2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.07.2013

Love You You - Seni Seviyorum


Şu anda birbirinden harika iki tane dizi izliyorum (Nine Times Time Travel, I Hear Your Voice). İkiside birbirinden güzel ama bu kadar sevememe rağmen oturupta yazılarını yazmak hiç içimden gelmiyor. Şu üstümdeki ölü toprağı atınca inşallah dizilerin kalitesine uygun bir yazı yazarım. O zamana kadar da uzun zaman önce izlediğim sevimli bir film önerip kaçayım ismi Love You You.

Konusunu kısaca anlatayım; Esas kızımız Xia Mi (Angelababy) bir avukatlık bürosunda asistan dedektif olarak çalışmaktadır. Müşterisinin isteği üzerine yasadışı işler yaptığından şüphelenilen  You Lele (Eddie Peng) isimli sahil işletmecisini araştırmaya başlar. Bu amaçla kimliğini gizleyerek sahil işletmesinde işe girer ve ikilinin hikayesi başlar...


Buraya kadar ki kısım çok basit geliyor kulağa ama filmi sonuna kadar izleyin canlar. Konusunu anlatırken söylemeyi unuttum filmin bel kemiğini kızın sağır olaması oluşturuyor. Xia sağır ama dudak okuyarak bunu insanlardan elinden geldiğince gizlemeye çalışıyor. Çünkü bu zamana kadar yeterince darbe almış. Ama filmde sevdiğim kişi kız değildi tabiki de oğlandı:) Kız ne kedar donuk oynadıysa oğlanda o kadar içten oynadı. Zati mimiklerini kullabilen oyuncuları ayrı bi sevmişimdir. Şunu da söyleyeyim öyle çok fazla beklenti içine girmeden izleyin yani öyle aman aman bir film değil ama çokta vasat değil. Kısaca sevimliydi karar size kalmış, izleyin;)

12.03.2012

Me Too, Flower - Çiçek gibi dizi;)



Bu diziyi aylar önce yazmaya yeltenmişim ama başlığını yazıp taslaklarda öylece boyu bükük bırakmışım. Diziyi sevmediğimden mi, kesinlikle hayır. Tamamen kişisel sorunlar yüzünden:) Aslında başka bir diziyi tanıtıcaktım ama bunu es geçmek istemedim. Yazıyı elimden geldiğince kısa tutucam (bu lafı her dediğimde çenem açılıyor ya hadi hayırlısı) çünkü bu gece iki dizi birden tanıtmak istiyorum.

Neyse efenim dizimiz 2011 yapımı olan Me Too, Flower. Romantik komedi türünde ve 16 bölümden oluşan (ama 15 bölüme düşürülecek büyük ihtimalle) şirin bir dizi. Me Too Flower sıfır bilgiyle izlemeye başladığım dizilerden biri oldu. Zaten orda burda yazan bilgilerde de kayda değer bişi yoktu. Ama dizinin afişleri ve Yoon Shi Yoon gibi etmenler birleşince izlemeye karar verdim. Baştan söyleyeyim dizi oldukça karışık. Yani şöyle açıklayayım ilk üç bölümü izleseniz bile hiç bişi anlamayacaksınız. Kim kiminle, neden, nerede, nolmuş... gibi bir sürü soru beliricek kafanızda ama yılmayın mevzu üçüncü bölümden sonra yavaş yavaş netlik kazanmaya başlıyor. Not: Dördüncü bölümüde izlediniz ama hala bişi anlamdıysanız problem sizde değil endişelenmeyin bu tamamen senaristin halt yemesi:))

Peki diziyi sevdim mi? Yani... Rolüne ve kendine gıcık olduğum çok oyuncu var ama dizinin hakkını yemiyeyim şimdi. En azından farklı güzel bir dizi.  Zati içince Yoon Shi Yoon gibi şeker bi adam var, ayrıca başroldeki kadının oyunculuğunu da pek bi sevdim. Bu kadına depresif olmak yakışıyor;) Ve son olarak itiraf edeyim, benim bu dizide ki favorim Ki Kwang Lee yani şubeye yeni gelen polis memuru. Allah'ım sen ne tatlı bir veletsin yahu bayıldımmm^^


Kısaca konusundan bahsedelim: 
Konusu genel olarak ''Üç kadın ve bir adam arasındaki karmaşık aşk'' diye geçiyor. Cidden dedikleri gibi karmaşık bir mevzu. Biz kısaca bi adamı bölüşemeyen üç hatun diyelim;)
 
Esas kızımız olan Cha Bong Sun (Lee Ji Ah) bir polis memurudur. Hayatı tek kelimeyle berbattır; annesi yıllar önce evi terkedip başka bir adamla evlenmiştir. Ayrıca üvey kızını kendi öz kızından daha çok korumaktadır (ulan anneye öyle böyle uyuz olmadım!). Babası ise eski bir polistir, kızına karşı oldukça soğuk ve serttir. Bong Sun ise sırf babasının eski polis rütbesini geçebilmek için terfi almak istemektedir ama nafile... Tabiri caizse kızımız neye elini atsa paramparça olmaktadır ve artık ''Neden yaşıyorum?'' dediği anda cevabı sokağın başında beliri verir;)

Seo Jae Hee (Yoon Shi Yoon) dünyalar tatlısı şeker mi şeker bir adamdır:) Kendisi aslında oldukça zengindir lakin halkla bütünleşmek, çalışanların sorunlarını daha iyi anlayabilmek (yalan ya toplum içine çıkamama gibi bir sorunu var:)) için kendi şirketinin otoparkında işe başlar. Evet böyle garip bir durum, adamın bir sürü parası var ama kendi şirketinde en alt kadamede çalışıyor. Neyse oldukça gizemli olan bu adamın hayatına şirketin yanındaki polis merkezinde memur olan Bong Sun dahil olunca işler rayından çıkar...




İlk iki ana karakterimiz böyle, diğerleri ise Jae Hee'nin iş ortağı olan Park hwa Young (Han Go Eun). Esas oğlanımıza sevdalıdır fakat geçmişteki olaylar ve aralarındaki yaş nedeniyle ona açılamaz. (kadın dul ve bir çocuğu var) Kadın bizim oğlana açılamıyor ama daha beterini yapmaktanda geri kalmıyor zilli. İş ortaklığı ayağına bizin saf oğlanı istediği gibi yönlendiriyor. Neyse neyse beni bu kadar sinir ettiğine göre cidden iyi bir oyun sergiliyor bu hatun;)

Ve üçüncü kadın oyuncumuz ise Kim Dal (Seo Hyo Rim). Ulan bu kadını normalde de sevmezdim burda bir kez yok yok on kez daha sevmedim. Kim Dal aslında bizim esas kızın üvey kardeşidir. Eskiden pek bir zenginlermiş ama babası istifa edince beş parasız kalmış. Hal böyle olunca mankenlik yaparak yada doğal halini kullanıp cadılık yaparak geçimini sağlıyor. Bu arada bu kız süse püse aşırı derece de düşkün bu önemli bir nokta;) Kim Dal yalnış hatırlamıyosam ilk on bölüm ortalarda gezip duruyor, hatta ''bu kızı diziye ne diye koymuşlar'' bile dedim ama ilerleyen bölümlerde var olma nededini anlıyoruz;)

Ben bu dizinin 12 bölümünü izledim genel olarak güzel bir dizi. Çoğu sahnesini çok çok sevdim ama bezdirdiği zamanlarda oldu. Hatta öyle bir mantık hataları yapıldı ki beni benden aldı. Yine de izlemeye değer hoş bir dizi. En azından insanı meraklandırıyor acaba ilerleyen bölümlerde ne olmuştur dedirtiyor. Ben bile Seo Hyo Rim engeline rağmen hala izlemeye çalışıyorum;)


Cha Bong Sun: Kimse görmediği halde öyle pahalı bir atlet neden giyiyorsun?
 
Seo Jae Hee: Görmesi gereken gördü...:))

  
Yazıyı kısa kesicem demiştim
 bu sefer sözümü tutuyorum canlar. 
En kısa zamanda başka bir dizi de
 görüşmek üzere;)

31.12.2011

Yeni Yıldan Dileğim... (Mim)

Şimdi ne yazmalı nasıl başlamalı acep? Öncelikle belirteyim ki final haftasındayım ve (umutsuz bir yüz ifadesi takınırak) hiçbir dersin daha kapağını açmış değilim. Kitaplar üst üste dizilmiş kuzu kuzu bir köşe de okunmak için beni bekliyorlar. Ama ben her öğrenci gibi hiç oralı olmuyorum ve ders çalışmamak için normalde yapmadığım bütün saçmalıkları yapıyorum. Bir günü daha aylak aylak etfarta dolaşarak tüketmeyi başardım:)) (İçimdeki ses; ben seni iki gün sonra görücem Kore Delisi)

Neyse canlar, bilindiği üzere yeni yıla girmemize sayılı gün/saatler kaldı. Evet evet eminim sizde en az benim kadar heyecanlısınızdır; sonuçta 2012 demek bir yıl daha yaşlanmak, üniversiteden mezun olmak ve akabinde işsiz kalmak, Türkiye-GKRY ile ilişkilerin AB aracılığıyla daha da alevlenmesi, KPSS belasına bulaşmak... ve enn önemlisi sınavı olan benim gibi garibanlar için güzel evimizin hangi güzide odasında yeni yıla girileceğine hararetli tartışmalar sonunda karar vermek demektir. Zor bi mesele azizim;)) Ben yeni yıla girmesem olur mu, nolur olur deyin yaa ühüüü;(

Gelelim aslında bu yazıyı yazma sebebime. Sevgili Nomu Yeppuda bana 12 istek ile sınırlı eğlenceli bir mim paslamış, Yeppuda'nın da dileklerini kendi üstüme zimmetlediğime göre şimdide yeni yıldan başka neler istiyorum onları yazayım;)

Hyun Bin'in bir askerden an önce gelmesini ve dizi çekmesini istiyorum:)

***Birazcık depresif başlıcam ama idare edin gerçekten şu anda en çok ihtiyacım olan bunlar. Herşeyden önce yeni yılda huzur bulmak istiyorum! Başımı yastığa koyduğumda hemen uyumak istiyorum ve mümkünce kafamın içindeki bir türlü susmayan bunaltıcı sesin susmasını istiyorum...

***Yeni yılda sınavları atlatmış, özgür ve mutlu olduğu bir işte çalışan bir birey olmak istiyorum.

***Kırk yaşıma da gelsem hala uzakdoğu manyağı olmak istiyorum, şöyle torun torba herbirlikte plazma tv nin karşısına geçip kore dizisi izleyelim istiyorum ahahah:))

***Daha farklı bir çevre ve daha aklı başında, kötü günümde yanımda olan ve gerçekten beni düşündüğünü hissettiğim arkadaşlar istiyorum. Adımı Kore Delisi yerine Mıknatıs olarak değiştirmeyi düşünüyorum O_o Cidden ya mıknatıs misali  kendim gibi delileri yanıma çekmek zorunda mıyım!

***2011 yaktı- yıktı beni o yüzden 2012 benim yılım olsun ve hiçbir pişmanlık duymadan ''Vay be yaşamak ne güzel şey!'' dideyim (diyelim);)

***Özene bezene yaptığım saçımın dışarı adım attığım anda rüzgar yüzünden dağılmamasını istiyorum:( Benim gibi saçına takıntılı olanlar için çok sinir bozucu bir durum yahu!

***Mümkünse bir kerecikte olsa derslere hocalardan önce girmek istiyorum:) Dersliğin kapısını çaldığımda canım hocalarım ''Yine mi geç kaldın, çabuk yerine otur gözüm görmesin seni'' bakışı atmasınlar istiyorum (çaktırmasam da çok tırsıyorum o zamanlar ya)

***Güney Kore:  Coffee Prince gibi romantik, A Love To Kill gibi seviyorum ama kavuşmamız imkansız, Greatest Love gibi manyak, Hello My Teacher gibi sempatik, I'm Sorry I Love You gibi bizi salya sümük ağlatan, My Girlfriend is a Gumiho gibi şeker, Smile You gibi huzurlu, Sungkyunkwan Scandal gibi gözümüzü gönlümüzü açan diziler çekilsin İSTİYORUM! Kendimi kaptırmışım bir an yaa kısaca ortaya karışık güzel mi güzel Protect The Boss kıvamında bişey istiyorum. Ne yani çok mu şey istedim şimdi Allah aşkına ^^

Japonya: Beni benden alacak drama türünde dizi yada film çekmelerini istiyorum. Her zaman söylerim caponların hayal güçlerine hastayım, adamlar çok farklı koulardan harika dramalar çekiyorlar. İstiyorum işte istiyorum!

Çin: Jackie Chan'in yirmili yaşlara tekrar dönüp film çekmesini istiyorum:D Çin'e dair çocukluğumda aklımda kalan tek şey Jackie Chan filmleridir. Vay arkadaş sen nasıl bir insansın ki o filmleri çekebildin, kaç yaşında olursan ol Chan abi ben senin hala hayranınım:)))

Türkiye: Çok büyük bir beklentim yok aslında tek istediğim kendi kültürümüzü yansıtan, orjinal (mümkünse araklanmamış ve o güzelim filmlerimizi tekrar çekip helak etmesinler), kimin eli kimin cebinde belli olan, içinde İffet-Bihter-Fatmagül-Kudret-Behlül vs isimlerinin geçmediği, bütün aile fertleriyle oturup izleyebileceğimiz, eğlenceli, saf (iyi anlamda:)) bir Türk dizisi izlemek istiyorum! Allah'tan fazla beklentim yokmuş heee:))

***Koreli grupların Türkiye de konser vermesini istiyorum. Ayrım yapmıyorum o derece istiyorum artık Allah ne verdiyse modundayım, yeter ki gelsinler:D

***Süpper ötesi bir fotoğraf makinası istiyorummm, hemide çok istiyorum^^ Ve gözümü kamaştıran anların resmini çekmek istiyorum;)

*** Güvendiğim insanların beni arkamdan vurmamasını istiyorum ve insanlara kin beslemek, çabuk affetmemek istiyorum...

*** Herkesin hayallerindeki gibi yepyeni bir hayat sürmelerini, sevdikleriyle çok ama çok mutlu olmalarını istiyorum!

***Son bir madde de kendim ekliyorum:) Efemin kendime en hızlısından akıl fikir diliyorum zira bu gidişle benden adam olacağı falan yok;)))

Oh be sonunda bitti, aslında bitmadi ama mecburen ben burda kesiyorum yoksa insanoğlunun istekleri hiç biter mi;)) Şimdi de geldi bu mimi paslamaya; Bunu Sevdim, Lee, Harmony, EunHye, Güney Kore, Egosantrikrapsody, Eskaymak, BBsever, Sağ Beyin ... Bu mim kaç kişiyle sınırlı bilmiyorum o yüzden kimi gördüysem ekledim:D Hadi sizi kolay gelsin ben kaçtım malum kitaplar beni bekler;)



 Her kim okuyorsa bu yazıyı 
isteklerimin gerçekleşmesi için canı yürekten 
İnşallah deyin emi çünkü ben sizin için dedim bile;) 
Hepinize mutlu yıllar canlar^^

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...