bir diziyi başka nasıl sonlandırabilirler di ki? Kafasında mantıklı bir son yazan var mıydı?
Beni en çok şaşırtan Bu Yong'un ölümü oldu, doğrusu böyle bir olasılığı hiç düşünmemiştim. Anlaşılan pembe gözlüklerimi takmış mutlu sonla bitecek diye kendimi kandırmışım. Oysa senarist prensi 300 yıl bekletmeyi çoktan kafasına koymuş da haberim yok:( Neyse yine de herkes er yada geç muradına erdi gerçi bende içine
Lee Gak kaçmış
Tae Yong ile kalakaldım ama olsun bunada şükür:) Son olarak yirmi bölümdür ne olabilir acep diye düşündüğüm bilmecenin cevabını beni o kadar süründürdükten sonra yirminci bölümde söylediniz ya alacağınız olsun!
Bir diziyi daha bitirdik! Hımmm sanırım bu yazı dizi bittikten sonra hakkında ikinci kez yazdığım ender dizilerden biri oldu. Eringeçliğimi bir kenara bırakıp kolay kolay ikinci bir yazı yazmam kıymetini bil
Rooftop Prince;) Aslında yazıya başlamadan önce aklımda söylemem gereken bir yığın şey vardı ama hepsi uçup gitti, o yüzden bende gidiyorum:)
Başka bir yazıda görüşmek üzere
sağlıcakla kalın;)