24.05.2015

♫Akşam Olur Karanlığa Kalırsın♫

Bir türkü bu kadar güzel olup da her söyleyene yakışabilir mi! Hala dinlemekten bıkmadığım çok güzel bir türkü ''Akşam olur karanlığa kalırsın''. Bilmiyorum sadece ben mi bu kadar etkileniyorum ama bu türküyü her dinlediğimde içim cız ediyor. Türkünün sözlerini yazan kişinin ağıdını en derinden hissediyorum... 


Eylem Aktaş yorumuyla Akşam Olur Karanlığa Kalırsın



Akşam olur karanlığa kalırsın
Derin derin sevdalara dalarsın
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Beni koyup yad ellere varırsın
Sana zulüm bana ölüm değil mi
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Bülbül ne ötersin yuvan mı yoktur
Yoksa benim gibi sevdan mı çoktur
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Sar'altın yaptırsam yarin boynuna
Vallah güzellerin düşmanı çoktur
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Odası toz olmuş dolabı duman
Uyan kömür gözlüm uykudan uyan
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

Ellerin elime değdiği zaman
İster ölüm olsun ister ayrılık
(Oy gelin gelin sevdalı gelin öldürdün beni)

23.05.2015

Leyla ile Mecnun - Aaja Nachle


Aaja Nachle 2007 yapımı, müzikal ağırlıklı bir Hint filmi. Bende yıllar önce izleyip bir kenara attım lakin video siteleri devamlı bu filmin şarkılarını karşıma çıkarıp duruyor, madem bu film peşimi bırakmıyor bloğa da yazayım tam olsun dedim.

Konusu: Sevdiği adamın peşinden amerika'ya giden Dia(Madhuri Dixit), dans hocasının hastalandığını duyunca kasabasına geri döner. Geldiğinde dans etmeyi öğrendiği Aaja Nachle adındaki açık hava tiyatrosunun yıkılıp yerine alışveriş merkezi kurulacağını öğrenir. Buna mani olmak için harabeye dönmüş sahneyi tekrardan canlandırmaya çalışır...

Film güzeldi ama illa izleyin diyeceğim bir yapım değil yani klasik hint filmlerinden biriydi. Filme dair belkide tek artı şarkılar ve dans gösterileriydi.

Hala izlememiş ve izleyecek olan varsa bundan sonrasını okumasın!

Hint yapımları zaten şarkısız-danssız olmaz. Filmin türünde müzikal yazısını görünce ''Daha ne kadar ileri gidebilirler ki'' dedim ve cevabımı aldım. Tek kelimeyle ba-yıl-dım filme değil, filmin sonunda gösterilen Leyla ve Mecnun müzikaline! Şarkı, sözleri, oyuncular, dans, kıyafetler, görsel efektler çok sevdim ya. Belkide bu kadar güzel olmasını beklemediğimdendir.

Filmde söylenen diğer şarkılarda güzeldi ama benim aklım Leyla ve Mecnun da kaldığı için onları es geçiyorum. Gösterinin Türkçe alt yazılısını aradım ama ne hikmetse bizimkiler en baştan çevirmemiş(yada ben bulamadım) buradaki videodan yarısını alt yazılı izleyebilirsiniz. Ben yinede orijinalini ekliyorum, gösteriyi tekrardan izlemek isteyenlere iyi seyirler...


20.05.2015

İzmir'in Havasına Güven Olmaz!

Dünya üzerinde yaşanan bütün hava olaylarını İzmir de bir günde yaşayabilirsiniz. Bu nedenle ''İzmir'in havasına güven olmaz.'' diye boşuna demiyorlar. Misal bugün evden çıkarken tam bir yaz havası vardı. Haftalar öncesinden yazlıkları çıkardığımız için millet(bende dahil) incecik elbiselerle dışarı çıkmış. Alsancak'a bir geldim saniyeler içinde dolu ile birlikte sağanak yağış başladı. Öyle kötü bir yerde yakalandım ki otobüs durağından başka sığınacak bir yer yoktu etrafta, haliyle o şiddetli yağmur başımdan aşağı bir güzel yağdı. Dolu o kadar büyük ve şiddetliydi ki bütün taksi ve otobüsler arabaların ön camları kırılmasın diye durmak zorunda kaldılar. Yarım saat içinde bütün yollar su gölüne döndü. Tepeden tırnağa ıslansam da insanüstü çaba harcayarak kendimi metroya attım çok şükür. Böyle şiddetli bir yağmuru en son on dört sene önce yaşamıştım, biran gök delindi zannettim öyle feciydi...


Not: Resimler alıntıdır... Resim çekecek zamanım yoktu canımı kurtarmakla meşguldüm:)

Lakin işin komik tarafı, metroya bindikten üç-dört durak sonra insanlar acayip acayip bakmaya başladı. 'Lan bunların dertleri ne'' derken milletin kupkuru olduğunu farkettim! Meğersem Alsancak da kıyamet koparken Buca da yağmur saniyelik çiseleyip gitmiş:s Bazıları bana bakıp ''Kız sırılsıklam olmuş hayırdır yağmur mu yağmış!'' diyenler vardı ya:( Oğlum ben orada ölüm-kalım savaşı verdim hatta bir ara otobüsler çalışmazsa korkusu yaşadım bunlar neyin kafasında... Demem o ki İzmir böylesine renkli bir şehir, metroya bindiğinizde yazı yaşarken indiğinizde kışın ortasında kalabilirsiniz. Biz bile hala bu duruma ayak uyduramazken şehre yeni gelenlerin Allah yardımcısı olsun ;)

9.05.2015

Bu ülkede...



Bu ülkede Diyanet İşleri Başkanı bile faiz istiyorsa
bir durup düşünmek lazım...


29.04.2015

Benim Memleketim...

Her ne kadar sık aralıklarla yazı yazamayacağım desem de bu videoyu görünce dayanamadım:)
İtalyan bir turistin gözünden yaklaşık üç buçuk dakikada Türkiye turu yapmaya ne dersiniz...



Civcivleri Boyamayın!



Ülkemiz insanının ticaret zekasına hayranım, gerçekten! Sıradan bir nesneyi bile öyle değişik şekillerde piyasaya sunuyorlar ki ihtiyacımız olmasa bile alma ihtiyacı hissediyoruz. Misal civcivler; yıllar öncesine kadar sırf yumurtasından ve etinden yararlanalım diye üreticiler tarafından alınan civcivleri, öyle allayıp pulladılar ki şimdi sırf görüntüsü için alır olduk. ''Ben almam ya'' diye içinden geçirenler, yanınızda çocuk varsa mecbur alacaksınız zira hedef kitlesi çocuklardır. Kutunun içinde rengarenk civcivleri görür de çocuklar durur mu? Durmadı da zaten, renkli civcivler bir dönem öyle çok ilgi gördü ki tabir-i caizse patladı gitti.

Lakin bu ticaret hilelerinin birde diğer yüzü var. Civcivlere hiçbir zarar vermediğini iddia eden üreticinin iki farklı yöntemi var. İlki, civcivlerin kaynatılıp soğutulmuş renkli suya daldırılıp çıkarılmaları ve kurumaları için güneşte bekletilmeleri. Civcivler ilk yumurtadan çıktığında belli bir sıcaklıkta korunmalıdır. Ama üreticiler sıcaklık şurda dursun, yavruların tüylerini ıslattıkları gibi daha hızlı kurumaları için rüzgara çıkarıyorlar. Bu da vücut dirençlerini kırarak daha çabuk ölmelerine neden olur. 
Diğer bir yöntem ise; civcivin yumurtadan çıkmasına kısa bir süre kala, renkli boyayı şırınga yardımıyla yumurtanın içine enjekte ediyorlar. Civciv yumurtanın içinde hareket ettikçe tüyleri boyanıyor ve yumurtadan renkli bir şekilde çıkıyor. Ki ülkemizde ''Tedavi edici amacı taşımadığı halde hayvanların dış görünüşünü değiştirmeye yönelik cerrahi müdahaleler yasaktır''dikkatinizi çekerim...
Beni en çok hayrete düşüren ise, satışa sunulacak renkli civcivler bir gün öncesinden aç bırakılırmış ki satış sırasında acıkan yavrular daha çok ses çıkarsınmış. Evet insanların ticari zekasına hayranım ama bu zeka kötüye kullanılmamalı, canlılara zulmederek gelir elde etmek pekte insancıl olmasa gerek...





Kısa süreliğine (bir ay olabilir) blogda yazı yazamayabilirim.
Blog yalnız kalmasın diye sitelerden alıntılar yapıcam şimdiden bilginize.

27.04.2015

Mabel Matiz - ★Gel★

On altı milyon olan izleme sayısındaki altı milyonluk kısmın bana ait olması kuvvetle muhtemel. Çok sevdim bu şarkıyı ya; ses, sözler, vurgular... Pek bi sevdim ;)


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...