Hint Filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hint Filmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.04.2016

Bajrangi Bhaijaan


Hint diyarından sevilesi bir film: Bajrangi Bhaijaan. Filmi izleyeli çok oldu fırsat bulup da yazamadım lakin hafızamdan öylece silinip gitmesine gönlüm razı olmadı pek sevdim çünkü. Sevilen oyuncu Salman Khan ve minik oyuncu Harshaali Malhotra filmi almış götürmüş, yan karakterleri gözüm görmedi bile.

Konusu: Shahida (Harshaali Malhotra) konuşamayan Pakistanlı bir çocuktur. Annesi tedavi ettirmek için Hindistan'a götürür, yolculuk sırasında Shahida annesini kaybeder. Okuma yazması olmayan konuşamayan, Müslüman, Pakistanlı bir çocuk Hindistan da tek başına ne yapabilir? Hem de iki ülkenin arası gerginken...


Filmi ilk çıktığında izledim, hakkında hiçbir şey okumadan araştırmadan izledim. Belkide ondandır pek etkiledi beni özellikle filmde bir kaç can alıcı sahne var ki binlerce kelimeyi bir araya getirsen o tek bakıştaki duyguyu anlatamazsın...

Hala bu filmi izlemediyseniz şiddetle tavsiyemdir.
İyi seyirler.

23.05.2015

Leyla ile Mecnun - Aaja Nachle


Aaja Nachle 2007 yapımı, müzikal ağırlıklı bir Hint filmi. Bende yıllar önce izleyip bir kenara attım lakin video siteleri devamlı bu filmin şarkılarını karşıma çıkarıp duruyor, madem bu film peşimi bırakmıyor bloğa da yazayım tam olsun dedim.

Konusu: Sevdiği adamın peşinden amerika'ya giden Dia(Madhuri Dixit), dans hocasının hastalandığını duyunca kasabasına geri döner. Geldiğinde dans etmeyi öğrendiği Aaja Nachle adındaki açık hava tiyatrosunun yıkılıp yerine alışveriş merkezi kurulacağını öğrenir. Buna mani olmak için harabeye dönmüş sahneyi tekrardan canlandırmaya çalışır...

Film güzeldi ama illa izleyin diyeceğim bir yapım değil yani klasik hint filmlerinden biriydi. Filme dair belkide tek artı şarkılar ve dans gösterileriydi.

Hala izlememiş ve izleyecek olan varsa bundan sonrasını okumasın!

Hint yapımları zaten şarkısız-danssız olmaz. Filmin türünde müzikal yazısını görünce ''Daha ne kadar ileri gidebilirler ki'' dedim ve cevabımı aldım. Tek kelimeyle ba-yıl-dım filme değil, filmin sonunda gösterilen Leyla ve Mecnun müzikaline! Şarkı, sözleri, oyuncular, dans, kıyafetler, görsel efektler çok sevdim ya. Belkide bu kadar güzel olmasını beklemediğimdendir.

Filmde söylenen diğer şarkılarda güzeldi ama benim aklım Leyla ve Mecnun da kaldığı için onları es geçiyorum. Gösterinin Türkçe alt yazılısını aradım ama ne hikmetse bizimkiler en baştan çevirmemiş(yada ben bulamadım) buradaki videodan yarısını alt yazılı izleyebilirsiniz. Ben yinede orijinalini ekliyorum, gösteriyi tekrardan izlemek isteyenlere iyi seyirler...


17.01.2015

PK (Peekay) - Sarhoş


Uzun zamandır yakın takibe aldığım ve sabırsızlıkla beklediğim filmi sonunda izleyebildim. Tamda Aamir Khan'dan beklendiği gibi şahane bir film çıkmış ortaya. 3 Idiots filminin yönetmeni Rajkumar Hirani ve Aamir Khan uzun bir aradan sonra yine bir araya gelip film çekeceklerini duyunca baya meraklanmıştım, beklenildiği gibi hem eğlenceli hemde toplumsal mesaj veren bir film olmuş.

Filmimimiz ismi PK, Peekay yani türkçe karşılığı olarak Sarhoş kelimesinin kısaltılmış hali. Bu film bir çok yönden gündeme bomba gibi düştü, daha filmin tanıtımları bile verilmeden bir sürü eleştiri aldı ama film gösterime girmesinden kısa bir süre sonra en çok izlenenler arasına yer aldı. Hepsinden tek tek bahsedicem ama filmi hala izlemediyseniz öncelikle izleyin gelin canlar zira spoileri bol bir yazı olacak ;) Hatta mümkünse film hakkında hiçbir yazı okumadan izleyin büyüsü kaçmasın.

Konusunu merak edenler için: PK (Aamir Khan) Hindistan'a çooook uzaklardan gelmiş bir yabancıdır. Çevresinde olanları anlamaya çalıştıkça daha da kafası karışır. Tekrar evine dönmek ister ama bir türlü dönemez. Birçoğumuzun sormaya çekindiği soruları sordukça herkes ona PK yani sarhoş deyip başından atar. Bakalım PK evine dönebilecek mi yada sorularına cevap bulabilecek mi...

Olabildiğince spoisiz yazmaya çalıştım yoksa filmdeki konu çok daha derin ve güzel. Mutlaka izleyin canlar...



Bundan sonrası spoilerdir filmi izlemeyen okumasın. 
Benden uyarması!


Aamir Khan yine toplumsal bir konuyu işlemiş filmde, din! Bir çoğunun işlemeye cesaret edemediği hele de Hindistan gibi çok farklı dinlerin bulunduğu bir ülkede bu konuya değinmek cidden yürek ister. Zaten film yayınlanmadan önce ve sonra bir sürü olumsuz eleştiri aldılar.

İlk resimler yayınlanmaya başladığında filmin ismini Peekay diye duyurdular. Peekay Hindistan da çok içki içen kişilere takılan bir lakapmış o yüzden ben kısaca Sarhoş dedim. Filmde insanların cevap vermekte zorlandığı soruları sorunca herkes ''Bu adam sarhoş'' dediği için karakterin adını Peekay koymuşlar ama ilk resimler çıkmaya başladığı için ve daha konusunu kimse bilmediği için Aamir Khan'ın fimde bir sarhoşu canlandıracağını zannetmişler. Bu yüzden özelliklede Müslüman kesimden büyük hepki almışlar ve filmin adı PK olarak değiştirdiler.

Daha sonra Aamir Khan'ın uzun süre konuşulan şu yandaki resmi yayınlandı ve cidden büyük tepki aldı. Bildiğiniz üzere Aamir Khan Müslüman ve bir Müslümanın bu şekilde soyunması tabir-i caizse şok etkisi yarattı. Takipçiler tarafından resmin farklı versiyonları yayınlanmaya başladı ve yine bir çok kesimden olumsuz yorumlar aldı.


Rajkumar Hirani ve Aamir Khan benim gözümde iki cesur adam zira tepki çekeceklerini bile bile bu filmi bu şekilde tanıtmaya ve çekmeye başladılar. Taktir edersiniz ki Hindistan bir çok uydurma dinlerin ve inançların hakim olduğu ülkelerden biri, böyle bir ülkede böyle cesaret isteyen bir filmi çekmek her babayiğidin harcı değil. Farkındaysanız şimdiye kadar filmin güzelliğinden falan değil sadece gösterdikleri cesaretten bahsettim ki sırf bu yönden benim için en iyi arasına girdi bile.

Türk izleyicilerden gelen eleştiriler arasında iki konu dikkatimi çekti. İlki filmde kullanılan şarkıların gereksiz olduğu yönünde. Canlar artık kabul edin hint filmlerinin olmazsa olmazı şarkılardır! Evet bazı filmlerde bende sinir oluyorum ama çoğuna cidden yakışıyor, zaten hint filmlerini diğer kalıplaşmış filmlerden ayıran en önemli özellik bu şarkılar değilmi ;) Çoğu hint yapımlarında olduğu gibi bu filmde de şarkılar güzel ve eğlenceliydi.

Diğer bir konu ise PK ile 3 Idiots filminin karşılaştırılması. Bence tartışmaya gerek bile yok her iki filmde kendi içinde farklı ve güzel. Ben her iki filmin konusunuda işlenişinide sevdim.  

Ve bütün bu gelişmeler ışığında PK gösterime girmeden en fazla eleştirilen, gösterime girdikten sonra en fazla izlenen filmler arasına girdi. Rajkumar Hirani ve Aamir Khan istedikleri etki-tepkiyi fazlasıyla aldılar sanırım.


*Filmde en çok üzüldüğüm sahne baysa(abi)'nın ölmesi oldu ya sanırım böyle bişi beklemiyodum PK gibi bende şok oldum.

*Dans eden arabalar ahahahah. Bu tabiri kim bulduysa helal olsun, aklıma geldikçe gülüyom hala :)

*Aamir Khan'ın filmde bir uzaylıyı canlandırmasını beklemiyordum, filmin konusunu felan okumadan izlediğim için baya şaşırdım. Her zaman ki gibi bu zor rolü ustalıkla oynadı kral.

*Filmde en büyük endişem Anushka Sharma ile Aamir Khan'ın sevgili falan olucağıydı. Zira Aamir'in yaşı baya ilerlediği için baba-kız gibiler artık, filmde sevgili muhabbetinin olmamasına çok sevindim.

Spoiler sonu

PK filminin seveni olduğu kadar sevmeyenide fazla izleyip kendiniz karar verin ;) Umarım Aamir Khan arayı çok açmadan yine güzel bir filmde karşımıza çıkar. Şidilik sağlıcakla kalın...


8.10.2014

Sevilesi Hint Filmleri



Çok severek izlediğim yapımları anlatmakta pek bi zorlanırım, sanırım bu şukela yapımlar için hangi kelimeleri yazarsam yazayım hep yetersiz kalıyor. Bu yüzdendir ki çok çok severek izlediğim Hint filmlerini tek tek anlatmak için çırpınmaktansa tek bi sayfada derleyip toparlıcam inşallah.

Filmlere geçmeden önce hemen belirteyimki bu listedekiler benim bu zamana kadar izlediğim hint filmleri arasında ilk sırayı zorlayanlar. Yani keyfim ve kahyasının ortaklaşa hazırladığı bir liste. ''Şu film nasıl bu listede olmaz'' diyebilirsiniz lakin zevkler ve renkler meselesi canlar.  Misal Aamir Khan'ın Fana yada Ghajini filmleri için millet ölüp bitiyor ama benim için ikinci sırada gelirler zira gönlümde Taare Zameen Par ve 3 Idiots filmlerini asla geçememişlerdir.

Bu hint filmleri yazısını üç seri halinde yazmayı planlıyorum. İlki şimdi yazıcam çok severek izlediklerim. İkincisi yine çok severek izlediklerim ama bazı nedenlerden ikinci sıraya düşenler. Üçüncüsü ise klasik hint filmleri diye tabir ettiğim filmlerin içinden yine severek izlediklerim olucak. Şimdiden planımı yapayımda vazgeçmeye falan kalkarsam hiç değilse buraya yazdım deyip utanır yazarım;)

Not 1: Hint filmlerine yeni başlıyorsanız ilk olarak bu filmleri izlemeyin canlar. Hatta baya bi geciktirin zira bunları izledikten sonra insanın kalite anlayışı çok yüseklere çıkıyor hal böyle oluncada diğer filmleri bir türlü beğenemiyoruz. Benden uyarması;)

Not 2: Filmler arasında herhangi bir sıralama yoktur hepsi benim canlarım:)


~~~~~~~~~~

Taare Zameen Par / Yerdeki Yıldızlar


İshaan (Darsheel Safary) yaşıtlarının aksine okumada ve yazmada oldukça zorluk çeken yaramaz bir çocuktur. Öğretmenlerinden ve komşulardan gelen şikayetlere dayanamayan ailesi onu yatılı bir okula yazdırır. Okula ve yeni çevresine uyum sağlayamayan İshaan gittikçe içine kapanır ve herkesle iletişimi keser. Ta ki küçük çoçuğun hayatını değiştirecek resim öğretmeni Ran (Aamir Khan) gelene kadar...

Bu filmi Aamir Khan var diye izlemiştim ama Aamir'cim olaylara filmin yarısından sonra dahil oluyor. Lakin o zamana kadarda yokluğunu pek çekmedim açıkçası çünkü filmi asıl alıp götüren küçük oyuncu Darsheel Safary idi. Bu yaşta böylesine bir oyunculuk cidden çok çok iyiydi.

~~~~~~

  3 Idiots / 3 Aptal


Hindistanın en iyi mühendislik okuluna kapak atan üç kafadarın başından geçen olayları espirili bir şekilde anlatılmakta. Aslında bizim ülkemizde de benzer sorunları olan eğitim sistemini ve bu sistemle yetiştirilen geleceğin gençlerini bir güzel irdelemektedir.

''...Ve kaderim belli olmuştu,
ne olmak istediğimi kimse sormadı''

Yine bir Aamir Khan filmi! Eğitim sisteminin aksaklıklarını eğlenceli bir şekilde irdeleyen çok güzel bir yapım. Zaten bu ilk iki film Türkiye'nin bir çok yerinde eğitim amaçlı okullarda izlettiriliyor ve ünlerini sonuna kadar hakediyorlar.

~~~~~~

Guzaarish


Ünlü sihirbaz Ethan (Hrithik Roshan) bir gösteri sırasında düşerek boynu kırılır ve belden aşağısı felç olur. Doktorların yaşamaz dediği adam tam on dört yıl boyunca yatağa mahkum olarak hayatta kalır. Yazdığı kitaplarla ve evinden yayınladığı radyo programıyla topluma örnek olur. Lakin yıllar geçtikçe sağlık sorunları ve maddi sıkıntılar artar. Artık çevresindeki insanlara bağımlı olarak yaşamak istemeyen Ethan mahkemeye başvurarak ötenazi olmak ister...

 ''Eğer yaşamak haksa, ölmekte hak olmalı''

Hrithik Roshan'ın devleştiği, oyunculuk budur dedirttiği bir film. Yine sosyal içerikli şahane bir yapım. Filmi izlerken kesin bir yargıya varamıyor insan, bir taraftan Ethan'a hak verirken hemen arkasından diğer düşünceninde doğru olduğunu farkediyorsunuz. Ve  Aishwarya Rai sen ne güzel bir kadınsın yahu;)


~~~~~~

My Name Is Khan / Benim Adım Khan


Rizvan Khan (Shahrukh Khan) annesinin çabalarıyla büyütülmüş bir otizm hastasıdır. Annesi ölünce Amerika'daki kardeşinin yanına gider. Kardeşi sayesinde kozmetik ürünleri satmaya başlayan Khan, Mandira'yla (Kajol) tanışır ve aşık olur. Hindu olan Mandira aynı zamanda dul ve bir çocuk sahibidir ama herşeye rağmen bu iki çift evlenirler. Ülkede 11 Eylül saldırılarından sonra müslümanlara karşı olumsuz bir tavır takınılır. Mandira'nın oğluda aynı nedenden dolayı öldürülür. Bu olaylan sonra ikilinin hayatı kabusa döner Mandira Rizvan'ı terkeder. Rizvan'ın eve tekrar dönebilmesinin tek şartı ise ABD başkanına gidip kendisinin terörist olmadığını söylemesidir...

 ''Din kriter değildir, insanlık kriterdir.''

Hindistanın en ünlü çiftlerinden Shahrukh ve Kajol'un başrollerini oynadığı yine sosyal içerikli bir film. ''Benim adım Khan ve ben terörist değilim'' sloganıyla batının Müslümanlara bakış açısını çarpıcı bir şekilde anlatan güzel bir yapım.

Not: Khan soyadını Hindistan da sadece Müslümanlar kullanır.


~~~~~~

Black / Siyah  



Bebekken geçirdiği bir hastalık nedeniyle sağır ve kör olan Michelle (Rani Mukherjee), çevresiyle iletişim kurmakta zorlanır. Kendi karanlığında çırpınan Michelle bütün öfkesini çevresinden çıkarmaya başlar. Aileside kızlarına yardım edemeyince öğretmen tutarlar ama gelenler kızımızın karanlık dünyasını aydınlatamaz. Ta ki yeni öğretmen Debraj (Amitabh Bachchan) gelene kadar. Debraj ya bu zifiri karanlığa ışık tutucak yada kendi de bu karanlıkta kaybolacaktır...

“Ona sözcüklerden bir kanat takacağım Bayan Nair, uçmayı öğreteceğim...”

Benim nazarımda Rani Mukherjee şukelasının devleştiği yapımdır. Bu kadını severim ama oyunculuğunu bu kadar güzel konuşturduğu başka bir filmi yok bence.

~~~~~~

Barfi


Doğuştan sağır ve dilsiz olan Barfi (Ranbir Kapoor), annesini küçük yaşta kaybetmiş ve babası tarafından büyütülmüştür. Yaşamındaki bütün olumsuzluklara rağmen hayatı dolu dolu yaşamayı başaran Barfi, şehre yeni taşınan bir kıza aşık olur. Fakat ailesi kızlarını normal(!) biriyle evlenmesini istemektedirler. Otistik olan çocukluk arkadaşı Jhilmil'in (Priyanka Chopra) de olaylara dahil olmasıyla işler karmaşık bir hal alır...

 ''Aşkın dile ihtiyacı yoktur.''

Ranbir Kapoor sen ne kaa mükemmel bir oyuncusun! Sıfır replikle duygu ve düşünceler ancak bu kadar güzel ve eğlenceli anlatılabilir.  Priyanka Chopra da beni şaşırtarak çok güzel oynamış rolünü lakin bu filmin yıldızı kesinlikle Ranbir'di.

~~~~~~~~~~

Not 3: İsimleri yazarken farkettimki ben en çok içinde hastalık konusu barındıran filmleri çok sevmişim. Halbuki öyle çok ağlak yapımları izleyemem. Ama hintli oyuncular özelliklede böyle zor rolleri öyle güzel, doğal ve içten oynuyorlarki bazen bunun bir film olduğunu unutuyor insan...

(Vallahi son) Not 4: Yeni izlediklerim arasında yine çok severek izlediğim yapımlar olursa liste güncellenecektir.



Kalın sağlıcakla...

3.09.2013

Duyuyor Musun? Ağlıyorum!


Uçsun diye kanat tak düşlerime,
Lütfunla sar beni Ya Rab! Bak bir halime.

Duyuyor musun?
Ağlıyorum!

Dizi-film tanıtımı yapmayı istemiyorum en azından şimdilik ama kendimi tutamıyorum canlar. Kore camiasında kayda değer filmler nadir çıkıyor dizi ise şu anda sadece Master's Sun dizisini takip ediyorum gerisi benim için hayal kırıklığı oldu. O yüzden hint filmleriyle devam edicem. Aslında bloğa yazmak istediğim bi sürü hint filmi var ama ben önceliği en son izlediğim Aashiqui 2 isimli filme veriyorum. Konusunu pek sevmediğim için izlemiyordum ama youtube da devamlı aynı şarkıya raslayınca dayanamayıp izledim, hatta filmden çok şarkılara vuruldum. Bu yazıyı yazmamın amacıda filmi değil şarkıları paylaşmak;) Ama adet yerini bulsun diye konuyu kısaca anlatayım...

Konusu: Şöhreti kaldıramayıp içine düştüğü boşluğu alkolle doldurmaya çalışan, elde ettiği başarıları hızla kaybeden bir şarkıcı (Aditya Roy Kapoor); yeteneğine ve güzel sesine rağmen kimse tarafından farkedilmeyen bir kızın (Shraddha Kapoor) kesişen yolları.

Ben gayet kestirme yazdım ama film fedakarlık üzerine kurulu güzel bir yapım. Konu beklediğimden çok daha güzel işlenmişti. Filmi güzel yapan konusundan ziyade oyunculardı bence ikiside rollerini çok iyi oynamış zati Aditya'yı severdim şimdi daha bi sevdim. Ve tabiki şarkılar! Hint filmlerinin en güzel yanı şarkıları, hintliler kadar güzel şarkı sözleri yazan ve söyleyen başka bir millet daha yok bence. Adamlar her sahne için özel şarkı yapıyorlar resmen, sözleri o kadar güzel oluyor ki sahneden çok etkilenmesen bile şarkı seni ağlataya yetiyor. Hele de aynı şarkıyı neşeli sahnelerde hareketli, hüzünlü sahnelerde yavaş ve müziksiz söylemelerine bayılıyorum. Bu film de benim gönlümde şarkılarıyla yer etti. Bi sürü şarkı var ama ben en çok dinlediklerimi seçip ekledim, özellikle filmi izlemeyenler için videoları klipsiz bulmaya çalıştım;) İzleyin - dinleyin canlar...

 ***

Sunn Raha Hai
(Söyleyen Ankit Tiwari)

   
***
Tum Hi Ho Meri
(Söyleyen Arijit Singh)

***
Bhula Dena
(Söyleyen Mustafa Zahid)


***
Aasan Nahin Yahan
(Söyleyen Arijit Singh)

***
Rahul: Aarohi                         
Aarohi: Efendim?                    
Rahul: Yok bir şey. Öylesine...



10.07.2013

Rab Ne Bana Di Jodi - Bizi Rab Birleştirdi



Hint filmlerine kaldığım yerden devam ediyorum. Bu yazıyı dün yazıcaktım ama bloğumdaki küçük bir sorundan dolayı yeni yazı giremedim. Geç olsun güç olmasın diyerekten yeni filmime başlıyorum; Rab Ne Bana Di Jodi türkçe adıyla Bizi Rab Birleştirdi yada Bizi Allah Birleştirdi...

Eminim bu filmi bir çoğunuz izledi ben yinede izlemeyenler için konusuna kısaca değineyim; Surinder (Shahrukh Khan) eski öğretmeninin kızına ilk görüşte aşık olur. Ama esas kızımız Taani (Anuska Sharma) nişanlıdır zaten Surinder esas kızımızın nişanına gelmiştir. Hayat bestesinin güftekarı alın yazısını baştan yazar ve Taani'nin nişanlısı yolda kaza geçirerek vefat eder. Bu haberi alan Taani'nin babasıda fenalaşarak ölüm döşeğine düşer. Babasının son arzusuda Surinder'in kızı Taani'yle evlenerek onu himayesi altına almasıdır. Eski öğretmeninin son arzusunu gerçekleştiren Surinder Taani ile evlenir, fakat Taani babasının ve nişanlısının vefatından dolayı eski neşesini kaybeder. Surinder utangaç, kendi halinde biridir buna karşın Taani'nin eski neşesini yerine getirmek ister çünkü karısına ilk gördüğü günkü gibi aşıktır ama çabaları boşa gider.  Son çare olarak en iyi arkadaşı Bobby (Vinay Pathak)nin yardımıyla imaj değiştirir ve utangaç bir karakterden komik, yalaka birine dönüşür. Taani'nin yeni kocasını tanımaması üzerine kendini Raj diye tanıtır. Surinder kendini olayların akışına bırakarak iki farklı kişi olarak karısının yüzünü güldürmeye çalışır. bundan sonra kader Taani'nin seçimiyle şekillenecek; kendini her daim koruyan kocası Surinder mi yoksa hayatına neşe getiren Raj'ın mı seçicek?


Ben kısaca anlatayım demiştim bir ara ama hint filmleri bu kadar uzun olunca kısaca anlatımıda ancak bu kadar kısa oluyor. Kim ne derse desin bu hintliler romantik-komedi işini çözmüşler arkadaş. Oyunculukları çok iyi, şarkıları çok iyi, konuları çok sağlam... Bu filmi konusuna yada oyuncularına bakmadan izledim, bir blokta (şimdi hatırlamıyorum) şu repliği görmüştüm:

Taani: Sana bir sevgi kırıntısı bile vermedim ama sen bana sevgini göstermeye devam ettin.
Beni nasıl bu kadar çok sevebildin?

Surinder: Çok basit, sende Rabbimi gördüm...

Uff resmen vuruldum yahu, evet biraz yok yok baya ağır bir söz ama insanı tam on ikiden vuruyor. Ne demektir ya ''sende Rabbimi gördüm''... Aslında güzel filmler hakkında fazla konuşmak istemiyorum hani izleyip görmen lazım derler ya aynen öyle. Zati için içinde Shahrukh Khan gibi bir zati muhterem varsa izlememek olmaz. Filmde birbirinden tamamen zıt iki rolü başarıyla oynadı adam, mimiklerini kullanarak rol yapan oyuncuları ayrı bi seviyorum Khan da onlardan biri. Son alarak filme damgasını vuran bir diğer nokta ise şarkılardı bence. İki şarkıyı çok çok sevdim, filmi izleyeli çok oldu ama ben hala şarkılarını severek dinliyorum.Bu iki şarkıyı da paylaşıp ufaktan kaçıyorum. Sağlıcakla kalın canlar;)

*****
Tujh Mein Rab Dikhta Hai - Sende Rabbimi Gördüm


Çözemediğim çok şey var ama tek bir şeyden eminim
Sende Rabbimi gördüm
Ne yapmalıyım, sevdiceğim.
Önce sana secde edeceğim,
Şimdi ne yapmalıyım, sevdiceğim.

*****
Haule Haule -Usul Usul


Sabırlı oldostum
Derin bir nefes al iki gözüm
Kaygılı fikirleri terket
Hayat kısa bunun için
Usul usul aşık oluyorsun

Usul usul, bir rüzgar  esiyor
usul usul, deva dağıtıyor
Usul usul, dualar kabul olunuyor


*****



Not : Herkese hayırlı ramazanlar dilerim Allah oruçlarınızı kabul etsin, ailenizle birlikte iftar açmayı nasip etsin inşallah...

7.07.2013

Dil Bole Hadippa - Hint Kriketi



Selam canlar...
Uzunn zamandır film tanıtımı yapmıyordum daha doğrusu yapamıyordum ama kısa zamanda sizi filme boğucam inşallah:) Son aylarda hint filmlerine kafayı taktığım için ağırlıklı olarak hinr filmlerini tanıtıcam. Eringeçliğim tutmazsa en sevdilerimi bir liste halinde de yazabilirim, şimdilik muallakta. Bugün size sondan ikinci izlediğim eğlenceli bir filmi anlatıcam Dil Bole Hadippa türkçe anlamıyla Hint Kriketi...

Konusu aşağı yukarı şöyle; Hindistan ve Pakistan arasında dostluk maçı amamacıyla kriket oynanmaktadır. Ve uzunn zamandır da oyunları hep Pakistan kazanır. Hindistan takımının başındaki amcanın canına tak eder ve yurt dışında kriket oynayan oğlunu napar eder takımın başına getirir. Artık herşey esas oğlumuz Rohan (Shahid Kapoor)'a bağlıdır.  Esas kızımız Veera (Rani Mukherji) ise amcasının kurduğu tiyatroda (eğlence mekanı gibi bir yer) çalışmaktadır. Dünyadaki en büyük tutkusu ise kriket oynamaktır. Yeni takım kurulucağını duyunca havalara uçar ama hindistan şartlarında bir kızın kriket oynamak istemesi pek hoş karşılanmaz. Hatta kızı kapı dışarı ederler ama Veera için bunlar küçük problemler, kriket oynayabilmek için hepşeyi yapıcaktır erkek kılığına girmesi gerekse bile...

Evet yine gittim erkek kılığına giren kızı konu alan bir film buldum. Başta çok ayak diredim ''Yine mi yahu yiter artıgın'' dedim ama sonrada oturdum bal gibi izledim. Konu itibariyle artık klasik ama bu klasik konuyu birde hintlilerin bakış açısından izleyin derim. Harika bir film değil çünkü hintlilerin cidden çok güzel filmleri var ama en azından eğlenceli, yüzünüzü güldürücek bir yapım. Shahid Kapoor'u ezelden beridir pek bir severim ona laf yok ama bu filmin yıldızı Rani Mukherji'ydi. Film iyiydi hoştu lakin iki yere uyuz oldum, birincisi kız erkek kılığına girdikten sonra sesi çok cırtlak kaldı sinir oldum yahu ama en azından sakal takmayı akıl edebilmişler bunada şükür. İkincisi ise film boyunca iki hanım kızımız(!) yarı çıplak dolaşıp durdular, gereksizdi.


Filmi izlemeyen ancak izleyecek olan varsa fazla beklenti içine girmeden izleyin canlar o zaman daha keyifli oluyor. Ben izlerken pek bir eğlendim can sıkıntısna bu tür filmler ilaç gibi geliyor. Ha bu arada hint filmleriyle arası kötü olanlar varsa yavaştan alışmaya, en azından bir şans vermeye çalışın çünkü ardarda hint filmlerini sıralamayı planlıyrum canlar ona göre;) Şimdilik sağlıcakla kalın...

10.09.2012

My Name Is Khan - Benim Adım Khan ve Ben Terörist Değilim

''Benim adım Khan ve ben terörist değilim''


Uzun zamandır ismini duyduğum ama bir türlü izleyemedim film My Name Is Khan... Evet yine ben ve hakkında çok konuşulan filmleri izleyememe sendromum. Neyse sonunda bende izleme şerefine nail oldum. Anlatılanlar kadar çok etkilenmedim filmden ama hafife alınmayacak kadar da yavan olmadığını söylemeliyim. En başta konusu itibariyle çok ilgi çekici ve başrol oyuncusunun otistik bir adamı canlandırması çok başarılıydı.

Filmin konusunu kısaca anlatıp yorumlara geçeyim:  Rizvan Khan annesinin çabalarıyla büyütülmüş bir otizm hastasıdır. Annesi ölünce Amerika'daki kardeşinin yanına gider. Kardeşi sayesinde kozmetik ürünleri satmaya başlayan Khan, Mandira'yla tanışır ve aşık olur. Hindu olan Mandira aynı zamanda dul ve bir çocuk sahibidir ama herşeye rağmen bu iki çift evlenirler. Ülkede 11 Eylül saldırılarından sonra müslümanlara karşı olumsuz bir tavır takınılır. Mandira'nın oğluda aynı nedenden dolayı öldürülür. Bu olaylan sonra ikilinin hayatı kabusa döner Mandira Rizvan'ı terkeder. Rizvan'ın eve tekrar dönebilmesinin tek şartı ise ABD başkanına gidip kendisinin terörist olmadığını söylemesidir...

Karışıkmı anlattım bilmiyorum ama olabildiğince kısa kesmeye çalıştım. Asında bakarsanız filme başlamadan önce konusunu falan hiç okumadım. Bu filmi izlememin iki nedeni var birincisi ''Benim adım Khan ve ben terörist değilim'' sözü oldu. Öncelikle bilmeniz gereken Khan soyadının Hindistan da sadece müslümanlara verildiği. Yani ''Ben müslümanım ama terörist değilim'' demek istiyor ve bu ifade özelliklede o dönem için çok dikkat çekici. Diğer bir neden ise filmin iki yapımcısından biri olan Shahrukh Khan 'ın şu ifadesidir "Film, kabiliyetsiz(hasta) bir adamın sakatlığa, güçsüzlüğe karşı yaptığı savaşını anlatmıyor. Hasta adamın, tüm dünyada olan terör, savaş, nefref ve düşmanlığa karşı yaptığı savaşı anlatıyor. My Name is Khan filmi aynı zamanda Islam'ı da ele alıyor. Islam'ı ve dünyanın Islam'a bakış açısını ele alıyor. Fakat taraf tutmadık. Biz sadece iyi insanların ve kötü insanların var olduğunu söylemeye çalışıyoruz. Kötü Hindular, iyi Hindular, kötü Hristiyanlar, iyi Hristiyanlar olmaz. Ya iyi bir insanızdır, ya da kötü bir insanızdır. Din kriter değildir, insanlık kriterdir.'' bu söz üstüne daha ne denebilir ki!


Film 11 Eylül saldırısından sonra yaşananları otistik bir adamın gözleriyle anlatmış, sırf bunun için bile izlenir. Düşünsenize annesi ona yıllardır "Dünyada sadece iki tür insan vardır. İyi insanlar ve kötü insanlar. İnsanlar arasında ki tek fark budur." diyor ama rizvan kendini insanları dinlerine göre ayıran bir dünyada buluyor. Hastalığından (!) dolayı bu ayrıma bir anlam veremediği için bütün zorluklara rağmen kendi bildiğini yapıyor. Kısaca batının İslam'a karşı olan önyargılarını sorgulayan izlenesi bir film.

Bu arada filmdeki en sevdiğim şarkıyıda hemen paylaşayım. Rizvan'ın kızı ilk gördüğünde çalan şarkıydı aylardır dinliyorum hala bıkmadım pek bi sevdim be. Tere Naina...


Kaliteli ve güzel bir yapım izlemek istiyorsanız kaçırmayın derim;)
Sağlıcakla kalın...

30.05.2012

3 İdiots - Böyle Aptala Can Kurban:)


Selam millet, bugün size uzun zaman önce izlediğim ve deli gibi sevdiğim bir filmden bahsedicem;  3 Idiots... Eminim bu filmi izlemiş yada en azından ismini duymuşsunuzdur. Duymadıysanızda şimdi görün duyun, izleyin, sevin, sevdirin;) Zira işin içinde Aamir Khan gibi bir faktör var sevmemek imkansız. Filmi daha ilk izlediğim de blokta paylaşıcaktım ama bir türlü nasip olmadı, bir de sevdiğim şeyler hakkında sayfalarca şey yazıyorum ama hepsini bir araya getirmeye erindiğim için taslaklarda çürüyor. Allah'tan Aamir Khan aşkım depreşti de oturup 3 Aptal'ı tekrar izledim, bu sefer kesin yazmaya karar verdim kesinlikle bloğumda olması gereken bir filmdir kendileri;) Bu arada Aamir Khan'ın Yerdeki Yıldızlar isimli bir başka filmini daha blogda paylaşmıştım onuda izleyin canlar. Hint filmleri serüveni bu gidişle uzun süre devam edicek gibi görünüyor;)

Öncelikle bu güzelim filmden haberdar olmayanlar yada henüz izlememiş olanlar için konusu kısaca: Hindistanın en iyi mühendislik okuluna kapak atan üç kafadarın başından geçek olayları espirili bir şekilde anlatılmakta. Aslında bizim ülkemizde de benzer sorunları olan eğitim sistemini ve bu sistemle yetiştirilen geleceğin gençlerini (yarış atları mı demeliydik!) bir güzel irdelemektedir. Film 2009 yapımı, 160 dakikalık, romantik-komedi-dram gibi bir çok türü içinde barındıran bir Hint filmidir. 

 Ben bu filmi çok sevdim be öyle böyle değil. Bu üç kafadar anlatmak istediklerini sözleriyle, haraketleriyle öyle iyi anlatıyorlar ki üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin filmdeki sahneleri ilk günkü gibi hatırlıyorsunuz. Her çıkmaza girdiklerinde Ranço'nun tekrardan bir kapı açması, Fahran'ın herşeye gülen yüzü, Raju'nun her kötü birşey olacakmış gibi tedirgin durması... Hepsini sevdim yahu!


Ranço (Aamir Khan)

''Ben size mühendisliği öğretmiyorum, 
nasıl öğretileceğini öğretiyorum!''

''Sonuçlar böyle ifşa edilmemeli bence.
Neden birinin başarısızlığı herkese ilan ediliyor ki? Eğer demir eksikliğiniz varsa, doktor size bunun için ilaç mı yazar, yoksa bunu televizyona mı verir?''


 Farhan (R. Madhavan)

''...Ve kaderim belli olmuştu,
ne olmak istediğimi kimse sormadı''

''Büyük bir ikilemdeydik; arkadaşımızı mı avutsaydık, annesini mi teselli etseydik?
Salla dedik bizde ve süzme peynire odaklandık''


  
 


  
Raju (Sharman Joshi) 

''Arkadaşınız başarısız oluyor, üzülüyorsunuz.
Arkadaşınız birinci oluyor, daha çok üzülüyorsunuz...'' :)
Karakterleri tek tek tanıtmak anlamsız olur zira onlar anlatılmaz izlenir cinsten varlıklar. O yüzden sevdiğim bir iki sözlerini ekledim. Filmin genelinde daha bunlara benzer bir çok konuşma geçiyor hani deriz ya ''taşı gediğine koyma'' bunların ki aynen o hesap. Çoğu replik birbirinden anlamlı ve dantel gibi işlenmiş güzel sözlerdi.

Hint filmleriyle özelliklede bu filmle ilgili aklıma gelen bir iki noktaya değinmek istiyorum. 3 Aptal, Bollywood dünyasına karşı olan bir çok önyargıyı yıkan bir yapım oldu bence. Neler mi onlar ilk aklıma gelenleri sayayım hemen:
*En başta yaklaşık üç saatlik bir filmin sıkıcı olacağına dair olan klişeleri. Bir saatlik filmde dahi uyuklamaya başlayan arkadaşlarım bile ayıla bayıla izlediler filmi ve üç saatin nasıl bu kadar çabuk geçtiğini kimse anlamadı.
 *Hint filmlerini yarısınına yakınını biliyorsunuz ki şarkılar ve danslar kaplar. Bazı filmlerde de cidden çekilmez oluyorlar ama en azından Aamir Khan filmlerinin hiç birinde şarkılar yada danslar göze batmadı. Hatta melodilerle, şarkı sözleriyle filmin tamamlayıcısı oldular. Sevdik... (Not: Adamın kendine zaten hayranımda sesinede ayrı bi bitiyorum be:))
*Sonracıma özellikle de bu filmde konu çok iyi seçilmişti. Bir çok şey hayatın içindendi okul yönetimi, öğrenciler, espiriler, para sevdası, kariyer derdi, geçim sıkıntısı...
*Başka bir klişe ''hintliler pek bi kara kura, hiç çekici değiller ne bileyim izliyesim gelmiyor'' huuu hanım hanım sen ne diyon yahu! Aamir'cikim filmde 20 yaşındaki bir delikanlıyı canlandırıyor o yıldaki gerçek yaşını söylesem dudağın uçuklar be. Hele Ghajini deki kas yumağı halinden hiç bahsetmiyom bile:)
*''Bollywood mu ıyyy'' böyle diyenlerin çoğu hint filmi sevdalısı olup çıkıyor,o yüzden susuyorum.

Son olarakta filmdeki birbirinden güzel şarkıları mutlaka dinleyin canlar ben şimdilik filmin açılış şarkısını ekliyorum. 

 
...Düşe kalka aldırmasızca yürüdü durdu.
Biz düşünürken yarını, o bugününe baktı...

Birbirinden güzel ve eğlenceli şarkılar var ama eklemicem. Film hakkında bu kadar açık verdiğim yeter gari. Aslında taslakta daha uzun bir yazı vardı ama hala izlemediyseniz burda zaman kaybeymeye hiç gerek yok, direk filmi açıp izleyin... Özgür ruhlu Ranço'yu ve iki aptal arkadaşının komik dünyasını hala izlemediyseniz büyük hemde çok büyük kaybınız var demektir!  İzleyin izlettirin canlar;)  Ben deniz sağ elimi kalbimin üzerine koyup ''Ol iz velll'' nidalarıyla ufaktan kaçar, hepinize iyi günler;)

21.02.2012

Taare Zameen Par - Yerdeki Yıldızlar

Her çocuk özeldir...


 Aslında kafamda belirlediğim sıraya göre şu anda bir dizi hakkında yazı yazmam gerekirdi.  Ama bu film beni öyle bir çarptı ki ne dizi kaldı gözüm de ne de başka bişey. Çok hatta çok çok uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir film daha olmamışdı. Şu anda bile açıp tekrar tekrar izlemek istiyorum. Adı Taare Zameen Par yani Yerdeki Yıldızlar...

Taare Zameen Par Aamir Khan'ın yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği 2007 yapımı bir Hint filmi. Çoğu kimse hint deyince burun kıvırır, emin olun bende onlardan biriyim. Bu zamana kadar hatrı sayılır sayıda hint filmi izledim ve cidden bir çoğuna uyuz oldum:) Ama bu bambaşka bişi... Size kısaca şöyle izah edeyim; filmimiz 165 dakika evet biraz uzun ama film öyle güzel ki bacaklarınız uyuşsa bile oturup bir çırpıda bitireceksiniz ve keşke bitmeseydi diyeceksiniz (en azından ben ve keyfim öyle dedik:)) Tür olarak ise aile, dram, komedi diyebiliriz...

Konusunu pek fazla irdelemicem, hani bazı filmler vardır hakkında bilgi sahibi olmazsan seni daha çok şaşırtır ve daha çok seversin işte bu da onlardan biri. O yüzden konusunu kısaca şöyle söyleyeyim: Dokuz yaşındaki İshaan (Darsheel Safary ), oldukça yaramaz ve dik başlıdır. Aynı zaman da okuldaki bütün dersleri kötüdür, bütün çabalara(!) rağmen İshaan daha okuma ve yazmayı bilmiyordur ve bu yüzden sınıfta kalır. Öğretmenlerden ve çevreden gelen şikayetler çocuğun ailesini bezdirir. Babası İshaan'ın bütün yalvarmalarına rağmen onu yatılı bir okula verir. Bu okulda diğerlerinden farklı değildir aslında, sadece biraz daha disiplinlidir. Çevresinde sevdiği kimsecikler kalmayan  İshaan gün geçtikçe kabuğuna çekilmektedir. Artık o deli dolu çocuktan eser kalmamıştır, herkes onu zeka seviyesinin düşük olduğuna kanaat getirip bir köşeye atmıştır. Ta ki okula yeni resim öğretmeni Ran (Aamir Khan) gelip de, İshaan'ın aslında okuyup yazamıyor değil de sadece nasıl okuyup yazılacağını bilmediğini anlayana kadar. Yani küçük çocuk aslında Disleksik (öğrenme güçlüğü) denilen bir hastalığa sahiptir. İşte gözden kaçırılan bu ayrıntının küçük bir çocuğun hayatını nasıl değiştirdiğine şahit olacaksınız...


Peki bu filmi diğerlerinden farklı kılan ne?
Eğer ben bu filmi izlemeden önce konusunu okusaydım hiç başlamazdım heralde yada ne bilim ertelerdim. Çünkü içinde çoçuk, hastalık, dışlanma, yalnızlık ve acitasyon yapabileceğin daha bi sürü malzeme var. Ama hiçte acitasyon falan yapmamışlar, sırf milleti ağlatıcam diye çocukları ha bire aylatıp durmamışlar, sosyal mesaj vercem diye oyuncuları kılıktan kılığa sokmamışlar. İzlerken kusur bulamadığım tek film desem yalan olmaz herhalde. Oyuncu seçimi kusursuz, konunu işlenişi ve ayrıntılar harika, müzikler tam oturmuş... Hangi tür filmleri sevdiğinizin önemi yok bu filmi seviceksiniz o yüzden izleyin canlar;)


Film boyunca bir sürü güzel ayrıntı gözüme takıldı hepsini yazamam ama bir kaçını yazmak istiyorum:
*Oyuncular: Başrolünden tutunda en küçük rollerde oynayanlara kadar bütün oyuncular harikaydı.  Ve hepsi rolünün hakkını cidden vermiş. Özellikle de Ishaan rolünü oynayan çocuk! Yani bu role bu çocuktan daha iyi yakışacak birini düşünemiyorum. O haylaz ama her an ağlamaklı bakışı, dişlekliği... Ya çocuk sen nasıl bişeysin tek kelimeyle bayıldım sana.
Bu filmdeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almış bu velet ama haketmiş;)
*Filmdeki Şarkılar: Elbette ki filmin bu kadar sevilmesinde müziğin etkisi çok büyük. Özellikle de Ishaan'ın haylaz bi rçocukken gitgide içine kapandığı ve karanlığa sürüklendiği dönemleri bu şarkılar öyle bir vurgulamış ki, gelde etkilenme. Şarkılar özellikle bu film için ayrı ayrı yazılmış, ben hepsini de çok sevdim. Ama ağlamama neden olan Anne isimli şarkı oldu, benim gibi bir odunu bile ağlattı ya ne diyeyim.

Ailesi Ishaan'ı yatılı okula bırakıp gidiyorlar, bakın daha dokuz yaşındaki bir çocuk annesinin arkasından neler düşünüyor.

Sana söylemeyi unuttum, 
karanlıktan ne kadar korktuğumu.
Sana hiç söyleyemedim,
sana ne kadar değer verdiğimi.
Ama sen herşeyi bilirsin, değil mi anne?
Her şeyi hissedersin... Anneciğim!

Beni kalabalıklar arasına terketme.
Eve dönüş yolunu unutturma.
Beni çok uzaklara gönderme,
beni unutacağın yerlere.
O kadar kötü müyüm anne?
O kadar kötü mü... Anneciğim!

Bazen, babam salıncakta sallarken beni
çok yükseklere çıktığımda, gözlerim hep seni arar,
beni güvenli bir şekilde yakalamanı umut ederek.
Ona söylemem ama çok korkuyorum.
Korktuğumu belli etmem ama kalbim sızlar.
Sen her şeyi bilirsin değil mi anne?
Her şeyin farkındasın... Anneciğim!


Daha ne diyebilirim bilmiyorum ki, çok çok beğendim ya. Disleksik denen hastalık ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Keşke bu filmi bir yıl önce farkeseydim o zaman bende öğrencilerime kesinlikle izletirdim ama tabi önce öğretmenlerine;) Bu film de Ishaan şanslıydı çünkü onu farkeden ve farkını ortaya çıkartan bir sarrafla karşılaştı, peki ya onun kadar şanslı olmayanlar? Onlar ise kimseye görünmeden yeryüzünden kayıp sonsuzluğu giden yıldızlara dönüştüler...

Not 1: Eğer öğretmen, anne, baba ve çocuklarla ilgili herhangi bir kurumda çalışıyorsanız öncelik sizin. İzleyin!

Not 2: Böyle bir öğretmenim olmasını o kadar çok isterdim ki. Yada öğretmen olması şart değil, hissettiklerimi sözlere dökmesem bile gözlerime baktığımda ne demek istediğimi anlayan biri olmasını...

Not3:Aldığı ödüller
En iyi film -Taare Zameen Par
En iyi yönetmen - Aamir Khan
En iyi erkek oyuncu - Darsheel Safry (Ishaan)

İZLEYİN 
İZLEYİN
İZLETTİRİN

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...