30.03.2016

#Pakistan



...
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk: 
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. 
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... 
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! 
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil, 
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil, 
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; 
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. 
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... 
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
...
(Mehmet Akif Ersoy)



#Türkiye
#Pakistan
...

14.03.2016

Ankara'ya Kar Yakışırdı Kan Değil


Hiç tanımadığım insanlar için benim bile gözümden yaş süzülüyorsa Allah yakınlarına sabır versin, zor...

...

Ben beni temsil etsin diye milletvekili seçip meclise yolladım. Benim bile içim parçalanıp, ciğerim yanarken beni temsil edenin nasıl yüzü kızarmaz!

TBMM bu ülkenin kalbi. O kadar önemli konu varken mecliste çocuk gibi kavga edip saçma sapan konularla vakit doldurmaya, kalbimize gereksiz yük bindirmeye ne hakkınız var!

Açıkça terörü destekleyen, bombalar patlamasına rağmen sözle dahi terörü lanetlemeyen, kürt kökenli vatandaşların temsilcisiyim deyip en çok onlara zarar veren piyonların mecliste ne işi var?

Önemli konuları bile askıya alıp ''Başkanlık'' diye diretilen sistemin içeriği, işleniş biçimi niye anlatılmaz? Bu Dünya fanidir makam mevki kimseye kalmadı kalmaz, bu gerçek niye unutulur?

Muhalefet partiler desen aynı tas aynı hamam... Sen bu ülkenin siyasi denetim aracısın, görevini yapamıyorsan bırak yapabilecekler gelsin yerine. Asli görevlerini yapamıyorsan zaten senin orada kalmana gerek yok.

Bu  bayrağın rengi şehit kanlarıyla al oldu, avrupaya kalkan olsun diye değil! Bütün Dünya üstüne düşen insanlık görevini yapmaya çalışır, mültecilere yardım eder anlarım. Zorda olana Türkiye kapılarını açar anlarım hatta ülkemle gurur duyarım. Lakin sadece Türkiye kapılarını açarken Dünya sıkı sıkıya kapatıyorsa, birde insan hayatı üzerinden anlaşma yapılıyorsa işte bunu anlamam!

Yine anayasa tartışmaları başladı ama zerre umurumda değil. Zira marifet anayasayı yazmak değil adaletli yazıp adaletli uygulanmasını sağlamaktır. Bu ülkede Anayasa Mahkemesi kararları yok sayılıyorsa anayasaya da gerek yoktur o vakit. Eğer tecavüzcüyü sırf ceketinin önünü ilikledi diye salıyorsan, amir-memur-kaymakam diye olanlara göz yumuyorsan, sırf çıkarlarınız çatıştı diye birilerine takıyorsan... Anayasaya gerek yok, yormayın tatlı canınızı.

Bu dünyada Müslümanlar en çok Müslüman gibi görünenlerden ve İslamiyeti çıkarları için kullananlardan zarar gördü. Yusuf İslam'ın "İslam dinini Müslümanlardan öğrenseydim asla Müslüman olmazdım" sözü bu işin özüdür. İslamiyeti kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayan sözde din adamları, insanların duygularıyla oynayıp dini siyasete alet edenler, din eğitimi adı altında çocuklarımıza el uzatan şerefsizler, cihat deyip masum canları öldürmeyi kendilerine hak gören cahil ve caniler... Böylelerine fırsat vermeyin ve sırf böyleleri yüzünden de İslama çamur atıp durmayın!

Sırf bir kesimi tutup körü körüne bağlı kalmak ve sırf bağlı olduğu kesimi tutmak için karşı tarafı körü körüne eleştirmek ne cahillik! İster sağcı ol ister solcu, ister Atatürkçü ol ister İslamcı, ister bakkal ol ister bakan... Ne olursan ol yeri geldiğinde bu vatan için uğraşanları alkışlayıp yeri geldiğinde bu vatanı satanları eleştir. Bu vatan bütün renkleriyle bizim, aç köpekler gibi sırada bekleyenlere fırsat verme içte kanlı bıçaklı da olsan dışta tek vücut ol. Sırf durumdan istifade edip birilerini yerden yere vurmak için insanların acılarına tuz basma yazıktır, günahtır.

Yine olan canlara oldu, ateş düştüğü yerleri yaktı. Allah zalime fırsat vermesin, böylesine haince acıları bir daha yaşatmasın. Ne yazsam yetersiz, eksik... İçimdekileri tek tek, isim isim yazsam böyle bir zamanda haya ederim, hiçbir şey yazmasam da giden canlardan utanırım...

Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” ama yazdırdığını da unutturmasın. Ne bize, ne arkamızdan kuyu kazanlara ne de Dünya'ya!
...

10.03.2016

Hint Rüzgarları


Blog ve e-posta üzerinden gelen, hint içerikli sorulara ilk ve son kez toplu cevap vereyim. Zira yabancı dizileri televizyondan Türkçe dublajlı izlemeyi sevmiyorum. Iss Pyaar'ı da dublajlı  izlemedim diğerlerini de izlemeyi düşünmüyorum.

Ülkemizde hint dizileri sevdası zaten vardı, Türkçe çevirilerin artması dizilerin çeşitlenmesiyle bu oran hayli arttı ve özel kanalda bu potansiyeli göz ardı etmeyip Bir Garip Aşk'ı yayınladı. Dizi ülkemizde bir hayli tutulunca kanal hızını alamayıp dizi bitiminde; Bir Garip Aşk dan tanıdığımız Sanaya İrani'nin başrollerini oynadığı Rangrasiya ve iki Müslüman ailenin hikayesini anlatan Beintehaa isimli iki yeni dizi yayınlayacağını duyurdu. Sevenlerine hayırlı uğurlu olsun.

Barun Sobti cephesine gelirsek; Satya Ki Kiran isimli polisiye türünde, 26 bölümlük yeni bir dizinin çekimlerine başladı. Kendisi de dizide bir polisi canladıracak. Orijinal den takip edecekler için dizi Zee TV kanalında yayınlanacak bilginize.

Ve son olarak Barun Sobti'nin ülkemize gelmesi olayı var. Açıkçası Sanaya ve Barun benim için Iss Pyaar da başladı ve bitti. O yüzden oyuncunun ülkemize gelmesi pek alakadar etmedi beni, kanalın yayınladığı videonun bile başını izleyip kapattım. Lakin üzüldüğüm konu şu; kim olursa olsun bir yabancı ülkemize geliyor ve ülkemizin bir kanalı ev sahipliği yapıyor, bunun bilincinde olarak davranılması gerekilmez mi? Eğer sen stüdyo ya seyirci alacaksan sunucuyu öyle bir seçmelisin ki hem seyirciye hakim olup yeri geldiğinde susturabilmeli hemde gelen konuklara gerektiği gibi muamele edebilmeli. Ama ne yazık ki bu işi kıvıramadı hem sunucu hemde kanal. Zira canlı yayını kesmeden imza vermeye toplu resim çektirmeye başlamak nedir yahu... Neyse velhasıl kelam bu da geldi geçti;)

Özleyenlere videoyu da şuracığa iliştireyim.. Oyy canlarım özlemişim be

1.03.2016

Keşke...



Bir baba olarak, bir anne olarak, bir aile olarak, bir insan olarak keşke... Demeyin! 
Keşkeler dünyamızı ya da ailemizi korumaya yetmiyor. 
Kızınıza çizdiğiniz sınırları oğlunuza da çizin. 
Hayâ cinsiyete özgü değil insana özgüdür. 
En azından harama baktığında utanması gerektiğini öğretin. 
Bilmiyorsanız sizde öğrenin! 
Zira insan olmak bunu gerektirir...  



2.02.2016

Our Times - Bizim Zamanımız


Yine bir eskilere dönüşü konu alan sevimli bir film Our Times. Reply serisine rağmen hala bu tarz yapımları pek seviyorum. Hele de işlenişi naif, ayrıntısı bol, oyuncuları da uyumlu olunca şahane olur. 

Konusu: Truly Lin iş yerinde çok çalışmasına rağmen patronunun istekleri bir türlü bitmek bilmez. Bu yetmezmiş gibi iş arkadaşlarının da kendisi hakkında arkasından kötü konuştuklarına şahit olunca Truly istifayı basar ve geçmişte gitmeyi çok istediği Andy Lau konserine gitmeye karar verir. Ve tabi kendini bekleyen sürprizlerden de bir haberdir.


Filmin fragmanını izlediğimde ''Yine çirkin kız'' muhabbeti diye düşünmüştüm ama değil. Daha derin daha duygusal bir yapım olmuş. Aynı Reply serisindeki gibi eskilere atıf yapması güzeldi ayrıca filmin sondaki oyuncu sürprizde şahaneydi (Pek seviyorum bu adamı) Fazla bir beklenti içine girmeden izlenecek sevimli bir Tayvan filmi. 

Uzun fragman:

30.12.2015

Ertuğrul 1890 ♫


25 Aralıkta vizyona giren Ertuğrul 1890 filmi Türk-Japon ortak yapımı bir film. Henüz izlemek nasip olmadı ama en kısa zamanda izlemek istiyorum zira konu olarak çok dikkat çekici. İnşallah böylesi güzel bir konuyu tarihe yakışır bir şekilde işlemişlerdir.

Konusu: 1890 yılında Osmanlı gemisinin Japon karasularında batması ve japonların gemi mürettebatını kurtarmasını anlatıyor... (Not: Gemi dalgalara dayanamadığı için değil bir kaya parçasına çarptığı için batıyor ve Ertuğrul Japonya'ya yardım için gitmiyor sadece iki ülke arasındaki dostluk ziyaretiydi)

Peki izlemediğim filmi niye yazdım? Kubat'ın seslendirdiği Ertuğrul Türküsü için. Bayıldım! Seviyorum böyle içten türküleri hele de söyleyenin sesi böyle güzelken insan dinlemeye doyamıyor.


~Mevlam nasip etsin bize karayı
Evvel karayı sonra sılayı~

Filmi izleyen var mı?
Sevdiniz mi?

21.12.2015

Love Me If You Dare - Cesaretin Var Mı...?


Blogda ilk defa bir Çin dizisinden bahsedicem; adı Love Me If You Dare yani Cesaretin Var Mı Aşka. Yazının başlığında dizinin adını tam yazmadım çünkü bu dizi tam olarak romantik-komediden ibaret değil. Sherlock Holmes tarzı akıl oyunları, polisiye, azcık gerilim yani tam benlik bir dizi:)

Konusu: Polis teşkilatı seri katili uzun uğraşlara rağmen yakalayamaz çünkü en önemli ayrıntıyı kaçırırlar, seri katil gibi düşünmek. Jinyan kıvrak zekasıyla ipuçlarını birleştirerek çözen ve suçluları bulmak için polis teşkilatına yardım eden bir üniversite profesörüdür. Her şeyde mantık arayan Jinyan, Jenny ile tanıştıktan sonra da mantıklı düşünebilecek midir?

Dizi yirmi dört bölümden oluşuyor ve hala final yapmamış ülkesinde de devam eden bir dizi. Yani ben yandım siz yanmayın çeviriler bitmeden başlamayın. Bu arada dizi için Sherlock tarzı dedim ama onun kadar odun değil yani bu dizide baya romantizm var ve ilerleyen bölümlerde de daha fazla olacak sanırım.

Dizinin finalini de izlediğimde hala sevip sevmediğime dair yazıyı güncellerim.


Tat Kaçıran!!!(Spoiler)
(Bunda sonrasını diziyi izlemeyenler ve izleyecek olanlar okumasın)

*O arabadan bende istiyorum! Ruh halime göre şarkı çalsın, arkamdan kendi kendine gelsin...
*Başrol adama bayıldım, bu rol cuk oturmuş. Duruşu, ses tonu, soğuk-sıcak bakışı... Adamın gerçek adı Wallace Huo imiş, göz hapsine aldım gitti senide Huo'cuğum.
*Şuana kadar en çok sevdiğim replik ''Hi Simon'' evet biliyorum çok psikopatça:)
*O polisi üzmeyin ya cidden yazık uşağa. Kıza da bir şey diyemiyorum ki en başından beri sevmiyor ve bunu bellide ediyor ama napsın bizim uşak seviyor. Sonun kötü gözüküyor hadi hayırlısı.
*Nedense Jinyan'ın bu kadar sakin olması garibime geliyor adamdan her an bir manyaklık baya bir manyaklık bekliyorum.
*Jinyan'ın arkadaşı çok sadık değil mi? Dizinin doğası gereği herkese kuşkuyla yaklaşıyorum ama adam cidden çok mükemmel yani şüpheli, ahanda buraya yazıyorum.


Sağlıcakla kalın...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...